Kelimeler arşivi içinde; sonunda "teze" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu teze ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında teze olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde teze olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TEZE
Taze, yeni. Yeni, taze. Tezgâhta ip sarılan makara. Taze. Teyze. Taze, yeni, şimdi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEZE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASMA
Basmak işi. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. Gübre, tezek. Basılmış, matbu. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Bu kumaştan yapılan.
GELAH
Hayvan tezeklerinin koni şeklindeki yığını. Manda.
MIZRAP
Telli çalgıları çalmaya yarayan, kemik, maden, plastik veya özellikle kiraz ağacından yapılmış olan alet, çalgıç, tezene, pena.
BAZMA
Mısır, arpa, darı ve buğday unlarından yapılan mayalı, mayasız, yağlı, yağsız, şekerli, şekersiz, ince ve kalın pişirilen saç ekmeği. Kalıp haline getirilmiş tezek.
CÜFTLENMEK
Eş edinmek, tezevvüç etmek.
GOCANNIK
25-30 cm. yüksekliğinde tezek yapmak için kullanılan gübre yığını.
KESEK
Bel, çapa veya sabanın topraktan kaldırdığı iri parça. Tezek. Çimen yapmak için üzerindeki otuyla birlikte çıkarılmış çayır parçası.
AŞAĞILANMA
Aşağılanmak durumu, tezellül.
KEMRE
Gübre, tezek. Deride kalınlaşmış kir tabakası. Başta olan kepek.
GALAH
Yaş olan söğüt kabuğunu çıkarıp birbirine dolayarak yapılan zurna: Bugün galahlık getirmeye gidelim. Tezek yığını.
FIŞĞİ
Hayvanların altına serilen tezek tozu, gübre.
GALIF
Tarla ve bostan bekçileri için tahtadan yapılmış kulübe. Tezek dökmede şekil vermek için kullanılan ağaçtan yapılmış kalıp.
GALAK
Boynuz. Tezek yığını. Zurnanın kalın başı. Burun kemiği. Saçta yufka çevirmede kullanılan değnek. Zayıf, bitkin davar (için). Şapka siperliği. Türlü oyunlarda kazanılan sayı. Kilit. Kibir. Görünüş, üst baş. Süzgeç: Şu galağı getir. İhtiyar kadın. Çene altı, gerdan. Erkek at ve eşeğin cinsiyet organı. Değirmende su ayarlama düzeni. (Ziyere Amasya).
FİRZEKTE
Ahırın altında tezek atmağa yarayan delik.
KALAK
Burun, burun ucu. Tezek yığını. Gelin tacı.
ELETGESET
Çarçabuk, tezelden: Ahmet atla geldi, eletgeset geri döndü.
ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.
BAZMALIK
Kalıp haline getirilmiş tezek.
GIVILCIM
Kurutulmuş sığır tersi, tezek.
ELETGASET
Çarçabuk, tezelden: Ahmet atla geldi, eletgeset geri döndü.