TAKMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "takma" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. takma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu takma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde takma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TAKMA

Takmak işi. Gerçeğinin yerine konulan, eğreti, müstear. Eksik bir organın yerini tutmak, bir organın sakatlığını örtmek amacıyla yapılmış olan (organ veya parça), protez.

TAKMAAD

Kimi insanlara gövdesel ya da tinsel bir özürlerinden, belirgin bir özelliklerinden, uğraştıkları işlerden dolayı takılan, günlük konuşmalarda ve işlerde kullanılan, çoğunca komik, küçültücü ya da yüceltici nitelikteki ad.

TAKMAZLIK

Takmama durumu.

TAKMAK

Bir şeyi başka bir yere uygun bir biçimde tutturmak, iliştirmek, geçirmek. Borç bırakmak. Düğün vb. törenlerde takı armağan etmek. Sınavını başaramamak. Ad, lakap koymak. Kendisiyle birlikte götürmek, yanına almak veya arkasından izletmek. Önemsemek, önem vermek, tınmak. Biriyle olumsuz olarak uğraşmak. Kuşanmak.

TAKMAMAZLIK

Dikkate veya ciddiye almama, umursamama.

TAKMAKBAŞ

Bir çeşit büyük mercanbalığı.

TAKMATÜRKİ

Olaya ya da kimseye hemen orada düzülüp bestelenen türkü.

TAKMAN

1.Babçe ya da tarlalarda çeşitli bitkiler ekmek için ayrılan toprak parçaları, evlek. 2.Küçük bahçe. Kayaların delikli yanı.

  -   -   -  

Anlamında TAKMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TAKMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇELMELEMEK

Çelme takmak. Bir işi baltalamak. Bir iş ya da kimseyi engellemek.

GEMLEMEK

Hayvanın ağzına gem takmak. Aşırı istek ve davranışlara engel olmak, frenlemek.

ÇERÇEVECİ

Çerçeve yapan kimse. Resimlere, tablolara çerçeve takma işiyle uğraşan kimse.

ALYAN

Cıvataları çıkarıp takmaya yarayan, altıgen kesitli, L biçiminde alet.

EĞRETİ

Belirli bir süre sonra kaldırılacak olan, geçici, muvakkat. İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış bir biçimde. Belli belirsiz. İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış olan. Uyumsuz, yakışmamış. Üstünkörü, ciddiye almadan. Takma.

KELEPÇELEMEK

Kelepçe takmak.

ÇENGELLEMEK

Çengelini takmak. Çengel atış yapmak.

İLİŞTİRMEK

İlişmesini sağlamak. Bağlamak, tutturmak, eğreti takmak, hafifçe tutturmak.

BUKAĞILAMAK

Hayvanın ayağına bukağı takmak.

ISKARMOZ

Gemilerin kaburgalarını oluşturan eğri ağaçların adı. Kürek takmak için kayık ve sandalın yan kenarına dikine yerleştirilmiş ağaç çubuk. Vücudu yuvarlak, uzunca, pullu, burnu sivri, küçük palamut boyunda bir balık (Sphyraena sphyraena).

ADLANDIRMAK

Çağırmak veya anmak için bir canlıya, bir yere, bir şeye ad vermek, ad koymak, ad takmak, ad vermek, isimlendirmek, isim koymak, isim takmak, isim vermek, tesmiye etmek.

DİZGİNLEMEK

Ata dizgin takmak veya atı yürütmek için dizginini oynatmak. Birinin aşırı davranışlarını önlemek.

BAĞDALAMAK

Düşürmek için ayağını birinin ayaklarına takmak, çelme atmak. Güreşte rakibe ayak sarması takmak.

GEÇİRMEK

Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Zaman harcamak. Giymek, giyinmek. Birine kötü söz söylemek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Etmek, yapmak. Hastalık bulaştırmak. Vurmak.

CAMLAMAK

Cam geçirmek, cam takmak.

GİRİŞİMSEL

Girişimle ilgili. Kapalı olan damarları açmak, sten takmak vb. tedavilerde iğne ile yapılmış olan işlem biçimi.

ENGELLEMEK

Bir şeyin gerçekleşmesini veya yapılmasını önlemek. Güreşte hasmı çaprazda sürerken düşürmek için ayağına basmak veya topuğuna ayak takmak.

CAMCI

Cam ticaretini veya cam takmayı meslek edinmiş kimse. Evin içini pencereden gözetleyen kimse. Camevi.

GÖZLÜKSÜZ

Gözlüğü olmayan, gözlük takmamış olan.

DEMİRLEMEK

Kapı ve pencerenin kol demirini takmak, kapatmak. Gemi demir atmak. Demire vurmak.