Kelimeler arşivi içinde; başında "tela" olan, toplam 32 adet kelime bulunmaktadır. tela ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tela ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tela olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TELAŞLANDIRMAK
TELAŞLANDIRMA, TELANGİEKTAZİ
TELADORSAGİA, TELANGİYOZİS
TELAZİYOZİS, TELAŞLANMAK, TELAŞSIZLIK
TELAHSİMEK, TELAŞLILIK, TELAŞLANMA, TELAŞLANIŞ
TELALAMAK
TELAŞSIZ, TELALAMA, TELAURUV, TELAFFUZ
TELATİN, TELAŞLI, TELASÜK, TELAŞLA, TELAKKİ, TELAHUK, TELAÇAN
TELAŞE, TELARO, TELARİ, TELAKİ, TELAFİ
TELA
Kumaşla astar arasına konularak giysinin dik durmasını sağlayan kolalı bez.
TELANGİEKTAZİ
Küçük çaplı kılcal damarların genişlemesiyle oluşan patolojik değişim. Özellikle sığır ve yaşlı kedilerin karaciğerinde, köpeklerin böbreğinde görülür.
TELAŞSIZLIK
Telaşsız olma durumu.
TELAŞLANMAK
Sıkıntı duyarak acele etmek, endişelenmek, telaş etmek.
TELAŞLANDIRMAK
Telaşlanmasına sebep olmak.
TELAŞLANIŞ
Telaşlanma işi.
TELAŞSIZ
Telaş etmeyen, telaş göstermeyen, soğukkanlı. Soğukkanlılıkla, şaşırmadan.
TELANGİYOZİS
Kılcal damarlarda oluşan herhangi bir patolojik değişim.
TELAŞLANMA
Telaşlanmak işi.
TELADORSAGİA
Trichostrongylidae ailesinde bulunan, Ostertagia cinsine oldukça benzeyen koyun ve keçilerin abomasumunda parazitlenen nematod cinsi.
TELAŞLILIK
Telaşlı olma durumu.
TELALAMAK
İki kumaş parçası arasına tela koymak.
TELAHSİMEK
Açlıktan, susuzluktan, sıcak ya da korkudan bayılacak duruma gelmek.
TELALAMA
Telalamak işi.
TELAZİYOZİS
Thelazia cinsi nematodların neden olduğu enfeksiyon.
TELAŞLANDIRMA
Telaşlandırmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TELA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYAKTA
Ayağa kalkmış durumda. Telaşlı, heyecanlı bir biçimde.
KAKIM
Sansargillerden, yazın esmer kırmızı, kışın beyaz renkli kürkü değerli, etçil hayvan, as, ermin (Mustela erminea).
ÇIRPINMAK
Acı ile debelenmek. Ses çıkararak hafifçe dalgalanmak. Kaslar birdenbire kendiliğinden ve düzensiz bir biçimde kımıldamak, ihtilaç etmek. Çok istenilen bir şeyi gerçekleştirebilmek için aşırı derecede çaba harcamak. Ne yapacağını şaşırmış bir durumda üzülmek ve telaşlanmak.
PÜRTELAŞ
Telaşlı. Telaşlı olarak.
KOKARCA
Etoburlardan, orta boyda, kendini korumak için düşmanına kötü kokulu sıvı fışkırtan, ince, uzun bir kürk hayvanı (Mustela putorius).
KURTLANMAK
İçinde ya da üzerinde kurt üremek. Rahat oturmayıp telaş ve sabırsızlık göstermek. Bir yerde çok oturmaktan bıkarak gezme gereği duymak. Sürekli kımıldanmak.
KAVUŞMA
Kavuşmak işi, buluşma, telaki. Mantar ve yosun sınıfından bazı aşağı bitkilerde, yeni bir birey oluşturmak için iki ayrı hücrenin birleşmesi.
ÇARPINTILI
Heyecanlı, telaşlı.
SABIR
Acı, yoksulluk, haksızlık vb. üzücü durumlar karşısında ses çıkarmadan onların geçmesini bekleme erdemi, dayanç. Olacak veya gelecek bir şeyi telaş göstermeden bekleme.
DÜŞMEK
Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Fırsat çıkmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Aşırı ilgi ya da sevgi göstermek. Vurmak, değmek, rastlamak. Bulunmak. Hızı, gücü, değeri azalmak. Yakışmak, uygun gelmek. Düşkünleşmek. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Uğramak, kapılmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Eksilmek. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Alışmak, müptela olmak. Belirli zamana rastlamak. Bayağılaşmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. İşbaşından uzaklaşmak. Yakışık almak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Kötü yola girmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Yağmak.
GELİNCİK
Yazın kırlarda, özellikle ekin tarlalarında yetişen, kırmızı ve otsu bitki, gün gülü (Papaver rhoeas). Yılancık, arpacık, çıban vb. Mezgitgillerden, yılan balığına benzer, eti sevilen bir balık (Mustela tricirrata). Sansargillerden, ince uzun yapılı, sivri çeneli, küçük bir hayvan (Mustela nivalis).
BOĞUMLANMA
Boğumlanmak işi. Ciğerlerden gelen havanın, ağız ve burundaki çeşitli nokta ve bölgelerde engellemeye uğrayarak ses olarak çıkması, telaffuz, artikülasyon.
FILDIR
Çabuk, hızlı, telaşlı.
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.
BAĞIMLI
Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.
DAĞDAĞA
Gürültü, patırtı, telaş, karmakarışık durum, sıkıntı.
ANLAYIŞ
Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.
CİVCİVLİ
Civcivi olan. Gürültülü patırtılı, telaşlı.
HAYKIRMAK
Telaş, şikâyet vb. sebeplerle yüksek sesle bağırmak. Bir durum veya nitelik çok belirgin olarak görünmek. Çağırmak, seslenmek.
PANİKATAK
Aşırı korku, heyecan dolayısıyla saldırgan, telaşlı davranışta bulunma veya içine kapanma.