Sonu TELEME ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "teleme" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. Sonu teleme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında teleme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde teleme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

FİRKETELEME

9 harfli kelimeler

BESTELEME, ÇİFTELEME, DESTELEME, KERTELEME, LİSTELEME, DÜRTELEME, SAHTELEME

8 harfli kelimeler

ERTELEME, NİTELEME, ÜSTELEME, SOTELEME

7 harfli kelimeler

İTELEME, ÖTELEME

6 harfli kelimeler

TELEME

Bazı kelimelerin anlamları

TELEME

Teleme peyniri.

KERTELEME

Kerte kerte, azar azar ilerleme durumu, tedriç.

SOTELEME

Sotelemek işi.

ÇİFTELEME

Çiftelemek işi.

SAHTELEME

Sahtelemek işi.

ERTELEME

Ertelemek işi, tehir, tecil, talik.

NİTELEME

Nitelemek işi.

DESTELEME

Destelemek işi.

BESTELEME

Bestelemek işi.

ÖTELEME

Ötelemek işi. Bir cismin, bütün noktalarının eşit, paralel ve yöndeş yollar çizmesiyle beliren hareketi, intikal.

ÜSTELEME

Üstelemek işi, tekit.

FİRKETELEME

Firketelemek işi.

DÜRTELEME

Dürtelemek işi.

LİSTELEME

Listelemek işi.

İTELEME

İtelemek işi.

  -   -   -  

Anlamında TELEME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TELEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASILMAK

Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak. Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek. Bir yere tutunup sarkmak. Sonuna kadar mücadele etmek. Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak. Hızla eline almak. Tutup çekmek. Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek, idam edilmek.

ISRAR

Direnme, ayak direme, üsteleme, üstünde durma.

BESTELENMEK

Besteleme işine konu olmak, bestesi yapılmak.

SAVSAKLAMAK

Belirli bir sebebi olmaksızın bir işi isteyerek geri bırakmak, geciktirmek, umursamamak, ertelemek, sallamak, ihmal etmek.

DESTELENMEK

Desteleme işi yapılmak.

İNTİKAL

Bir yerden başka bir yere geçme, geçiş. Miras olarak babadan çocuğuna kalma. Anlama, kavrama. Öteleme. Geçişim.

NİTELEYİŞ

Niteleme işi.

İTEKLEMEK

Sürekli olarak itmek, kakmak. İtelemek.

BIRAKMAK

Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.

TEKİT

Kuvvetleştirme, sağlamlaştırma. Üsteleme.

TEDRİÇ

Derece derece ilerleme, kerteleme.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

ÇİFTELEŞMEK

Birbirini çiftelemek.

TALİK

Asma, yukarı kaldırma. Bir işin yapılmasını herhangi bir şarta bağlı tutma. Arap alfabesinde geliştirilen, yatık olarak yazılan yazı türlerinden biri. Bu tür yazı ile yazılmış. Belli bir zamana bırakma, erteleme.

SALLAMAK

Düzenli bir biçimde ve hep aynı doğrultuda hareket ettirmek. Bir işi sürekli olarak başka bir zamana ertelemek, savsaklamak. Zor durumda bırakmak. Vurmak, atmak. Sarsmak. Beklenmedik bir başarı kazanmak. Uydurmak, kafadan atmak.

TEHİR

Sonraya bırakma, erteleme. Geciktirme.

TECİL

Erteleme.

İTELENMEK

İteleme işi yapılmak.

ÖTELEMEK

Öteye götürmek. Belli olmayan bir süre ertelemek.

ERTELEYİŞ

Erteleme işi.