İçinde TAKMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "takma" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde takma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu takma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında takma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

TAKMAMAZLIK

10 harfli kelimeler

TAKMATÜRKİ

9 harfli kelimeler

TAKMAZLIK, TAKMAKBAŞ, YALTAKMAK

7 harfli kelimeler

TAKMAAD

6 harfli kelimeler

TAKMAK, TAKMAN

5 harfli kelimeler

TAKMA

Bazı kelimelerin anlamları

TAKMA

Takmak işi. Gerçeğinin yerine konulan, eğreti, müstear. Eksik bir organın yerini tutmak, bir organın sakatlığını örtmek amacıyla yapılmış olan (organ veya parça), protez.

YALTAKMAK

Dalkavukluk etmek.

TAKMAZLIK

Takmama durumu.

TAKMATÜRKİ

Olaya ya da kimseye hemen orada düzülüp bestelenen türkü.

TAKMAMAZLIK

Dikkate veya ciddiye almama, umursamama.

TAKMAK

Bir şeyi başka bir yere uygun bir biçimde tutturmak, iliştirmek, geçirmek. Borç bırakmak. Düğün vb. törenlerde takı armağan etmek. Sınavını başaramamak. Ad, lakap koymak. Kendisiyle birlikte götürmek, yanına almak veya arkasından izletmek. Önemsemek, önem vermek, tınmak. Biriyle olumsuz olarak uğraşmak. Kuşanmak.

TAKMAAD

Kimi insanlara gövdesel ya da tinsel bir özürlerinden, belirgin bir özelliklerinden, uğraştıkları işlerden dolayı takılan, günlük konuşmalarda ve işlerde kullanılan, çoğunca komik, küçültücü ya da yüceltici nitelikteki ad.

TAKMAN

1.Babçe ya da tarlalarda çeşitli bitkiler ekmek için ayrılan toprak parçaları, evlek. 2.Küçük bahçe. Kayaların delikli yanı.

TAKMAKBAŞ

Bir çeşit büyük mercanbalığı.

  -   -   -  

Anlamında TAKMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TAKMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ENGELLEMEK

Bir şeyin gerçekleşmesini veya yapılmasını önlemek. Güreşte hasmı çaprazda sürerken düşürmek için ayağına basmak veya topuğuna ayak takmak.

GEMLEMEK

Hayvanın ağzına gem takmak. Aşırı istek ve davranışlara engel olmak, frenlemek.

KELEPÇELEMEK

Kelepçe takmak.

GÖZLÜKSÜZ

Gözlüğü olmayan, gözlük takmamış olan.

ISKARMOZ

Gemilerin kaburgalarını oluşturan eğri ağaçların adı. Kürek takmak için kayık ve sandalın yan kenarına dikine yerleştirilmiş ağaç çubuk. Vücudu yuvarlak, uzunca, pullu, burnu sivri, küçük palamut boyunda bir balık (Sphyraena sphyraena).

BUKAĞILAMAK

Hayvanın ayağına bukağı takmak.

ADLANDIRMAK

Çağırmak veya anmak için bir canlıya, bir yere, bir şeye ad vermek, ad koymak, ad takmak, ad vermek, isimlendirmek, isim koymak, isim takmak, isim vermek, tesmiye etmek.

BAĞDALAMAK

Düşürmek için ayağını birinin ayaklarına takmak, çelme atmak. Güreşte rakibe ayak sarması takmak.

ALYAN

Cıvataları çıkarıp takmaya yarayan, altıgen kesitli, L biçiminde alet.

GİRİŞİMSEL

Girişimle ilgili. Kapalı olan damarları açmak, sten takmak vb. tedavilerde iğne ile yapılmış olan işlem biçimi.

DİZGİNLEMEK

Ata dizgin takmak veya atı yürütmek için dizginini oynatmak. Birinin aşırı davranışlarını önlemek.

EĞRETİ

Belirli bir süre sonra kaldırılacak olan, geçici, muvakkat. İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış bir biçimde. Belli belirsiz. İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış olan. Uyumsuz, yakışmamış. Üstünkörü, ciddiye almadan. Takma.

CAMCI

Cam ticaretini veya cam takmayı meslek edinmiş kimse. Evin içini pencereden gözetleyen kimse. Camevi.

ÇENGELLEMEK

Çengelini takmak. Çengel atış yapmak.

GEÇİRMEK

Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Zaman harcamak. Giymek, giyinmek. Birine kötü söz söylemek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Etmek, yapmak. Hastalık bulaştırmak. Vurmak.

DEMİRLEMEK

Kapı ve pencerenin kol demirini takmak, kapatmak. Gemi demir atmak. Demire vurmak.

CAMLAMAK

Cam geçirmek, cam takmak.

ÇELMELEMEK

Çelme takmak. Bir işi baltalamak. Bir iş ya da kimseyi engellemek.

ÇERÇEVECİ

Çerçeve yapan kimse. Resimlere, tablolara çerçeve takma işiyle uğraşan kimse.

İLİŞTİRMEK

İlişmesini sağlamak. Bağlamak, tutturmak, eğreti takmak, hafifçe tutturmak.