Kelimeler arşivi içinde; başında "teka" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. teka ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu teka ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde teka olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TEKAÜTLÜK, TEKAÜDİYE, TEKATOMLU
TEKALLAT, TEKARDIÇ
TEKABÜL, TEKAYAK, TEKAVÜL, TEKAVİD, TEKASÜL, TEKASÜF, TEKAMÜL, TEKALTI, TEKALİF, TEKAĞIZ, TEKAĞAÇ, TEKADIM
TEKANT, TEKAPU, TEKALP, TEKAÜT
TEKAL, TEKAY
TEKA
TEKA
Çeşitli yapı, organ ve organizmaları saran koruyucu kapsül ya da örtü. Spor kılıfı, polen kılıfı, folikül örtüsü gibi. Çiçekli bitkilerde erkek organın (stamen) anterinin parçaları. Herhangi bir oluşumu dıştan zar biçiminde saran örtücü tabaka, kılıf, tabaka, kapsül, zarf veya muhafaza.
TEKARDIÇ
Elâzığ ilinde, Karakoçan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
TEKAĞIZ
Kalaycı çekici. (YaIvaç Isparta).
TEKAMÜL
Olgunluk, olgunlaşma. Gelişim, gelişme. Evrim.
TEKALTI
Eyerin altına ve keçenin üstüne konulan meşin kaplı keçe. Eyerin altına, keçenin üstüne yerleştirilen meşin kaplı keçe.
TEKALİF
Teklifler. Vergiler, salmalar.
TEKAYAK
Seksek oyunu. Yalnız bir ayağı bulunan alıcı desteği.
TEKAÜTLÜK
Emeklilik.
TEKALLAT
Para almadan yapılan iş.
TEKAVÜL
İşçi servisi yapan küçük boyutlu tren.
TEKAVİD
Tekaüt.
TEKATOMLU
Genellikle soy gazlar gibi, molekülü tek atomdan oluşan öğelerin ortak niteliği.
TEKABÜL
Karşılık olma, karşılama, yerini tutma. Karşı olum.
TEKASÜF
Bir araya gelme, toplanma, sıkışma. Yoğun duruma gelme, yoğunlaşma.
TEKAÜDİYE
Emekli aylığı.
TEKASÜL
Üşengeçlik.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KORONA
Güneş tacı. Zavallı. Aken tipi meyveye sahip bazı bitki meyvelerinin üzerinde taç şeklinde yer alan yapılar. Denizlâlelerinin tekası. 3.Rotator gibi bazı hayvanların ön tarafında bulunan silli, halkasal yapı. Yüksek gerilimli hatlarda ve kıvılcımla ateşlenen motorlarda daha çok gözlenen, oksijenin iyonlaşıp ozon oluşmasına sebep olan elektriksel boşalım etkisi. Oluşan ozonun şiddetli yükseltgeyici etkisinden dolayı bu tür yerlerdeki kablo, tel veya fiş bağlantılarında yükseltgenmeye dirençli naylon, neopren ve diğer sentetik maddeler kaplama için kullanılır. Deniz lalelerinin tekası. Rotator gibi bazı hayvanların başlarında bulunan silli, halkasal yapı. Taç, çelenk. Taç veya çelenge benzeyen oluşum.
PROTOTEKOZİS
Renksiz alglerden, Prototheca zopfii ve Prototheca wickerha türlerinin hayvan ve insanlarda oluşturduğu panuveitis, mastitis, dermatitis, enterokolitis ve sistemik değişimlerle belirgin enfeksiyon. Kedi ve insanda derideki değişimler, ineklerde meme yangısı, köpeklerde ise sistemik enfeksiyonlar genellikle daha baskındır, prototekal enfeksiyonlar.
POROİT
Delik ya da deliğe benzer; delikli yapılara sahip. Dinoflagellat ve diyatomelerin tekasındaki küçük çöküntüler.
EMEKLİ
Emek harcanarak elde edilen, zor, zahmetli. Belirli bir süre çalıştıktan sonra kanunlar gereği işi ile ilgisi kesilerek kendisine aylık bağlanmış olan kimse, tekaüt.
MUHAT
Kuşatılmış, sarılmış, çevrilmiş. Kitabın sırt kâğıdı ile mukavvasının arasında isteka ile bastırılarak oluşturulmuş hafif çukurluk.
KARŞILAMAK
Dışarıdan gelen bir kimseye karşılayıcı olarak çıkmak, istikbal etmek. Söylenen, yapılan, bildirilen bir şeyi olumlu veya olumsuz bulmak. Önlemek, durdurmak. Boksta karşı oyuncunun yumruklarını savmak. Masrafı ödemek. Karşılık olmak, denk gelmek, tekabül etmek.
KISABOYNUZLULAR
Kısa duyargalı, geniş kanatlı ve oldukça gelişkin sinek türlerini içine alan çiftekanatlılar topluluğu.
KARŞILIKLI
İki kişi veya iki topluluğun arasında geçen ve karşılaşılan harekete eş değer bir hareketle beliren, mütekabil. Birbirine karşı bulunan. Birbiriyle ilgili olarak. Birbirlerine karşı bir biçimde.
TEHEZE
Çürük, bozuk. İşe yaramaz, yıpranmış durumda. Arapça kökenli tekazâ: iğreti; bozuk; çabuk bozulabilir.
EMEKLİLİK
Emekli olma durumu, tekaütlük.
BİLARDO
Çuha kaplı bir masa üzerinde, fil dişi toplarla ve isteka ile oynanan bir oyun.
KOKON
Düz kanatlılarda (Orthoptera) içine yumurtaların bırakıldığı süngerimsi yapı. Baklagillerde (Leguminosae) içinde tohumların bulunduğu zarf. İçine yumurta veya tohumların bırakıldığı yapı. Tam başkalaşım gösteren böceklerin pireler gibi erişkinlerin içerisinde geliştiği puparyum kılıfı. Halkalı solucanlarda (sülükler) slitellum tarafından oluşturulan ve döllenmiş yumurtayı çevreleyen yumurta kesesi. Trematod ve sestodlarda zigota ilave olarak çok sayıda vitellin bez hücrelerinden oluşan yumurtalar. Cockroaches'lerin türe bağlı olarak 16-40 adet yumurta içeren ootekası.
İPLİKBOYNUZLULAR
Gövdeleriyle birlikte bütün vücut parçaları ince uzun yapılışta olan çiftekanatlılar topluluğu. a. bk. sivrisinekler.
SİNEKBİTLERİ
Sıcak kanlı hayvanlarda bitler gibi asalak yaşayan, yassı başlı, geniş ve yassı karınlı, çoğu kanatsız çiftekanatlılar topluluğu; pupa doğuranlar."Atsineği" çok bilinen, çok yaygın türüdür.
İSTİKA
Ayakkabıların altını parlatmak için kunduracıların kullandığı kemik, isteka.
ATSİNEĞİ
Çiftekanatlılar dizisinden olup, memelilere, en çok atlara, seyrek olarak da çeşitli dağ kuşlarına ve insanlara sataşan sinek türü.
KARAMBOL
Bilardo oyununda isteka ile vurulan bilyenin öbürlerine dokunması. Karışıklık, karmaşa. Çarpışma, birbirine çarpma.
İRELLETMEK
İleriletmek; daha mütekamil bir duruma koymak.
MÜTEGABİL
Arapça kökenli mütekabil: mütekabil.
TEKOM
Teka hücre tümörü.