Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tekli" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tekli ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tekli olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tekli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
EKSİKETEKLİ, EVSÜKETEKLİ
DÖRTTEKLİ
DESTEKLİ, İPOTEKLİ, KÖSTEKLİ, KESTEKLİ, MERTEKLİ
İSTEKLİ, KÖTEKLİ, KUTEKLİ, PETEKLİ, ÜÇTEKLİ
ETEKLİ
TEKLİ
TEKLİ
Tek yataklı otel odası. Bir sanatçının tek eserinin veya o eserin değişik yorumlarının kaydedildiği kaset, plak vb.
EKSİKETEKLİ
Kadın.
KÖTEKLİ
Muğla kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
İSTEKLİ
Bir şeye karşı isteği olan.
KUTEKLİ
İri yapılı, toplu kimse: O benden kutekli.
DESTEKLİ
Desteği olan. Desteklenmiş, destek konulmuş.
PETEKLİ
Bayburt kenti, Demirözü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum şehri, İspir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Trabzon ili, Sürmene ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
MERTEKLİ
Erzincan kenti, Çağlayan bucağına bağlı bir yer. Tokat şehrinde, Artova ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
DÖRTTEKLİ
Kare biçiminde olan şey.
ETEKLİ
Adana ili, Karaisalı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
İPOTEKLİ
Tutulu.
ÜÇTEKLİ
Üçgen.
KÖSTEKLİ
Kösteği olan. Ayağına köstek vurulmuş olan.
EVSÜKETEKLİ
Kadın.
KESTEKLİ
Eli, ayağı, kolu kesilmiş, organı eksik kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEKLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEMET
Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam. Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu. Bitki ya da çiçek destesi. Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu. Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon.
BİZ
Çokluk birinci kişiyi gösteren söz. Katı bir şeyi dikerken iğne geçirecek yeri delmek için kullanılan, çelikten yapılmış, sivri uçlu ve ağaç saplı araç, tığ. Ülkemiz sularında yaşayan bir tür mersin balığı, şip (Acipenser nudiventris). Maraş işinde kalın karton parçalarının iğneyi kırmamasını sağlamak ve delik delmek işleminde kullanılmak üzere hazırlanmış tahta saplı, ince sivri uçlu bir çuvaldız türü. Bazen teklik birinci kişi zamiri "ben" yerine kullanılan bir söz.
AKVA
Bir tür sırmalı ve köstekli bıçak.
ÇOĞUL
Çokluk, teklik karşıtı: Ordular. Geldik.
EĞİLİMLİ
Eğilimi olan, istekli, meyyal, mail, tandanslı.
AHBAPÇA
Dostça, içten, teklifsizce.
EKSİLTME
Eksiltmek işi. Bir işin kimin tarafından daha ucuz yapılacağının anlaşılması için istekliler arasında açılan fiyat kırma işi, ihale.
İHALE
İş, mal vb.ni birçok istekli arasından en uygun şartlarla kabul edene verme, eksiltme veya artırma.
ARZULU
İstekli, hevesli.
HEVESLİ
Bir şeye, bir işe istek duyan veya merak sarmış olan, istekli, heveskâr.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
BEN
Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.
ARANMAK
Arama işine konu olmak. Kendi kendine bir şeyler aramak. İsteklisi bulunmak. Olumsuz, kötü davranışlarda bulunarak zor duruma düşmek. Eksikliği duyulmak. Şart koşulmak. Kendisine eş ya da sevgili aramak.
DEĞİŞTİRGE
Bir değişiklik yapılması için verilen önerge, tadil teklifi.
FİSTAN
Tek parça kadın giysisi. İskoç, Arnavut ve Yunan erkeklerinin giydikleri kısa, pilili eteklik.
GÖNÜLLÜ
Bir işi yapmayı hiçbir yükümlülüğü yokken isteyerek üstlenen. Seven kimse ya da sevgili. Çok istekli.
ETEK
Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik. Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılmış olan saç örtü. Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü. Giysinin alt kenarı. Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü. Giysinin belden aşağıda kalan bölümü. Edep yeri.
ÇARŞAF
Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.
FRAK
Resmî törenlerde giyilen uzun etekli, eteğinin arkası beline kadar yırtmaçlı, siyah erkek ceketi veya takımı.
ÇOKLUK
Sayı veya ölçü yönünden çok olma durumu, çoğul, kesret, ekseriyet, teklik karşıtı. Çoğunluk. Sık sık, çokça, çok kez. Kelimelerin belirli eklerle birden çok varlığı veya kişiyi bildirme biçimi, çoğul, cem.