TELEME ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "teleme" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. teleme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu teleme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde teleme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

TELEMETRE, TELEMETRİ

7 harfli kelimeler

TELEMEK, TELEMEN

6 harfli kelimeler

TELEME

Bazı kelimelerin anlamları

TELEME

Teleme peyniri.

TELEMETRİ

Uzaklık ölçümü. Ölçü değerlerinin veya verilerin haberleşme araçları yardımıyla uzak mesafelere otomatik olarak aktarılması.

TELEMEN

Az pişmiş yumurta, rafadan.

TELEMETRE

İki nokta arasındaki uzaklığı ölçmeye yarayan gereç. Uzaklık gösteren değerlerin aktarılmasına yarayan araç. Fotoğraf makinelerinde, çekimi yapılacak nesneye olan uzaklığı belirterek bunun ayarını yapan düzen.

TELEMEK

Gözetlemek. Pıhtılaşmak. 1.Görmek : Öğretmen beni teleyor. Denemek: Telemeden hiç bir şey almam. Terlemek.

  -   -   -  

Anlamında TELEME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TELEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ISRAR

Direnme, ayak direme, üsteleme, üstünde durma.

ERTELEME

Ertelemek işi, tehir, tecil, talik.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

FİRKETELEME

Firketelemek işi.

ASILMAK

Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak. Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek. Bir yere tutunup sarkmak. Sonuna kadar mücadele etmek. Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak. Hızla eline almak. Tutup çekmek. Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek, idam edilmek.

ERTELEYİŞ

Erteleme işi.

NİTELEYİŞ

Niteleme işi.

BESTELENMEK

Besteleme işine konu olmak, bestesi yapılmak.

DESTELEME

Destelemek işi.

DESTELENMEK

Desteleme işi yapılmak.

ÇİFTELEŞMEK

Birbirini çiftelemek.

NİTELEME

Nitelemek işi.

İTELEME

İtelemek işi.

İNTİKAL

Bir yerden başka bir yere geçme, geçiş. Miras olarak babadan çocuğuna kalma. Anlama, kavrama. Öteleme. Geçişim.

İTEKLEMEK

Sürekli olarak itmek, kakmak. İtelemek.

İTELENMEK

İteleme işi yapılmak.

LİSTELEME

Listelemek işi.

BIRAKMAK

Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.

BESTELEME

Bestelemek işi.

ÇİFTELEME

Çiftelemek işi.