Sonu TEMPO ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tempo" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tempo ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında tempo olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tempo olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TEMPO

Bir müzik parçasındaki bölümlerin hızı. Gidiş, ilerleyiş, gelişme hızı, tarz. Ölçünün ayrılmış olduğu zamanlardan her biri, vuruş. Vücut alıştırmalarının belirli süre içinde tekrarlanma hızı.

  -   -   -  

Anlamında TEMPO bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TEMPO geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GİDİŞ

Gitme işi. Tutum, durum, davranış. Gitme biçimi, tempo.

TEMPOSUZ

Temposu olmayan. Temposu bozuk olan.

TEMPOLU

Temposu olan. Temposu hızlı olan.

ÇEKERLİK

Bir kelimenin veya sesin ilgili bulunduğu başka bir kelimeyi veya sesi kendi şekline yakın bir şekle sokması yolundaki özümleme. Yuvarlak açınıkların düz olanları yuvarlaklaştırmasma DUDAK ÇEKERLİĞİ (At. labiale) denir: Bir kelimenin öbür'de -bür olması gibi Başka dillerde ayrı olması gerekirken bazen uyrumlu tümcelerin fiil kipleri ve zamanlan baştümcedeki kipin veya zamanın çekerliğine kapılarak onların şeklini alırlar (KİP ve ZAMAN ÇEKERLİĞİ, At. modale et temporelle). Aynı çekerlik kendini isini cinslerinde ve hallerinde de gösterebilir (CİNS ve HAL ÇEKERİĞİ, At. du genre et du cas).

TAVŞANLIK

Tavşan üretmeye elverişli yer. Değerli ağaçlarla ince işler yapma sanatı. Atletizm yarışlarında rekor kırması beklenen atletin önünde koşup tempoyu yüksek tutan atletin yaptığı iş.

FOKSTROT

Dört tempolu bir dans.

USUL

Kökler, asıllar. Bir kimsenin ana, baba, dede ve nineleri. Yavaş bir biçimde. Bir yasama veya idare işleminin hazırlanması, yapılması veya yürürlüğe konması sırasında uyulması gereken hükümler ve izlenecek yollar. Bilimde belli bir sonuca erişmek için, belli ilke ve kurallara göre izlenen yol, metot. Klasik Türk müziğinde tempo. Alçak sesle. Bir amaca erişmek için izlenen düzenli yol, tutulan yol, yöntem, tarz.

AEROBİK

Sağlıklı bir vücuda sahip olmak için tempolu müzik eşliğinde yapılmış olan bir jimnastik türü.

MAESTOSO

Bir parça görkemli bir biçimde ve ağır tempoyla çalınarak. Eğlenceli müzik parçası. Bu tempo ile çalınan parça.

LENTO

Ağır bir biçimde (çalınmak). Bu tempoda çalınan parça. Boyunduruk.

TAVŞAN

Tavşangillerden, eti yenen, hızlı koşan, kemirgen, postundan yararlanılan bir tür memeli (Lepus europeus). Atletizm yarışlarında rekor kırılabilmesi için tempoyu yüksek tutup belirli bir mesafeyi diğer atletlerin önünde koşan atlet. Değerli ağaçlar üzerine ince oymalar işleyen sanatçı, tahta oymacısı.

PRESTO

Çabuk, çok çabuk bir tempo ile. Bu tempo ile çalınan müzik parçası.

DANS

Müzik temposuna uyularak yapılmış olan ve estetik değer taşıyan düzenli vücut hareketleri, raks.

TEZAHÜRAT

Bağırıp çağırarak, alkışlayıp tempo tutarak yapılmış olan gösteri. Hastalıklarda belirtiler.

EZGİ

Belli bir kurallara göre düzenlenmiş, kulağa hoş gelen ses dizisi, haz, nağme, melodi. Üzüntü, sıkıntı. Kulağa hoş gelen ses veya söz dizisi. Gidiş, yol, tarz, tempo. Bir müzik parçasında baştan sona kadar belirli yerlerde tekrarlanan ses dizisi.

DEYİŞ

Deme, söyleme işi. Semahla birlikte yalnızca bağlama eşliğinde ağır tempoda söylenen bir beste türü. Halk şiiri, halk türküsü. Bir kimsenin bir konuyla ilgili anlattıkları, ifade. Söyleme biçimi, anlatım biçimi, üslup.

DÜMTEK

Klasik Türk müziğinde tempo.

MODERATO

Tek başına kullanıldığında orta hızda bir tempoyu belirten bir söz. Başka bir terimle birlikte kullanıldığında gösterilen temponun biraz yavaşlatılması gerektiğini anlatan bir söz.

VURUŞ

Vurma işi. Bir kuvvetin etkileme süresi ile şiddetinin çarpımından çıkarılan nicelik. Bir ölçüyü oluşturan eşit sürelerden her biri, darp. Tempo.

TEMPOSUZLUK

Temposuz olma durumu.