TAKAN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "takan" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. takan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu takan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde takan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TAKAN

Bir şeyi sağlayacak ya da önleyecek yol, önlem. Kilitsiz dolap. Otobüs. (İlyaslı Uşak).

TAKANA

Mutfak.

TAKANMAK

Dokunmak.

TAKANLI

İçel kenti, Kuzucubelen nahiyesine bağlı bir bölge.

TAKANAK

Alacak. İlişki. Borç.

  -   -   -  

Anlamında TAKAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TAKAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DAKINAK

Veresiye verilen maldan kalan alacak, takanak. İlgi, ilişki.

MUSKA

İçinde dinsel veya büyüleyici bir gücün saklı olduğu sanılan, taşıyanı, takanı veya sahip olanı zararlı etkilerden koruyup iyilik getirdiğine inanılan bir nesne, yazılı kâğıt vb., hamaylı. Üçgen biçiminde katlanmış olan şey.

DAKANAK

Veresiye verilen maldan kalan alacak, takanak. İlgi, ilişki: Bozan'da artık dakanağım kalmadı.

ALEMCİ

Camilerin kubbelerine, minarelerine alem yapan veya takan kimse.

KANCACI

Metal zincir imalatında palet zincirlerinin ucundaki baklalarına özel kanca takan kimse.

PAZUBENTLİ

Pazubendi olan veya pazubent takan.

DAKINTI

Veresiye verilen maldan kalan alacak, takanak. İlgi, ilişki. Ek, ilâve.

DAHANAH

Kadınların ziynet eşyası (altın). Veresiye verilen maldan kalan alacak, takanak.

DAKNAK

Veresiye verilen maldan kalan alacak, takanak.

AKANTELLA

Akantosefal grubu parazitlerin akantor ve kistakant larval dönemleri arasındaki gelişim evreleri. Gelişimi ara konağın serozası altında başlayan ve vücut boşluğunda devam eden akantor ve kistakant arasındaki başları dikenli solucan larvası.

DAKNAŞIK

Veresiye verilen maldan kalan alacak, takanak. İlgi, ilişki.

PÜSÜRÜK

Bulamacın üzerine pekmez dökülerek yapılan bir çeşit yiyecek. Derme çatma, gelişigüzel : Böyle püsürük laflarla beni sinirlendirme. Pısırık, beceriksiz. Pasaklı, kirli : Püsürük kadın geliyor. Geriye artan, takanak : Hesabında püsürük bırakma. Toprak damlı evlerde dama döşenen cıvık çamur. Cimri. Pis, özensiz giyinen.