Kelimeler arşivi içinde; başında "talaş" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. talaş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu talaş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde talaş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TALAŞLANMAK
TALAŞLAMAK, TALAŞLANMA, TALAŞMALAŞ
TALAŞLAMA
TALAŞLIK, TALAŞMAK, TALAŞMAN
TALAŞIR
TALAŞA
TALAŞ
TALAŞ
Testere ile biçilen veya rende, matkap, törpü ve benzerleri araçlarla işlenen bir şeyden dökülen kırıntılar. 1.Mısır koçanlarının dış kabukları. 2.Durgun suların üstünde toplanan yosunlu katman. 3.Kamış. Şişman kişi : Talaş adam kendini çekemiyor. Üzüntü, kuruntu. Kabağın çekirdekli iç bölümü. Telaş, endişe. Gösteri alanını gösteri sırasında çabucak temizlemekte kullanılan talaş.
TALAŞLAMAK
Talaş dökmek.
TALAŞLAMA
Talaşlamak işi.
TALAŞLANMA
Talaşlanmak işi.
TALAŞLIK
Gübrelik, çöplük yer.
TALAŞA
Çikolata kâğıdı. İş güç, sorun.
TALAŞMALAŞ
Küçük, yabanıl elma.
TALAŞLANMAK
Talaş dökülmek.
TALAŞMAN
Kavgacı. Dövüşken, kavgacı.
TALAŞIR
Kireçlenmiş derinin yıkandığı çukur yer.
TALAŞMAK
Boğuşmak, kavga etmek. Boğuşmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TALAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CILLIK
Sözünün eri olmayan. Çok çabuk darılan. Bir senelik veya daha horoz. Mıncıklama, bozma. Talaş. Kara batak büyüklüğünde yaşayan bir cins kuş. Mayasız hamur ekmeği. Korku. Kümes hayvanlarının yavrusu, civciv. Bozuk, çürük, kokmuş. Kabarcık.
CİLLİK
Ağustos böceği. Tarla kuşu. Yırtık, eski. Hasır otunun bol bulunduğu yer. Oyunu bırakıp çıkan. Talaş kebabı. Dişilik organı.
USTALAŞMA
Ustalaşmak durumu.
ÇARMIK
Yelkenli kayık direklerinin çevresinde bulunan ip veya teller. Küçük çatı çivisi. Yıkılmaması için direklere, ağaçlara vurulan ikinci ağaç, destek. Mal, mülk. Düzen. Gösterişli olan şeyler (hk.). Ağaç talaşı. Çoban yamağı. Yetenek. Dar yol. Yapılarda direkle yatay ağaçlar arasına çakılan payanda. (Mudurnu Bolu).
HIZERİK
Talaş.
GAVZANTI
Buğday ya da arpa elendikten sonra kalburun üstünde kalan kabuklar. Ağaç talaşı.
GEVİNTİ
Burgunun ucundan dökülen talaş. Ekinin sap ve kabuğu, boş başak. Talaş, tahta tozu.
PROFESYONEL
Bir işi kazanç sağlamak amacıyla yapan (kimse), amatör karşıtı. Ustalaşmış, uzmanlaşmış.
HILIK
Eski kilim ya da halı. Hasır otu, talaş ve benzerleri şeylerin döküntüleri : Çuvala hılık doldurup eve getirdim. Halka. Testi.
GAVCAR
Ardıç ağacının kabuğu. Dülger rendesinden çıkan talaş. Çok hafif ve lifli olan sapından şişe tıpası yapılan bir çeşit bitki. Belde taşınan bıçak. Ekinlerin dibindeki kuru yaprak. içine yalamuk konulan çam kabuğundan yapılmış torba.
SUNTA
Doğramacılıkta kereste olarak kullanılan, sıkıştırılmış talaş ve yongadan yapılmış olan tahta.
GEVİK
Ucu çengelli ağaç. Geveze. Dişsiz ya da yamuk, çarpık (ağız için): Gevik Ali. Kuruntulu: Bu kız amma gevik ha. Sözünde durmayan. Burgunun ucundan dökülen talaş. Hayvanlarda koyu kırmızı ile siyah karışığı renk: Gevik keçi. Rüşvet: Gevik yedirmeden bu işi gördüremeyeceğim. Ekinin sap ve kabuğu, boş başak. Savrulan harmandan arta kalan ezilmemiş, iyi dövülmemiş başak. Ağaç köklerinin kurumuş parçaları. Yavrusu ölen ineğin sütünü sağdırması için emzirilen başka bir buzağı. Ağızda çiğnenen şey, lokma. Gelişmemiş başak.
TAHTALAŞMA
Tahtalaşmak işi.
HIZARIK
Talaş.
EYİŞ
Ateş küreği. Hamur teknesini kazımaya yarayan demir araç. Pekmez pişirilirken karıştırmakta kullanılan uzun saplı kürek. Üvendirenin ucuna takılan, çamurları silmeye yarayan yassı de-mir. Bıçkı, hızar talaşı. Pişmekte olan ekmeği çevirmeye yarayan demir araç.
HIZARUK
Talaş.
DİŞUCU
Testerede ağaçtan talaş koparan sivri uç.
DİŞBOŞLUĞU
Testerede iki diş arasında kalan, içine talaş dolan açıklık.
SOFTALAŞMA
Softalaşmak işi.
HIŞİK
Fasulye kurusu. Fasulye sapı. Dut kurusu. Su, yağ ve benzerleri şeylerde bulunan çerçöp. Pamuk kozası. Meyvelerin yenilmeyip atılan kısımları, eşelek. Talaş.