Kelimeler arşivinde; içinde "tezkere" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tezkere bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tezkere ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tezkere olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TEZKERE
Pusula. Bir iş için izin verildiğini bildiren resmî kâğıt. Askerlik görevinin bittiğini bildiren belge.
TEZKERECİLİK
Tezkereci olma durumu.
TEZKERECİ
Askerlik ödevini tamamlamış, terhis olmuş er. Tezkere yazarı. Dava özetlerini yazan görevli.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEZKERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KAĞIT
Hamur durumuna getirilmiş türlü bitkisel maddelerden yapılan, yazı yazmaya, baskı yapmaya, bir şey sarmaya yarayan kuru, ince yaprak. Bu yapraktan yapılmış. Yazılı kâğıt yaprağı, pusula, tezkere. Yazılı sınav kâğıdı. İskambil kâğıdı. Belge ve doküman. Menkul kıymetler borsasında işlem gören tahvil, hisse senedi gibi mali değeri olan senet. Menkul kıymetler. 9. hlk. Kâğıt para. Yazı yazmak, baskı yapmak, bir şey ambalajlamak gibi amaçlarda kullanılabilen, hamur durumuna getirilmiş bitkisel liflerden yapılan kuru ve ince yaprak.
GEZKERE
Tezkere, yapı işlerinde kullanılan sedye.
TESGİRE
Yapılarda harç taşımaya yarayan, tahtadan yapılmış, iki kişinin taşıdığı bir çeşit araç. Teskere. Arapça kökenli tezkire: tezkere.
BETİK
Yazılı olan şey, kitap, mektup, tezkere, pusula.
BİLİK
Kaz ve ördek yavrusu. Bilen, tanıyan, vâkıf. Bölük, parça, kısım. Meşe ağacı meyvesi, palamut. Bilim. Tavşan. Anaç tavuk. Kırık leblebi. Tandırda, simit biçiminde yapılmış çörek, ekmek. Silâh. Tanık. Bilirkişi: Ne bilik var ne tanık. Kadının cinsiyet organı. Vesika, vekâletname, senet, kart, kimlik cüzdanı, tezkere. Piliç. Küçük erkek çocukların cinsiyet organı. Erkeklik organı. Civciv. Tandırda pişirilen ortası delik küçük ekmek. Akıl, us, anlayış, kavrayış, bilgi. Güçlü bir seziş ve görgüden doğan ruh uyanıklığı ve zevk olgunluğu. Akıl, us, hikmet, bilgi.
PATENTALI
Yabancı bir devletin uyruğu ve korunumu altında bulunduğunu belirten tezkereye sahip kimse.
PUSULA
Üzerinde kuzey güney doğrultusunu gösteren bir mıknatıs iğnesi bulunan ve yön tespit etmek için kullanılan kadranlı araç, yön belirteci. Üzerinde alacak hesabı yazılmış kâğıt. Küçük bir kâğıda yazılmış kısa mektup, tezkere.
ŞUKKA
Kısa mektup, betik, pusula (eski hükümdarların yazdığı). Mektup, tezkere. Yazmalara sonradan eklenen bu tür yazı ya da yazılar.
SUNULAR
Sadrazamın mabeyne yazdığı tezkereler.
KEŞGERE
Tezkere.
ELGÖLGELİĞİ
Koruma, yardım: O bize çok elgölgeliği etti, yoksa perişan olurduk. Kız çocuğu. Tezkere, mektup.
DEZGENE
Üzerinde taş, toprak taşınan dört kollu tezkere.