Kelimeler arşivi içinde; başında "teber" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. teber ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu teber ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde teber olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TEBERZİLEMEK
TEBERİKLER, TEBERRÜKEN
TEBEROĞLU
TEBERRİK, TEBERSİZ, TEBERRÜZ, TEBERRÜK, TEBEROTU, TEBERHUN, TEBERDAR
TEBERRU, TEBERLİ, TEBERİK, TEBERÜK, TEBERZE
TEBER
TEBER
Balta. Meşin kesmek için kullanılan araç. Bazı dervişlerin taşıdıkları sapı uzun, keskisi ayça biçiminde, küçük ve hafif balta.
TEBERDAR
Baltacı. Yeniçeriler arasında baltalı asker sınıfı.
TEBERİK
Armağan, andaç, anmalık. Korunmak üzere birine ya da bir yere bırakılan şey, emanet. Ölen kimsenin çocuğu. Hatıra. Sakarya ilinde, Ferizli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
TEBERRÜZ
Meydana çıkma, görünme.
TEBEROTU
Havuç.
TEBERSİZ
Teberi olmayan.
TEBERRU
Bağış.
TEBERRÜK
Uğur sayma.
TEBERÜK
Armağan, andaç, anmalık. Yağsız ya da gıdasız (yemek için). Çok az. Yatırlardan alınan toprak, taş. Armağan. Samsun ili, Vezirköprü belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
TEBERRİK
Armağan.
TEBEROĞLU
Samsun şehrinde, Lâdik belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
TEBERHUN
Kızıl söğüt, tarhun.
TEBERZİLEMEK
Üstüne titremek, özen göstermek.
TEBERRÜKEN
Uğur sayarak, mutlu olsun diye.
TEBERLİ
Teberi olan.
TEBERİKLER
Bolu ilinde, Mengen ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEBER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANERBERİ
Ufak tefek, öteberi, sandık eşyası.
ARTIKCI
Fazla olanı giyen, yiyen, artan öteberiden faydalanan.
ANARIBERİ
Ufak tefek, öteberi, sandık eşyası. Sebze.
TENEKECİ
Tenekeden kap ve öteberi yapan, tenekeden yapılmış malzemeyi onaran kimse.
SAYGIN
Saygı gören, sayılan, hatırlı, itibarlı, muteber.
TORBA
Genellikle pamuk ve kıldan dokunmuş, türlü boy ve biçimde, ağzı büzülüp bağlanabilen araç. Er bezi, husye, testis. Vücutta meydana gelen şişlik. Genellikle plastikten veya kâğıttan yapılmış, içine öteberi koymaya yarayan, çeşitli büyüklükte olabilen taşıma gereci, poşet.
BAĞIŞLAMAK
Bir mal veya hakkı karşılık beklemeden birine vermek, teberru etmek. Hoşgörmek. Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek, affetmek. Görevden çekmek, almak.
RAF
Üstüne öteberi koymak için duvara veya bir dolabın içine birbirine paralel olarak tutturulmuş, genellikle geniş, uzun tahta veya metal levha.
KOYACAK
İçine öteberi koymaya yarayan şey.
KÜFECİ
Küfe yapan veya satan kimse. Küfe ile sırtında öteberi taşıyan hamal.
DAĞINTI
Karışık, gelişigüzel atılmış öteberi.
ANIH
Nane, dağnanesi. Yemeklere konulan bir çeşit kokulu ot. Yemeğe sonradan dökülen kızdırılmış yağ ve soğan. Yemek için biriktirilen, saklanan öteberi, yiyecek içecek. Nane. Eski türkçe anuk: çorbalara katılan, kurutularak hazırlanmış kokulu bitkiler (aşoti, darağoti, Etoti, kekoti, nane, reyhan, tarhın, yarpız vb).
HEYBE
At, eşek vb. binek hayvanlarının eyeri üzerine geçirilen veya omuzda taşınan, içine öteberi koymaya yarayan, kilim veya halıdan yapılmış iki gözlü torba. Omza geçirilebilen tek gözlü bir çanta türü.
BAĞIŞ
Bağışlanan şey, yardım, hibe, teberru.
ANARA
Ufak tefek, öteberi, sandık eşyası.
ANARBERİ
Ufak tefek, öteberi, sandık eşyası. Yemiş, çerez.
GEÇERLİ
Yürürlükte olan, uygulanan, meri, muteber. Beğenilen, tutulan.
FİLE
Yün, pamuk vb. ipliklerden düğümlerle oluşmuş ağ. Alışverişte öteberi taşımak için kullanılan, ilmeklerden oluşan ağ torba. Saçların dağılmaması için kullanılan ağ biçiminde örgü. Ağ.
ANARBETİ
Ufak tefek, öteberi, sandık eşyası. Yemiş, çerez.
ANERBETİ
Ufak tefek, öteberi, sandık eşyası.