Kelimeler arşivi içinde; sonunda "teber" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu teber ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında teber olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde teber olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SÜMBÜLTEBER
MUHTEBER, TIĞTEBER, TİĞTEBER
MUTEBER, TITEBER
TEBER
TEBER
Balta. Meşin kesmek için kullanılan araç. Bazı dervişlerin taşıdıkları sapı uzun, keskisi ayça biçiminde, küçük ve hafif balta.
MUHTEBER
Muteber, itibar sahibi.
MUTEBER
Saygın, itibarı olan, hatırı sayılır, sözü geçer. Değerli. İnanılır, güvenilir. Geçerli.
TITEBER
Yanında para ya da eşya olmama durumu.
TİĞTEBER
Yanında para ya da eşya olmama durumu : Tiğteber yola çıktım.
TIĞTEBER
Yanında para ya da eşya olmama durumu.
SÜMBÜLTEBER
Zambakgillerden, güzel kokulu, beyaz renkli bir çiçek (Polianthes).
Bu bölümde tanımı içerisinde TEBER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANARIBERİ
Ufak tefek, öteberi, sandık eşyası. Sebze.
ANERBERİ
Ufak tefek, öteberi, sandık eşyası.
HEYBE
At, eşek vb. binek hayvanlarının eyeri üzerine geçirilen veya omuzda taşınan, içine öteberi koymaya yarayan, kilim veya halıdan yapılmış iki gözlü torba. Omza geçirilebilen tek gözlü bir çanta türü.
ANARA
Ufak tefek, öteberi, sandık eşyası.
GEÇERLİ
Yürürlükte olan, uygulanan, meri, muteber. Beğenilen, tutulan.
DAĞINTI
Karışık, gelişigüzel atılmış öteberi.
KOYACAK
İçine öteberi koymaya yarayan şey.
TEBERLİ
Teberi olan.
TENEKECİ
Tenekeden kap ve öteberi yapan, tenekeden yapılmış malzemeyi onaran kimse.
ANERBETİ
Ufak tefek, öteberi, sandık eşyası.
RAF
Üstüne öteberi koymak için duvara veya bir dolabın içine birbirine paralel olarak tutturulmuş, genellikle geniş, uzun tahta veya metal levha.
TEBERSİZ
Teberi olmayan.
TORBA
Genellikle pamuk ve kıldan dokunmuş, türlü boy ve biçimde, ağzı büzülüp bağlanabilen araç. Er bezi, husye, testis. Vücutta meydana gelen şişlik. Genellikle plastikten veya kâğıttan yapılmış, içine öteberi koymaya yarayan, çeşitli büyüklükte olabilen taşıma gereci, poşet.
BAĞIŞLAMAK
Bir mal veya hakkı karşılık beklemeden birine vermek, teberru etmek. Hoşgörmek. Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek, affetmek. Görevden çekmek, almak.
ANARBETİ
Ufak tefek, öteberi, sandık eşyası. Yemiş, çerez.
BAĞIŞ
Bağışlanan şey, yardım, hibe, teberru.
ANARBERİ
Ufak tefek, öteberi, sandık eşyası. Yemiş, çerez.
KÜFECİ
Küfe yapan veya satan kimse. Küfe ile sırtında öteberi taşıyan hamal.
SAYGIN
Saygı gören, sayılan, hatırlı, itibarlı, muteber.
FİLE
Yün, pamuk vb. ipliklerden düğümlerle oluşmuş ağ. Alışverişte öteberi taşımak için kullanılan, ilmeklerden oluşan ağ torba. Saçların dağılmaması için kullanılan ağ biçiminde örgü. Ağ.