Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tekil" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tekil ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tekil olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tekil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TEKİL
TEKİL
Teklik.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEKİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÖNE
Karşı ziyarette bulunma. Defa, kere. Minder güreşlerinde her üçer dakikalık süre. Aynı amaçla belirli bir yer ve zamanda düzenlenen kılıçoyunu yarışmaları. Bir başarı sıralaması yapmak üzere birçok kişi ya da takım arasında ve her birinin ötekilerle karşılaşması biçiminde yapılan yarışma ya da oyunların tümü. Bir başarı sıralaması yapmak üzere bir çok kişi ya da takım arasında ve her birinin ötekilerle karşılaşması biçiminde yapılan yarışma ya da oyunların tümü. "1."Bundan sonraki çocuklar erkek olsun" anlamında kullanılan bir isim. Karşı ziyarette bulunma.".
AZINLIK
Bir toplulukta kendine özgü nitelikler bakımından ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar, azlık, ekalliyet, çoğunluk karşıtı. Bir ülkede ayrı soydan veya inançtan olan ve sayıca az bulunan topluluk, ekalliyet. Bir oylama sırasında sayıca az olma durumu.
EVRİM
Zaman içinde birdenbire olmayan, kesintisiz, niteliksel ve niceliksel gelişme süreci. Bir canlıyı ötekilerden ayırt eden biçimsel ve yapısal karakterlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir dizi değişme olayı, tekâmül. Canlının tür olarak gelişmesi, bir canlıyı diğerlerinden ayırt eden morfolojik ve fizyolojik karakterlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir seri değişme olayları. Evolüsyon. Basamak basamak oluşan ya da art arda ve sürekli olarak gerçekleşen değişme. Bir yasaya uygun olarak doğada ya da toplumda görülen dönüşüm. Aşamalı, oldukça yavaş, bir yönlü dönüşümler dizisi. Belli bir doğrultuda gelişip ilerleme; canlıların, yıldızların gelişimi. Canlının tür olarak gelişmesi, bir canlıyı diğerinden ayırt eden morfolojik ve fizyolojik faktörlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir seri değişme olayları, evolüsyon. Bir olgunun gelişmesindeki niceliksel değişmeler. Hem niceliksel hem de niteliksel değişmeleri içine alan devinim olgusu, bk. gelişme. Canlının tür olarak gelişmesi, bir canlıyı diğerinden ayırt eden morfolojik ve fizyolojik faktörlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir seri değişim olayları, evolüsyon. Ağır ağır ve kendiliğinden oluşan değişim.
İLK
Zaman, sıra, yer ve önem bakımından ötekilerden önce gelen, son karşıtı. Herhangi bir şeyin en önde olanı, önce geleni. Birinci olarak, en başta.
TEKLİK
Tek, bir olma durumu. Kelimelerde bir varlığı veya çekimli fiillerde bir kişiyi bildiren biçim, tekil, müfret, çoğul, çokluk karşıtı: öğrenci-y-im, ev-i-m, gel-di-m vb. Lira.
KILIÇLILAR
Osmanlı toplumundaki askeriler sınıfını oluşturan üç takımdan askerlikle uğraşanlar; ötekiler: yöneticiler, ulema.
NİTELİK
Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet. Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite.
BİLİMDALI
Konusu, incelediği olaylar ya da yordam ve işlemleriyle ötekilerden ayrılan altbilim.
TEKİLLİK
Tekil olma durumu.
FARKLILIK
Farklı olma durumu, ayrımlılık, başkalık. Doğal, toplumsal ve bilince dayanan her olay ve olguyu bütün ötekilerden ayıran özellik.
ÖTEKİLEŞME
Ötekileşmek durumu.
ŞENG
Çin tiyatrosunda dört önemli tip öbeğinden biri : erkekler. çeng şeng, yaşlı erkek, hsiao şeng, genç erkek tipi. ötekiler için. bk. tan, çou, çing.
YA
"Ey, hey" anlamlarında bir seslenme sözü. Bazı çekimli zamanlardan sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz: Yediydin ya. Oturmuşum ya. Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz. Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz. Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz. Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz. Evet. Dilek ve geniş zaman kiplerinde yargıyı güçlendiren bir söz. Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde "hele, özellikle" anlamlarında kullanılan bir söz. Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz.
ALTTAKI
Bir imlecin sol ya da sağ altına, ötekilerden ayırt etmek için ya da işlemsel bir özellik taşıdığım belirtmek için konulan damga.
SİNGULARİS
Tekil.
İSTENÇ
İrade. Davranışlarla ilgili tepilerden bir bölümünü tutup ötekileri eyleme dönüştürme gücü, irade.
BA
Şaşma, korku, pişmanlık, beğenmeme, öfke, acıma bildirir ünlem. Be, ey, yahu anlamlarında ünlem: Haydi ba gidelim. Evet, tabii, şüphesiz, peki. Şimdiki zaman eki (tekil üçüncü şahıs),-yor: Baban pazardan geli ba. Bana: Bâ bak. Bey. Abla (tek başına kullanılmaz, sonu sesli harfle biten özel adın sonunda bir ek gibi söylenir): Ayşe ba haydi gidelim. Olmazlık, isteksizlik bildirir: ('a' kısa ve sonunda 'ı' varmış gibi kesilerek söylenir): Ba ! Ben burda yatmam. Bak!. Be! (bk. be). Bana. Bağ. Baryum elementinin simgesi.
GOZ
Kapı sürgüsü. Ceviz. Göz. Herhangi bir kimseye söylenen kötü söz. İskambil oyunlarında ötekilere üstün tutulan grubun işaretini taşıyan kâğıt. Koz, pay: başımda goz gırmak. Göz - goz goz: delik deşik - goz kamaşmak: çok beğenmek, hayran olmak - goz koymak: göz koymak - goz yaşi: göz yaşı.
ÖBÜRLERİ
Ötekiler, öbür kişiler veya şeyler, diğerleri.
KAPSAMLAMA
Aralarında cinsle tür, tümle parça gibi karşılıklı ilgi bulunan şeylerden birini ötekinin adiyle anlatma. "Fânilerin en bathıyarı" derken fâni olan bir çok şeyler arasından insanları kastetmek gibi. (Söz sanatı terimi) Aralarında cinsle tür, tümle parça, çoğullukla tekillik gibi miktar bakımından karşılıklı ilgi bulunan şeylerden birini ötekinin adiyle anlatmadan ibaret bir çeşit addeğişi. "Fânilerin en bahtiyarı. Henüz yirminci baharında iken. İnsan ne garip mahlûktur" gibi. Bu misallerde "Fâniler" sözü fâni olan bir çok şeylerden yalnız insanları anlatmak için, "Bahar" ise bir parçası olduğu yıl yerine, "İnsan" da tekil olduğu halde çoğul anlamiyle kullanılmıştır.