İçinde TEKS geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "teks" olan, toplam 39 tane kelime bulunuyor. İçerisinde teks bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu teks ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında teks olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

RADYOPROTEKSİYON

12 harfli kelimeler

DESTEKSİZLİK, TEKSTİLCİLİK

11 harfli kelimeler

İSTEKSİZLİK, PARAKORTEKS

10 harfli kelimeler

İSTEKSİZCE, ETEKSERPEN

9 harfli kelimeler

PRETEKSTA, LATEKSSİZ, TEKSİVRİK, KARTOTEKS, TEKSTİLCİ, KÖSTEKSİZ, TEKSERMEK, DESTEKSİZ, TEKSENMEK

8 harfli kelimeler

İSTEKSİZ, KONTEKST, TEKSAKAL, AKATEKSİ, TEKSIRMA, LATEKSLİ

7 harfli kelimeler

TEKSTÜR, VERTEKS, LASTEKS, VORTEKS, NARTEKS, KORTEKS, TEKSTİL

6 harfli kelimeler

TEKSEN, ELTEKS, TEKSES, TEKSİM, TEKSOY, TEKSİR, TEKSİF, LATEKS

5 harfli kelimeler

TEKST

4 harfli kelimeler

TEKS

Bazı kelimelerin anlamları

TEKS

Bin metre uzunluğundaki tek kat ipliğin kaç gram geldiğini tanımlayan bir ölçü birimi.

TEKSİVRİK

1.Cılız (gelişmemiş (ekin için): Sizin arpa teksivrik kalmış. 2.Ekinin yeni bitmiş, yeşermiş durumu : Buğday tarlada teksivrik kalmış. Topraktan yeni çıkan ekin.

TEKSERMEK

Önermek, öne sürmek. Uygun görmek.

İSTEKSİZCE

İstek göstermeden, isteksiz olarak.

PRETEKSTA

Roma tiyatrosunda ulusal Roma giysilerine verilen ad.

DESTEKSİZ

Desteği olmayan, desteklenmemiş.

LATEKSSİZ

Özünde lateks bulundurmayan.

TEKSTİLCİLİK

Tekstilci olma durumu.

İSTEKSİZLİK

İsteksiz olma durumu.

KARTOTEKS

Kartotek.

RADYOPROTEKSİYON

Radyasyondan korunma ve korunma yöntemlerini araştırma.

ETEKSERPEN

Kıyafeti toplu olmayan, pasaklı.

KÖSTEKSİZ

Kösteği olmayan.

TEKSTİLCİ

Tekstil işiyle uğraşan kimse.

PARAKORTEKS

Lenf yumrusunda timüs kökenli lenfositlerin bulunduğu bölüm.

DESTEKSİZLİK

Desteksiz olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında TEKS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TEKS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KAÇINGANLIK

Geri durma, isteksiz davranma. Kaçıngan olma durumu.

ÇOĞALTMAK

Miktarını, sayısını, ölçüsünü artırmak, fazlalaştırmak, ziyadeleştirmek. Çoğaltma makinesi kullanılarak sayısını artırmak, teksir etmek.

GÜCÜMSEMEK

Bir şeyin yapılmasını güç görmek, bir işi isteksiz yapmak.

ÇEKTİRİCİ

Tekstil imalatında dokunmuş malzemeyi istenilen boy ve ene göre çektiren aracı çalıştıran işçi.

KIRIKLIK

Kırık olma durumu. Kırgınlık. İsteksizlik, güceniklik, kırgınlık.

DİPLOMAT

Dış politikayla uğraşan ve ülkesini temsil etmekle görevlendirilen kimse. İlişkilerinde kurnaz, becerikli olan. Teksir yapmak için kullanılan bir mumlu kâğıt türü.

KARTOTEK

Kartlar üstüne işlenmiş bilgilerin düzenli bir dizgeye göre derlenmesi. Bu biçimde derlenmiş kartların saklandığı kutu, dolap vb., kartoteks.

DOKUMACILIK

Dokumacının yaptığı iş, dokuyuculuk, tekstil.

KALPLIK

Düzmelik, sahtelik. İş yapma isteksizliği.

DOKUMA

Dokumak işi, tekstil. Tezgâhta dokunarak elde edilen (kumaş). Kumaş olabilen, kumaş yapılabilen. Yapı, oluşum. Minder örtüsü, yatak kılıfı vb. için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez.

LATEKSLİ

Özünde lateks bulunduran.

İŞTAHSIZ

Yemek yeme isteği olmayan, boğazsız. İsteksiz.

İSTEKSİZ

Bir işi yapmaya isteği olmayan, gönülsüz. İsteksizce.

METİN

Bir yazıyı biçim, anlatım ve noktalama özellikleriyle oluşturan kelimelerin bütünü, tekst. Basılı veya el yazması parça, tekst.

BAĞLAM

Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.

FRİJİDİTE

Kadında cinsel isteksizlik.

GÖNÜLSÜZ

Gönlü olmadan, isteksiz yapılan. Gönlü olmaksızın, istemeyerek.

ÇEVRE

Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.

GÖNÜLSÜZLÜK

Bir işi istemeyerek yapma, isteksizlik.

ÇOĞALTMA

Çoğaltmak işi, teksir, fazlalaştırma, ziyadeleştirme. Bir sanat eserinin aslına uygun olarak yapılmış olan taklidi, reprodüksiyon.