TEZE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "teze" olan, toplam 25 adet kelime bulunmaktadır. teze ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu teze ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde teze olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

TEZEDENMEN, TEZELİBERİ

9 harfli kelimeler

TEZELEMEK

8 harfli kelimeler

TEZEBERİ, TEZEVVÜÇ, TEZERKER, TEZERGER, TEZELZÜL, TEZELLÜL, TEZELDEN, TEZEKKÜR, TEZEDİYE

7 harfli kelimeler

TEZEKER, TEZELLİ, TEZEKÇİ, TEZEREN, TEZEDEN, TEZEROL

6 harfli kelimeler

TEZENE, TEZERE, TEZEYH

5 harfli kelimeler

TEZEL, TEZEK, TEZER

4 harfli kelimeler

TEZE

Bazı kelimelerin anlamları

TEZE

Taze, yeni. Yeni, taze. Tezgâhta ip sarılan makara. Taze. Teyze. Taze, yeni, şimdi.

TEZELDEN

Çabucak.

TEZELLÜL

Aşağılanma.

TEZELEMEK

Yenilemek; yeniden aynı işi yapmak; nüksetmek. Tekrarlamak.

TEZEVVÜÇ

Evlenme.

TEZEDENMEN

Yeniden.

TEZEDİYE

İvedi, çarçabuk.

TEZEKER

Masuraya sarılacak iplik çilesinin takıldığı araç.

TEZEKKÜR

Bir sorunu konuşma. Hatırlama, hatıra getirme.

TEZEBERİ

Çabucak, hemen.

TEZERGER

İp eğirmeye yarayan bir araç.

TEZELİBERİ

Çabucak, hemen.

TEZELLİ

Çabuk iş gören, becerikli.

TEZELZÜL

Sarsılma, sallanma.

TEZERKER

İp eğirmeye yarayan bir araç.

TEZEKÇİ

Iğdır şehrinde, Gaziler nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

  -   -   -  

Anlamında TEZE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TEZE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAZMA

Mısır, arpa, darı ve buğday unlarından yapılan mayalı, mayasız, yağlı, yağsız, şekerli, şekersiz, ince ve kalın pişirilen saç ekmeği. Kalıp haline getirilmiş tezek.

BAZMALIK

Kalıp haline getirilmiş tezek.

MIZRAP

Telli çalgıları çalmaya yarayan, kemik, maden, plastik veya özellikle kiraz ağacından yapılmış olan alet, çalgıç, tezene, pena.

GELAH

Hayvan tezeklerinin koni şeklindeki yığını. Manda.

KALAK

Burun, burun ucu. Tezek yığını. Gelin tacı.

CÜFTLENMEK

Eş edinmek, tezevvüç etmek.

AŞAĞILANMA

Aşağılanmak durumu, tezellül.

FIŞĞİ

Hayvanların altına serilen tezek tozu, gübre.

FİRZEKTE

Ahırın altında tezek atmağa yarayan delik.

BASMA

Basmak işi. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. Gübre, tezek. Basılmış, matbu. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Bu kumaştan yapılan.

ELETGASET

Çarçabuk, tezelden: Ahmet atla geldi, eletgeset geri döndü.

KEMRE

Gübre, tezek. Deride kalınlaşmış kir tabakası. Başta olan kepek.

GALAK

Boynuz. Tezek yığını. Zurnanın kalın başı. Burun kemiği. Saçta yufka çevirmede kullanılan değnek. Zayıf, bitkin davar (için). Şapka siperliği. Türlü oyunlarda kazanılan sayı. Kilit. Kibir. Görünüş, üst baş. Süzgeç: Şu galağı getir. İhtiyar kadın. Çene altı, gerdan. Erkek at ve eşeğin cinsiyet organı. Değirmende su ayarlama düzeni. (Ziyere Amasya).

GALIF

Tarla ve bostan bekçileri için tahtadan yapılmış kulübe. Tezek dökmede şekil vermek için kullanılan ağaçtan yapılmış kalıp.

GOCANNIK

25-30 cm. yüksekliğinde tezek yapmak için kullanılan gübre yığını.

GALAH

Yaş olan söğüt kabuğunu çıkarıp birbirine dolayarak yapılan zurna: Bugün galahlık getirmeye gidelim. Tezek yığını.

ELETGESET

Çarçabuk, tezelden: Ahmet atla geldi, eletgeset geri döndü.

GIVILCIM

Kurutulmuş sığır tersi, tezek.

ÇABUCAK

Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.

KESEK

Bel, çapa veya sabanın topraktan kaldırdığı iri parça. Tezek. Çimen yapmak için üzerindeki otuyla birlikte çıkarılmış çayır parçası.