Kelimeler arşivi içinde; sonunda "teşki" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu teşki ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında teşki olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde teşki olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TEŞKİ
TEŞKİ
Keşki.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEŞKİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÖRGÜTLENİŞ
Örgütlenme işi, teşkilatlanış.
ÇAVUŞ
Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse. Osmanlı ordusunda üst komutanların buyruklarını ast komutanlara ulaştıran görevli. Askerî okullarda sınıf başkanı. Osmanlı Devleti teşkilatında çeşitli hizmetler yapan görevli. Onbaşıdan sonra gelen ve görevi manga komutanlığı olan erbaş.
OCAK
Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer. Bahçelerde veya bostanlarda her tür meyve ve sebze tohumu veya fidesinin dikimi için ayrılmış toprak çukuru. Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer. Şömine. Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet. Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer. Ev, aile, soy. Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri. Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer. Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile. Yılın birinci ayı, kânunusani.
KAPICI
Otel, apartman vb. büyük yapılarda bekçilik, temizlik, alışveriş gibi işlerle görevli kimse. Osmanlı devlet teşkilatında saray kapılarını bekleyen görevli sınıfı.
ÖRGÜTÇÜLÜK
Örgüt kurma işi, teşkilatçılık.
ÖRGÜTLENDİRMEK
Bir örgüt etrafında toplamak, teşkilatlandırmak.
ÖRGÜTÇÜ
Örgütleme işleriyle uğraşan kimse, teşkilatçı. Örgütleme işlerinde yetenekli kimse, teşkilatçı.
ÖRGÜTLENDİRİLME
Örgütlendirilmek işi, teşkilatlandırılma.
ÖRGÜTLEME
Örgütlemek işi, teşkil, teşkilatlandırma.
ÖRGÜTLENDİRME
Örgütlendirmek işi, teşkilatlandırma.
ÖRGÜT
Ortak bir amacı veya işi gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kurumların veya kişilerin oluşturduğu birlik, teşekkül, teşkilat. Bir kuruluşa bağlı alt bölümlerin bütünü.
OLUŞUM
Oluşma işi, teşekkül, teşkil. Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci.
ORGANİZASYON
Düzenleme. Düzenli bir grubun üyelerinin tamamı. Kuruluş, kurum, teşkilat. Devlet, idare, toplum vb.nin düzenleniş biçimi.
FRAKSİYON
Bir siyasi partinin politikasını parlamentoda, yerel yönetimlerde, çeşitli kuruluşlarda yürütmek için teşkilatlanmış grup, bölüntü, bölüngü. Hizip.
HİZİP
Bölük, kısım. Bir siyasi partinin içinde, partinin izlemekte olduğu ana siyasi çizgiye karşı olan, ayrı bir teşkilat merkezi bulunan ve partinin çoğunlukla aldığı kararlara karşı savaşan parti içi grup, fraksiyon, klik. Kur'an-ı Kerim'in her cüzünün beş sayfalık bölümü.
FÜTÜVVET
Dinî ve mesleki birlik, esnaf teşkilatı.
KOMİSER
Güvenlik teşkilatının meslek aşamaları içinde yer alan, il, ilçe veya bucaklarda bulundukları yerin emniyet ve asayişine ait işleri yöneten, üniformalı veya sivil memur. Hükûmet komiseri. Saha komiseri.
HAHAMBAŞILIK
Hahambaşının görevi. Hahambaşına yardımcı olan teşkilat.
ÖRGÜTLENDİRİLMEK
Örgütlendirme işi yapılmak, teşkilatlandırılmak.
ÖRGÜTLEMEK
İnsanları veya işleri örgütlü duruma getirmek, teşkilatlandırmak. Herhangi bir amacı gerçekleştirmek için insanları bir araya getirmek, organize etmek.