Kelimeler arşivi içinde; sonunda "talar" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu talar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında talar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde talar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PROTİSTALAR
BALTALAR, SOFTALAR, TAHTALAR
KETALAR, ORTALAR, USTALAR
ATALAR
TALAR
TALAR
(Mimarlık) İran ev ve saraylarının avluya bakan yüzlerinde, zemin katında, oturmağa yarayan, önü ve yanları açık, direkli sundurma. a. bk. eyvan, livvan, sundurma, hayat.
PROTİSTALAR
Tek hücreden oluşan hayvansal ve bitkisel organizmaları kapsayan canlılar âlemi, Protista.
KETALAR
Katamin hidroklorürün ticari adı.
TAHTALAR
Ankara ilinde, Çeltikçi bucağına bağlı bir bölge.
ATALAR
Bireyin kan ve dünürlük ilişkileri ile bağlı bulunduğu ve zaman olarak kendinden önce yaşamış olan aile ve yakınlık kümesi üyeleri. Bir toplumsal küme ya da toplumun geçmiş kuşakları. Ecdat. Artvin ilinde, Şavşat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Diyarbakır kenti, Çüngüş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Gaziantep ili, ŞehitKâmil belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Gümüşhane ili, Torul belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. İçel ili, Tarsus ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Malatya şehri, Yeşilyurt ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Mardin şehrinde, Mazıdağı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ORTALAR
Kars şehrinde, Susuz ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
BALTALAR
Kuzeydoğudan esen rüzgâr. Sivas ilinde, Şarkışla ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
USTALAR
Artvin kenti, Aşağıırmaklar bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
SOFTALAR
Bilecik ili, Gölpazarı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde TALAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMELİYATHANE
Hastanelerde hastaların ameliyat edildiği özel bölüm.
ALİTERASYON
Şiir ve nesirde uyum sağlamak için söz başlarında ve ortalarında aynı ünsüzün veya aynı hecelerin tekrarlanması.
ASYA
Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.
AKUPUNKTUR
Vücudun belirli noktalarına genellikle altın iğne batırılarak yapılmış olan tedavi.
BAKAYA
Askerlik çağına girenlerden son yoklamalarını yaptırarak askerlik kararı aldırdıkları hâlde çağrıldıklarında gelmeyen veya gelip de kıtalarına gitmeden toplandıkları yerlerden ayrılanlar. Ait olduğu yıl içinde toplanamayıp ertesi yıla kalan vergiler. Kalıntılar.
AYKIRI
Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir, muhalif. Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse), marjinal. Çapraz, ters. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen. Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan.
BAKIMEVİ
Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim. Kademe.
ANDIRIŞ
İki şey arasında bazı noktalardaki uygunluk, benzerlik durumu, temsil.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
BAĞDADİ
Ağaç direkler üzerine çakılmış çıtalara sıva vurularak yapılmış olan (duvar veya tavan). Yapılarda kullanılan çıta. 0,0501 gram olan ağırlık ölçü birimi.
AVUSTRALYA
Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri. Bu kıtada yer alan bir ülke.
BAKICI
Bakma işiyle görevlendirilen kimse. Bir şeyi satın almayı düşünmeden yalnızca bakarak ilgilenen kimse. Falcı. Yabancı ülkede bir aile yanında kalarak eğitimini sürdüren ve aynı zamanda o evin çocuklarına bakan kimse. Genellikle çocuk, yaşlı ve hastalara bakma işiyle görevli kimse. Yeme içme, barınma ve eğitim karşılığında bakıcılık görevi yapan kimse.
AFRİKA
Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.
ATLAS
Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü, saten. Bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim veya levhalardan oluşmuş kitap. Dünyanın, bir ülkenin, bir bölgenin fiziksel ve siyasal coğrafyası ile ekonomi, tarih vb. konularda toplu bilgi vermek için bir araya getirilmiş coğrafya haritaları derlemesi.
BARDA
Dam ustalarının kullandığı, başının bir ucu çember parçası biçiminde eğri, öbür ucu keskin çekiç. Fıçıcı keseri.
ARMUZ
Gemilerde güverte ve borda kaplama tahtalarının yan yana gelmeleri sonucu aralarında oluşturdukları çizgi.
ALYAN
Cıvataları çıkarıp takmaya yarayan, altıgen kesitli, L biçiminde alet.
AVRUPA
Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.
BAĞ
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.
BAKIŞIM
İki veya daha çok şey arasında konum, biçim ve belirli bir eksene göre ölçü uygunluğu, simetri. Eksen olarak alınan bir doğrudan, benzer noktaları karşılıklı olarak aynı uzaklıkta bulunan iki benzer parçanın birbirine göre olan durumu, tenazur, simetri.