TEŞKİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "teşki" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. teşki ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu teşki ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde teşki olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

TEŞKİLATLANDIRMAK

16 harfli kelimeler

TEŞKİLATLANDIRMA

14 harfli kelimeler

TEŞKİLATLANMAK, TEŞKİLATSIZLIK

13 harfli kelimeler

TEŞKİLATÇILIK, TEŞKİLATLANIŞ, TEŞKİLATLANMA

11 harfli kelimeler

TEŞKİLATSIZ

10 harfli kelimeler

TEŞKİLATÇI, TEŞKİLATLI

8 harfli kelimeler

TEŞKİLAT

6 harfli kelimeler

TEŞKİL

5 harfli kelimeler

TEŞKİ

Bazı kelimelerin anlamları

TEŞKİ

Keşki.

TEŞKİLATLANMA

Örgütlenme.

TEŞKİLATLANDIRMA

Örgütlendirme.

TEŞKİLAT

Örgüt.

TEŞKİLATSIZLIK

Örgütsüzlük.

TEŞKİLATLANDIRMAK

Örgütlendirmek.

TEŞKİLATLANIŞ

Örgütleniş.

TEŞKİL

Oluşturma, ortaya çıkarma, meydana getirme. Örgütleme. Oluşum.

TEŞKİLATSIZ

Örgütsüz. Örgütsüz bir biçimde.

TEŞKİLATÇILIK

Örgütçülük.

TEŞKİLATLANMAK

Örgütlenmek.

TEŞKİLATLI

Örgütlü.

TEŞKİLATÇI

Örgütçü.

  -   -   -  

Anlamında TEŞKİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TEŞKİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÖRGÜTLENDİRMEK

Bir örgüt etrafında toplamak, teşkilatlandırmak.

ÖRGÜTLEMEK

İnsanları veya işleri örgütlü duruma getirmek, teşkilatlandırmak. Herhangi bir amacı gerçekleştirmek için insanları bir araya getirmek, organize etmek.

FÜTÜVVET

Dinî ve mesleki birlik, esnaf teşkilatı.

ÇAVUŞ

Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse. Osmanlı ordusunda üst komutanların buyruklarını ast komutanlara ulaştıran görevli. Askerî okullarda sınıf başkanı. Osmanlı Devleti teşkilatında çeşitli hizmetler yapan görevli. Onbaşıdan sonra gelen ve görevi manga komutanlığı olan erbaş.

ÖRGÜTLENDİRİLME

Örgütlendirilmek işi, teşkilatlandırılma.

ÖRGÜT

Ortak bir amacı veya işi gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kurumların veya kişilerin oluşturduğu birlik, teşekkül, teşkilat. Bir kuruluşa bağlı alt bölümlerin bütünü.

ÖRGÜTLENDİRME

Örgütlendirmek işi, teşkilatlandırma.

KAPICI

Otel, apartman vb. büyük yapılarda bekçilik, temizlik, alışveriş gibi işlerle görevli kimse. Osmanlı devlet teşkilatında saray kapılarını bekleyen görevli sınıfı.

HİZİP

Bölük, kısım. Bir siyasi partinin içinde, partinin izlemekte olduğu ana siyasi çizgiye karşı olan, ayrı bir teşkilat merkezi bulunan ve partinin çoğunlukla aldığı kararlara karşı savaşan parti içi grup, fraksiyon, klik. Kur'an-ı Kerim'in her cüzünün beş sayfalık bölümü.

ÖRGÜTÇÜ

Örgütleme işleriyle uğraşan kimse, teşkilatçı. Örgütleme işlerinde yetenekli kimse, teşkilatçı.

OCAK

Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer. Bahçelerde veya bostanlarda her tür meyve ve sebze tohumu veya fidesinin dikimi için ayrılmış toprak çukuru. Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer. Şömine. Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet. Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer. Ev, aile, soy. Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri. Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer. Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile. Yılın birinci ayı, kânunusani.

ORGANİZASYON

Düzenleme. Düzenli bir grubun üyelerinin tamamı. Kuruluş, kurum, teşkilat. Devlet, idare, toplum vb.nin düzenleniş biçimi.

ÖRGÜTLENİŞ

Örgütlenme işi, teşkilatlanış.

ÖRGÜTLEME

Örgütlemek işi, teşkil, teşkilatlandırma.

KOMİSER

Güvenlik teşkilatının meslek aşamaları içinde yer alan, il, ilçe veya bucaklarda bulundukları yerin emniyet ve asayişine ait işleri yöneten, üniformalı veya sivil memur. Hükûmet komiseri. Saha komiseri.

FRAKSİYON

Bir siyasi partinin politikasını parlamentoda, yerel yönetimlerde, çeşitli kuruluşlarda yürütmek için teşkilatlanmış grup, bölüntü, bölüngü. Hizip.

HAHAMBAŞILIK

Hahambaşının görevi. Hahambaşına yardımcı olan teşkilat.

ÖRGÜTLENDİRİLMEK

Örgütlendirme işi yapılmak, teşkilatlandırılmak.

OLUŞUM

Oluşma işi, teşekkül, teşkil. Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci.

ÖRGÜTÇÜLÜK

Örgüt kurma işi, teşkilatçılık.