TENEKE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "teneke" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. teneke ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu teneke ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde teneke olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

TENEKECİÖRSÜ

11 harfli kelimeler

TENEKECİLİK, TENEKELEMEK, TENEKESAÇAK

10 harfli kelimeler

TENEKELEME

8 harfli kelimeler

TENEKECİ

6 harfli kelimeler

TENEKE

Bazı kelimelerin anlamları

TENEKE

Yumuşak çelikten yapılmış üzeri kalay kaplı ince sac. Bu sacdan yapılmış. Bu sacdan yapılan, yaklaşık yirmi litre hacmindeki kap. Bu kabın aldığı miktarda olan.

TENEKELEME

Tenekelemek işi.

TENEKECİÖRSÜ

Tenekelerdeki eğrilikleri düzeltmekte kullanılan kısa uçlu kazmaya benzeyen araç. (Aksaray Niğde).

TENEKECİLİK

Tenekecinin yaptığı iş.

TENEKESAÇAK

Dam ve çatılardaki su oluğu. (Yalvaç Isparta).

TENEKELEMEK

Teneke kutuya doldurmak.

TENEKECİ

Tenekeden kap ve öteberi yapan, tenekeden yapılmış malzemeyi onaran kimse.

  -   -   -  

Anlamında TENEKE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TENEKE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇÖPLÜK

Çöplerin atıldığı veya biriktirildiği yer, çöp tenekesi, küllük, süprüntülük, gübürlük, mezbele, mezbelelik. Çok kirli yer. Her türlü yetkinin sınırsızca kullanıldığı yer.

BİRKÜÇÜK

Dörtte bir teneke.

CARIMLA

Üç defa doldurulduğunda iki teneke tahıl alabilen tahtadan yapılmış tahıl ölçeği.

AŞARLAMAK

Yiyecek konacak tenekeleri önceden eritilmiş balmumu ile kaplamak.

PENES

Genellikle halk oyunlarında kızların süs olarak kullandığı, altın taklidi, sarı tenekeden pul.

TIRNAK

İnsanda ve birçok omurgalı hayvanda parmak uçlarının dış bölümünü örten boynuzsu tabaka. Ciltçilikte tek yaprakları büküp cildi birleştirebilmek için bir yanında bırakılan şerit durumundaki kenar. Tırnak işareti. Kanca gibi araçların kıvrık yeri. Heykel dökümünde, kalıp parçalarının birleştirilmesinde kolaylık sağlamak amacı ile yapılmış olan dişlerin her biri. Kanun çalmakta kullanılan mızrap. Tenekecilerin delik açmak için kullandığı alet, keski. Gemi demirinin ucundaki yassı parça.

BOCUT

Çam ağacı veya topraktan yapılmış küçük testi, yuvarlak, kulpsuz testi. Toprak, çam ağacı veya madenden yapılmış ibrik, emzikli testi. Kapaklı ve lüleli çinko sürahi, toprak, bakır sürahi. Güğüm, küçük güğüm. Bakır veya teneke maşrapa, büyük su tası. Çömlek. Kısa boylu, kötü insan. Kilden yapılan küçük testi.

CEBİRE

Kırık ve çıkık kemikleri yerinde tutmak için kullanılan tahta, mukavva veya tenekeden yapılmış, üzeri sargıyla kaplanan levha, süyek, koaptör. Rayları iki ucundan birbirine bağlamak için kullanılan delikli metal çubuk.

AÇACAK

Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.

KUTU

İnce tahta, mukavva, teneke, plastik vb.nden yapılmış, genellikle kapaklı kap. Bir kimsede, bir yerde, bir şeyde iyi veya kötü bir özelliğin fazlalığını belirten bir söz. Bu kabın alabildiği miktarda olan. Elektrik veya telefon tellerinin toplanıp bağlandığı kap.

BOCUTCAK

Bakır veya teneke maşrapa, büyük su tası.

KESME

Kesmek işi. Nazımda veya nesirde, bir cümleyi sonu anlaşılacak biçimde yarım bırakma sanatı, kat. Kesme işareti. Teneke, sac vb.ni kesmek için kullanılan makas. Çizgisel iki doğru parçası ve bir eğri yayı ile sınırlanan düzlem yüzeyi. İki çekimin birbirine doğrudan doğruya bağlanmasından, iki ayrı çekimin birbirini izlemesinden doğan durum. Kesin, değişmez, maktu. Lokum. Kıyılarımızda yaygın olarak bulunan, yuvarlak tepeli, 5 metre kadar boylu, her dem yeşil, yaprakları küçük ve kenarları testere dişli, çiçekleri yeşilimsi beyaz renkli olan bir süs ağacı, akçakesme (Phillyrea latifolia). Küp biçiminde veya köşeli olarak kesilmiş olan.

ARAV

Yan kirli, sabunlu çamaşır suyu: Bu aravı tenekeye dök. Çökertilen ayrandan geriye kalan su. Yemek artığı. Sebep, yol, uğur: Ben de senin aravına yandım.

MEVZUAT

Bir ülkede yürürlükte olan yasa, tüzük, yönetmelik vb.nin bütünü. Sandık, çuval, teneke gibi içine ticaret malı konulan koyacaklar.

KORDON

Genellikle ipekten yapılmış kalın ip. Göbek bağı. Teneke ve çinko eşyaların üstüne süs yapmak için kullanılan araç. Bir yere girip çıkmayı denetim altına almak için görevlilerden oluşturulan dizi. Kıyı şeridi. Saat, madalyon vb.ni asmaya yarayan ince zincir. İnce tellerden örülen ve özellikle ütü, ızgara vb. ev araçlarında kullanılan elektrik kablosu. Kabaran denizin kumsalda bıraktığı döküntü katmanı. İnce uzun sıralar durumunda yapılmış oymalı duvar veya mobilya süsü.

CİCİK

İnsan veya hayvan memesi. Süs. İç, can. Meme. Taze soğan yaprağı. Bir çeşit çivi. Oyuncak. Küçük, cılız. Teneke kutu. Tüysüz. Ağzı açık şey. İrinli, açık yara. Yeni doğan çocuk. Filiz, çil. Et (çocuk dilinde). Soğanın yeşil yaprağı. Kuş yavrusu. Kapların kulpunu tutturmak için kullanılan çivi. (Güdül Ankara).

CORTUM

Pınar veya damdan su akıtan ağaç veya teneke oluk.

AYYILDIZ

Tenekecilikte delik açmaya yarayan, ucu yarımay biçiminde, çelik araç. (Yalvaç Isparta). Ay ve yıldız. Erzurum ilinde, Oltu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Gaziantep ili, Karkamış ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Şanlıurfa şehri, Akçakale ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

SÜZGÜ

Delikli çanak. Balıkçı kepçesi. Fide sulamak için tenekeden yapılan, ucunda süzgeci olan kap.

FARAŞ

Toplanan süprüntüleri alıp atmak için kullanılan teneke veya plastikten yapılmış kısa saplı bir kürek türü.