Kelimeler arşivinde; içinde "teks" olan, toplam 39 tane kelime bulunuyor. İçerisinde teks bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu teks ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında teks olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
RADYOPROTEKSİYON
DESTEKSİZLİK, TEKSTİLCİLİK
İSTEKSİZLİK, PARAKORTEKS
İSTEKSİZCE, ETEKSERPEN
PRETEKSTA, LATEKSSİZ, TEKSİVRİK, KARTOTEKS, TEKSTİLCİ, KÖSTEKSİZ, TEKSERMEK, DESTEKSİZ, TEKSENMEK
İSTEKSİZ, KONTEKST, TEKSAKAL, AKATEKSİ, TEKSIRMA, LATEKSLİ
TEKSTÜR, VERTEKS, LASTEKS, VORTEKS, NARTEKS, KORTEKS, TEKSTİL
TEKSEN, ELTEKS, TEKSES, TEKSİM, TEKSOY, TEKSİR, TEKSİF, LATEKS
TEKST
TEKS
TEKS
Bin metre uzunluğundaki tek kat ipliğin kaç gram geldiğini tanımlayan bir ölçü birimi.
TEKSİVRİK
1.Cılız (gelişmemiş (ekin için): Sizin arpa teksivrik kalmış. 2.Ekinin yeni bitmiş, yeşermiş durumu : Buğday tarlada teksivrik kalmış. Topraktan yeni çıkan ekin.
TEKSERMEK
Önermek, öne sürmek. Uygun görmek.
İSTEKSİZCE
İstek göstermeden, isteksiz olarak.
PRETEKSTA
Roma tiyatrosunda ulusal Roma giysilerine verilen ad.
DESTEKSİZ
Desteği olmayan, desteklenmemiş.
LATEKSSİZ
Özünde lateks bulundurmayan.
TEKSTİLCİLİK
Tekstilci olma durumu.
İSTEKSİZLİK
İsteksiz olma durumu.
KARTOTEKS
Kartotek.
RADYOPROTEKSİYON
Radyasyondan korunma ve korunma yöntemlerini araştırma.
ETEKSERPEN
Kıyafeti toplu olmayan, pasaklı.
KÖSTEKSİZ
Kösteği olmayan.
TEKSTİLCİ
Tekstil işiyle uğraşan kimse.
PARAKORTEKS
Lenf yumrusunda timüs kökenli lenfositlerin bulunduğu bölüm.
DESTEKSİZLİK
Desteksiz olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEKS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KAÇINGANLIK
Geri durma, isteksiz davranma. Kaçıngan olma durumu.
ÇOĞALTMAK
Miktarını, sayısını, ölçüsünü artırmak, fazlalaştırmak, ziyadeleştirmek. Çoğaltma makinesi kullanılarak sayısını artırmak, teksir etmek.
GÜCÜMSEMEK
Bir şeyin yapılmasını güç görmek, bir işi isteksiz yapmak.
ÇEKTİRİCİ
Tekstil imalatında dokunmuş malzemeyi istenilen boy ve ene göre çektiren aracı çalıştıran işçi.
KIRIKLIK
Kırık olma durumu. Kırgınlık. İsteksizlik, güceniklik, kırgınlık.
DİPLOMAT
Dış politikayla uğraşan ve ülkesini temsil etmekle görevlendirilen kimse. İlişkilerinde kurnaz, becerikli olan. Teksir yapmak için kullanılan bir mumlu kâğıt türü.
KARTOTEK
Kartlar üstüne işlenmiş bilgilerin düzenli bir dizgeye göre derlenmesi. Bu biçimde derlenmiş kartların saklandığı kutu, dolap vb., kartoteks.
DOKUMACILIK
Dokumacının yaptığı iş, dokuyuculuk, tekstil.
KALPLIK
Düzmelik, sahtelik. İş yapma isteksizliği.
DOKUMA
Dokumak işi, tekstil. Tezgâhta dokunarak elde edilen (kumaş). Kumaş olabilen, kumaş yapılabilen. Yapı, oluşum. Minder örtüsü, yatak kılıfı vb. için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez.
LATEKSLİ
Özünde lateks bulunduran.
İŞTAHSIZ
Yemek yeme isteği olmayan, boğazsız. İsteksiz.
İSTEKSİZ
Bir işi yapmaya isteği olmayan, gönülsüz. İsteksizce.
METİN
Bir yazıyı biçim, anlatım ve noktalama özellikleriyle oluşturan kelimelerin bütünü, tekst. Basılı veya el yazması parça, tekst.
BAĞLAM
Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.
FRİJİDİTE
Kadında cinsel isteksizlik.
GÖNÜLSÜZ
Gönlü olmadan, isteksiz yapılan. Gönlü olmaksızın, istemeyerek.
ÇEVRE
Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.
GÖNÜLSÜZLÜK
Bir işi istemeyerek yapma, isteksizlik.
ÇOĞALTMA
Çoğaltmak işi, teksir, fazlalaştırma, ziyadeleştirme. Bir sanat eserinin aslına uygun olarak yapılmış olan taklidi, reprodüksiyon.