Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tekme" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tekme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tekme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tekme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TEKME
TEKME
Ayakla vuruş. Hayvanın art ayağıyla vurması, çifte.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEKME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CITMA
Hayvan tekmesi.
CIRTİK
Şımarık, hoppa, züppe. Hayvan tekmesi.
TEKVANDO
El ve kol vuruşlarından çok, ayak ve tekme tekniklerine önem veren, Uzak Doğu'ya özgü dövüş sanatı.
ÇİFTE
İkisi bir arada bulunan veya ikili. İki namlulu av tüfeği. Çift kürekli (sandal, kayık). At, eşek ve katırın arka ayaklarıyla vuruşu, tekme.
ÇIRTMA
Ufak parçalara doğranmış kabak veya patlıcandan yapılmış yemek. İnce doğranmış taze fasulye yemeği. İnce doğranmış salatalık üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan salata, cacık. Isırgan otundan yapılmış börek. Tekme, çelme. Fiske. Çelme, doğrama; çırtma tahmak, şalgam çırtmasi.
TEPİKLEMEK
Binek hayvanını yürütmek için ayakla vurmak, tekmelemek. Otomobilin gaz pedalına sonuna kadar basmak.
TEPME
Tepmek işi. Suda çiğnenerek keçeleştirilen yünden dokunmuş (kumaş, keçe vb.). Tekme.
ÇITME
Hayvan tekmesi.
ANTIZLAMAK
Hayvan çifte, tekme atmak. Nankörlük etmek, sözünden dönmek (mecazen).
TEKMELEMEK
Tekme vurmak, tekme atmak. Nankörce davranmak.
TEKMELEME
Tekmelemek işi.
DÖVÜŞ
Dövme işi. Tokat, yumruk, tekme gibi saldırışlarla yapılmış olan kavga.
CİTMİK
Az, azıcık. Hayvan tekmesi.
ÇITMA
Hayvan tekmesi. Pencere kafesi. Bir çeşit beyaz hamam havlusu.
TEKMELENMEK
Tekme vurulmak.
TEPİK
Tekme.
TEKMELENME
Tekmelenmek işi.
ANTUZLAMAK
Hayvan çifte, tekme atmak.
ÇITMIK
Çitlenbik. Hayvan tekmesi. Çıra.
DÖVMEK
Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak. Çarpmak, sertçe dokunmak. Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek. Topa tutmak. Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek. Davul vb. çalmak, vurmak. Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek. Ezmek. Çırpmak.