Kelimeler arşivinde; içinde "teneke" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde teneke bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu teneke ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında teneke olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TENEKECİÖRSÜ
TENEKECİLİK, TENEKELEMEK, TENEKESAÇAK
TENEKELEME
TENEKECİ
TENEKE
TENEKE
Yumuşak çelikten yapılmış üzeri kalay kaplı ince sac. Bu sacdan yapılmış. Bu sacdan yapılan, yaklaşık yirmi litre hacmindeki kap. Bu kabın aldığı miktarda olan.
TENEKELEMEK
Teneke kutuya doldurmak.
TENEKECİÖRSÜ
Tenekelerdeki eğrilikleri düzeltmekte kullanılan kısa uçlu kazmaya benzeyen araç. (Aksaray Niğde).
TENEKECİLİK
Tenekecinin yaptığı iş.
TENEKECİ
Tenekeden kap ve öteberi yapan, tenekeden yapılmış malzemeyi onaran kimse.
TENEKELEME
Tenekelemek işi.
TENEKESAÇAK
Dam ve çatılardaki su oluğu. (Yalvaç Isparta).
Bu bölümde tanımı içerisinde TENEKE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CEBİRE
Kırık ve çıkık kemikleri yerinde tutmak için kullanılan tahta, mukavva veya tenekeden yapılmış, üzeri sargıyla kaplanan levha, süyek, koaptör. Rayları iki ucundan birbirine bağlamak için kullanılan delikli metal çubuk.
AŞARLAMAK
Yiyecek konacak tenekeleri önceden eritilmiş balmumu ile kaplamak.
ARAV
Yan kirli, sabunlu çamaşır suyu: Bu aravı tenekeye dök. Çökertilen ayrandan geriye kalan su. Yemek artığı. Sebep, yol, uğur: Ben de senin aravına yandım.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
BOCUTCAK
Bakır veya teneke maşrapa, büyük su tası.
AYYILDIZ
Tenekecilikte delik açmaya yarayan, ucu yarımay biçiminde, çelik araç. (Yalvaç Isparta). Ay ve yıldız. Erzurum ilinde, Oltu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Gaziantep ili, Karkamış ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Şanlıurfa şehri, Akçakale ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
SÜZGÜ
Delikli çanak. Balıkçı kepçesi. Fide sulamak için tenekeden yapılan, ucunda süzgeci olan kap.
CORTUM
Pınar veya damdan su akıtan ağaç veya teneke oluk.
CİCİK
İnsan veya hayvan memesi. Süs. İç, can. Meme. Taze soğan yaprağı. Bir çeşit çivi. Oyuncak. Küçük, cılız. Teneke kutu. Tüysüz. Ağzı açık şey. İrinli, açık yara. Yeni doğan çocuk. Filiz, çil. Et (çocuk dilinde). Soğanın yeşil yaprağı. Kuş yavrusu. Kapların kulpunu tutturmak için kullanılan çivi. (Güdül Ankara).
MEVZUAT
Bir ülkede yürürlükte olan yasa, tüzük, yönetmelik vb.nin bütünü. Sandık, çuval, teneke gibi içine ticaret malı konulan koyacaklar.
CARIMLA
Üç defa doldurulduğunda iki teneke tahıl alabilen tahtadan yapılmış tahıl ölçeği.
TIRNAK
İnsanda ve birçok omurgalı hayvanda parmak uçlarının dış bölümünü örten boynuzsu tabaka. Ciltçilikte tek yaprakları büküp cildi birleştirebilmek için bir yanında bırakılan şerit durumundaki kenar. Tırnak işareti. Kanca gibi araçların kıvrık yeri. Heykel dökümünde, kalıp parçalarının birleştirilmesinde kolaylık sağlamak amacı ile yapılmış olan dişlerin her biri. Kanun çalmakta kullanılan mızrap. Tenekecilerin delik açmak için kullandığı alet, keski. Gemi demirinin ucundaki yassı parça.
BOCUT
Çam ağacı veya topraktan yapılmış küçük testi, yuvarlak, kulpsuz testi. Toprak, çam ağacı veya madenden yapılmış ibrik, emzikli testi. Kapaklı ve lüleli çinko sürahi, toprak, bakır sürahi. Güğüm, küçük güğüm. Bakır veya teneke maşrapa, büyük su tası. Çömlek. Kısa boylu, kötü insan. Kilden yapılan küçük testi.
KUTU
İnce tahta, mukavva, teneke, plastik vb.nden yapılmış, genellikle kapaklı kap. Bir kimsede, bir yerde, bir şeyde iyi veya kötü bir özelliğin fazlalığını belirten bir söz. Bu kabın alabildiği miktarda olan. Elektrik veya telefon tellerinin toplanıp bağlandığı kap.
ÇÖPLÜK
Çöplerin atıldığı veya biriktirildiği yer, çöp tenekesi, küllük, süprüntülük, gübürlük, mezbele, mezbelelik. Çok kirli yer. Her türlü yetkinin sınırsızca kullanıldığı yer.
FARAŞ
Toplanan süprüntüleri alıp atmak için kullanılan teneke veya plastikten yapılmış kısa saplı bir kürek türü.
KESME
Kesmek işi. Nazımda veya nesirde, bir cümleyi sonu anlaşılacak biçimde yarım bırakma sanatı, kat. Kesme işareti. Teneke, sac vb.ni kesmek için kullanılan makas. Çizgisel iki doğru parçası ve bir eğri yayı ile sınırlanan düzlem yüzeyi. İki çekimin birbirine doğrudan doğruya bağlanmasından, iki ayrı çekimin birbirini izlemesinden doğan durum. Kesin, değişmez, maktu. Lokum. Kıyılarımızda yaygın olarak bulunan, yuvarlak tepeli, 5 metre kadar boylu, her dem yeşil, yaprakları küçük ve kenarları testere dişli, çiçekleri yeşilimsi beyaz renkli olan bir süs ağacı, akçakesme (Phillyrea latifolia). Küp biçiminde veya köşeli olarak kesilmiş olan.
KORDON
Genellikle ipekten yapılmış kalın ip. Göbek bağı. Teneke ve çinko eşyaların üstüne süs yapmak için kullanılan araç. Bir yere girip çıkmayı denetim altına almak için görevlilerden oluşturulan dizi. Kıyı şeridi. Saat, madalyon vb.ni asmaya yarayan ince zincir. İnce tellerden örülen ve özellikle ütü, ızgara vb. ev araçlarında kullanılan elektrik kablosu. Kabaran denizin kumsalda bıraktığı döküntü katmanı. İnce uzun sıralar durumunda yapılmış oymalı duvar veya mobilya süsü.
BİRKÜÇÜK
Dörtte bir teneke.
PENES
Genellikle halk oyunlarında kızların süs olarak kullandığı, altın taklidi, sarı tenekeden pul.