TİZA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tiza" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. tiza ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tiza ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tiza olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TİZA

Kene.

TİZAK

Tezek.

TİZAR

Karşı.

  -   -   -  

Anlamında TİZA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TİZA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

UYUMLU

Uyumu olan, ahenkli, mevzun, imtizaçlı.

KARIŞIK

Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş. Düzensiz, dağınık, intizamsız. Dolu. Karışmış. Saf olmayan. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık.

KESENEK

Görevlilerin aylıklarından her ay belli oranda kesilip bir sosyal güvenlik kurumuna yatırılan para. Fabrika, çiftlik vb. gelir kaynaklarının gelirini satın alma işi, iltizam.

PARTİCİLİK

Bir partiden yana olma, fırkacılık, partizanlık.

DÜZENSİZ

Düzeni olmayan veya düzeni bozuk, karışık, tertipsiz, intizamsız, gayrimuntazam, aritmik. Sistemsiz.

DUYGUDAŞ

Bir konuda duyguları diğer bir kişiyle aynı olan kimse. Üyesi olmadığı hâlde bir partinin, bir kuruluşun görüşlerini benimseyen veya bir görüşü, bir öğretiyi, bir akımı tutan kimse, sempatizan.

TİTREŞMEK

Her yanı titremek. Titreşim durumunda olmak, ihtizaz etmek.

DÜZENSİZLİK

Düzensiz olma durumu, tertipsizlik, intizamsızlık, nizamsızlık.

GEREKLİK

Gerek olma durumu, lüzum, icap, iktiza.

KESENEKÇİ

Keseneği alan kimse, iltizamcı, kesimci, mültezim.

PARTİZANLIK

Partizan olma durumu. Particilik. Partizanca davranma.

GEREKMEK

Bir şeyin yapılabilmesi veya gerçekleşmesi bazı nesne, fiil vb.ne bağlı olmak, gerek olmak, lazım olmak, icap etmek, iktiza etmek.

BAĞDAŞMAK

Anlaşmak, uzlaşmak, uymak, imtizaç etmek. Bağdaş kurup oturmak. Çocuk oyunlarında arkadaş olmak.

GENSORU

Türkiye Büyük Millet Meclisinde başbakana veya bakanlardan birine, milletvekilleri tarafından açılan ve sonunda soruşturma yapılması istenebilen soru, istizah.

GEREKME

Gerekmek işi, iktiza, istilzam.

GÖZLEMEK

Bir şeyin olmasını veya bir kimsenin gelmesini beklemek, intizar etmek. Korumak, kollamak. İncelemek, araştırmak. Dikkatle bakmak, gözlemlemek, tarassut etmek. Gizlice bakmak, gözetlemek.

PARTİZANCA

Partizana yakışan. (partiza'nca) Partizana yakışır bir biçimde.

TERTİPSİZ

Dağınık, düzene konmamış, düzensiz. Düzensiz bir biçimde. Savruk, dağınık, intizamsız (kimse).

BAĞDAŞMA

Bağdaşmak işi, imtizaç.

TİTREŞİM

Küçük ve hızlı salınım, ihtizaz, vibrasyon, rezonans. Bir noktanın gözün göremeyeceği kadar kısaca kımıldanışı, ihtizaz.