Kelimeler arşivi içinde; başında "teke" olan, toplam 90 adet kelime bulunmaktadır. teke ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu teke ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde teke olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TEKELLEŞTİRMEK
TEKEBÖCEKLERİ, TEKELİIŞIKLAR, TEKERLEKÇİLİK, TEKELLEŞTİRME
TEKELPANCARI
TEKELÇEKİCİ, TEKESAKALLI, TEKEŞLENMEK, TEKERTOKMAK, TEKERELMASI, TEKERSAKALI, TEKELLEŞMEK, TEKERLENMEK, TEKELLENMEK
TEKESİRMEK, TEKELİOĞLU, TEKELENMEK, TEKELİÖREN, TEKELLEŞME, TEKELLEMEK, TEKELCİLİK, TEKEŞLİLİK, TEKESAKALI, TEKEDERESİ, TEKERLEKÇİ, TEKERLEKLİ, TEKEBIÇAĞI, TEKERLEMEK, TEKERLENME, TEKEZLEMEK
TEKESEMEK, TEKERLEME, TEKELLEME, TEKELİLER, TEKESİMEK, TEKECİLER
TEKEFFÜL, TEKERLER, TEKEBAŞI, TEKEVVÜN, TEKEBBÜR, TEKEVLER, TEKETAŞI, TEKERLEK, TEKERRÜR, TEKEŞŞEK, TEKEDÜZÜ, TEKERCİK, TEKERCEN, TEKEOĞLU, TEKEMMÜL, TEKELCEK, TEKESEME, TEKELLÜM, TEKELLÜF, TEKELLİF, TEKESSÜR, TEKELLEK
TEKEBAŞ, TEKETAŞ, TEKESEK, TEKEŞER, TEKETEK, TEKEŞEK, TEKELER, TEKECEN, TEKECAN, TEKEDEK, TEKEKÖY, TEKEBEY, TEKELCİ, TEKERLİ, TEKELEK, TEKELLİ, TEKELTİ, TEKEBAY, TEKEMEN, TEKEREK, TEKERKİ
TEKELİ, TEKELE, TEKEZE, TEKERK
TEKEŞ, TEKEÇ, TEKEL, TEKEM, TEKER
TEKE
TEKE
Erkek keçi. Bir tür karides. Tüylü devenin erkeği ile tek hörgüçlü dişi devenin geriye melezlenmesinden elde edilen bir tür deve.
TEKEBÖCEKLERİ
Kurtçuk evresinde özellikle tarım ve orman ağaçlarına zarar veren, duyargası uzun, kınkanatlılar familyası.
TEKERLEKÇİLİK
Tekerlekçinin işi veya mesleği.
TEKELİIŞIKLAR
Manisa şehrinde, Soma ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
TEKEŞLENMEK
Yürürken ayağı takılıp dengesi bozulmak.
TEKERSAKALI
Kırlarda yetişen, ince uzun püskül yapraklı, yenilebilir bir çeşit ot.
TEKELÇEKİCİ
Ağır çekiç. (Bursa).
TEKELLENMEK
Yürürken ayağı takılıp dengesi bozulmak. Yuvarlanmak, tekerlenmek.
TEKELLEŞMEK
Tekel durumuna gelmek.
TEKERTOKMAK
Gürültüyle yuvarlanarak düşme için.
TEKESAKALLI
Kırlarda yetişen, ince uzun püskül yapraklı, yenilebilir bir çeşit ot.
TEKELPANCARI
Yabanpancarı.
TEKERLENMEK
Yuvarlanmak, dönmek. Durumu bozulmak, kötüye gitmek. Uğraşmak, peşinde koşmak, yuvarlanıp gitmek.
TEKELLEŞTİRMEK
Tekel durumuna getirmek.
TEKELLEŞTİRME
Tekelleştirmek işi.
TEKERELMASI
Yeşil renkli, yassı bir çeşit elma.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEKE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DALAK
Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ. Omurgalı hayvanlarda lenf bezine benzeyen ve kan damarları çok olan bir organ. Tekerlek biçimindeki kaşar peyniri. Bal peteği.
ÇEMBER
Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Yazma, yemeni, başörtüsü. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Aşılması, çözümü güç durum. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.
ÇARK
Bir eksenin döndürdüğü tekerlek biçimindeki makine parçası. Herhangi bir askerî birliğin, biçimini ve düzenini bozmadan kanatlarından biri çevresinde dönerek yön değiştirmesi.
BULDOZER
Önündeki geniş bıçakla toprağı sıyırıp kaldıran, tekerlekli veya paletli bir yol makinesi.
ARABA
Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı. Bu taşıtın aldığı miktarda olan.
ÇARIK
İşlenmemiş sığır derisinden yapılmış olan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı. Çene. Araba yokuş aşağı giderken tekerleği frenlemek için altına sürülen demir levha. Para cüzdanı.
BİSİKLET
Tekerlekleri pedal aracılığıyla ayakla döndürülen binek aracı, çiftteker, derrace, velespit. Bu araçla yapılmış olan bir spor türü.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
ÇİĞNEMEK
Ağza alınan bir şeyi dişler arasında ezmek, öğütmek. Egemenliği altına almak, hükmetmek. Sayılması gereken bir şeyi saymamak, itibar etmemek, ayaklar altına almak. Ayağı veya tekerleği altına alarak ezmek.
AZAMET
Ululuk, büyüklük. Görkem, gösteriş, heybet. Gurur. Çalım, kurum, tekebbür. Debdebe.
BRİK
İki direkli, seren yelkenli, birkaç top taşıyan gemi. Önde çok yüksek bir oturma yeri, arkada da boylamasına yerleştirilmiş oturacak yerleri bulunan dört tekerlekli, yaylı at arabası.
BALATA
Soğuk ve sıcakta büyük bir sürtünme katsayısına sahip olan, suya ve yağa dayanıklı, yavaş aşınan madde. Motorlu araçlarda fren yapmayı sağlayan, tekerlek mili üzerine yerleştirilmiş yarım ay biçimindeki alet.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).
BAŞLIK
Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.
BİSİKLETÇİ
Bisiklet sporu yapan kimse, çifttekerci.
BOCİ
Ağır yük taşımaya yarayan, iki kalın ve küçük tekerleği olan el arabası.
ÇAMURLUK
Çamuru çok olan yer. Paçaları çamurdan korumak için giyilen tozluk. Taşıtlarda tekerleklerin üst bölümünü örten parça. Ayakkabıların çamurunu kazımak için yapılarda giriş kapısının önünde, yere çimento veya betonla tutturulan, demirden yapılmış, türlü biçimlerdeki ayakkabı sileceği.
ÇEKÇEK
Kişileri taşımak için kullanılan, insan gücüyle işleyen iki tekerlekli araç.
AĞIL
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.
ÇEKİŞLİ
Çekme gücünü ön veya arka tekerleklerden alan (araç).