Sonu TEZKERE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tezkere" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tezkere ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında tezkere olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tezkere olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TEZKERE

Pusula. Bir iş için izin verildiğini bildiren resmî kâğıt. Askerlik görevinin bittiğini bildiren belge.

  -   -   -  

Anlamında TEZKERE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TEZKERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KEŞGERE

Tezkere.

ŞUKKA

Kısa mektup, betik, pusula (eski hükümdarların yazdığı). Mektup, tezkere. Yazmalara sonradan eklenen bu tür yazı ya da yazılar.

TESGİRE

Yapılarda harç taşımaya yarayan, tahtadan yapılmış, iki kişinin taşıdığı bir çeşit araç. Teskere. Arapça kökenli tezkire: tezkere.

TEZKERECİ

Askerlik ödevini tamamlamış, terhis olmuş er. Tezkere yazarı. Dava özetlerini yazan görevli.

KAĞIT

Hamur durumuna getirilmiş türlü bitkisel maddelerden yapılan, yazı yazmaya, baskı yapmaya, bir şey sarmaya yarayan kuru, ince yaprak. Bu yapraktan yapılmış. Yazılı kâğıt yaprağı, pusula, tezkere. Yazılı sınav kâğıdı. İskambil kâğıdı. Belge ve doküman. Menkul kıymetler borsasında işlem gören tahvil, hisse senedi gibi mali değeri olan senet. Menkul kıymetler. 9. hlk. Kâğıt para. Yazı yazmak, baskı yapmak, bir şey ambalajlamak gibi amaçlarda kullanılabilen, hamur durumuna getirilmiş bitkisel liflerden yapılan kuru ve ince yaprak.

BETİK

Yazılı olan şey, kitap, mektup, tezkere, pusula.

BİLİK

Kaz ve ördek yavrusu. Bilen, tanıyan, vâkıf. Bölük, parça, kısım. Meşe ağacı meyvesi, palamut. Bilim. Tavşan. Anaç tavuk. Kırık leblebi. Tandırda, simit biçiminde yapılmış çörek, ekmek. Silâh. Tanık. Bilirkişi: Ne bilik var ne tanık. Kadının cinsiyet organı. Vesika, vekâletname, senet, kart, kimlik cüzdanı, tezkere. Piliç. Küçük erkek çocukların cinsiyet organı. Erkeklik organı. Civciv. Tandırda pişirilen ortası delik küçük ekmek. Akıl, us, anlayış, kavrayış, bilgi. Güçlü bir seziş ve görgüden doğan ruh uyanıklığı ve zevk olgunluğu. Akıl, us, hikmet, bilgi.

TEZKERECİLİK

Tezkereci olma durumu.

PUSULA

Üzerinde kuzey güney doğrultusunu gösteren bir mıknatıs iğnesi bulunan ve yön tespit etmek için kullanılan kadranlı araç, yön belirteci. Üzerinde alacak hesabı yazılmış kâğıt. Küçük bir kâğıda yazılmış kısa mektup, tezkere.

SUNULAR

Sadrazamın mabeyne yazdığı tezkereler.

DEZGENE

Üzerinde taş, toprak taşınan dört kollu tezkere.

ELGÖLGELİĞİ

Koruma, yardım: O bize çok elgölgeliği etti, yoksa perişan olurduk. Kız çocuğu. Tezkere, mektup.

GEZKERE

Tezkere, yapı işlerinde kullanılan sedye.

PATENTALI

Yabancı bir devletin uyruğu ve korunumu altında bulunduğunu belirten tezkereye sahip kimse.