Kelimeler arşivinde; içinde "takan" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde takan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu takan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında takan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KİSTAKANT
TAKANMAK, YATAKANI
TAKANAK, TAKANLI
ATAKAN, TAKANA
TAKAN
TAKAN
Bir şeyi sağlayacak ya da önleyecek yol, önlem. Kilitsiz dolap. Otobüs. (İlyaslı Uşak).
TAKANLI
İçel kenti, Kuzucubelen nahiyesine bağlı bir bölge.
YATAKANI
Yatarken.
ATAKAN
Hükümdar olan ata.
TAKANA
Mutfak.
TAKANMAK
Dokunmak.
TAKANAK
Alacak. İlişki. Borç.
KİSTAKANT
Son konağı enfekte eden genç akantosefal. Son konak için enfektif olan genç akantosefala.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAKAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DAKNAK
Veresiye verilen maldan kalan alacak, takanak.
AKANTELLA
Akantosefal grubu parazitlerin akantor ve kistakant larval dönemleri arasındaki gelişim evreleri. Gelişimi ara konağın serozası altında başlayan ve vücut boşluğunda devam eden akantor ve kistakant arasındaki başları dikenli solucan larvası.
PÜSÜRÜK
Bulamacın üzerine pekmez dökülerek yapılan bir çeşit yiyecek. Derme çatma, gelişigüzel : Böyle püsürük laflarla beni sinirlendirme. Pısırık, beceriksiz. Pasaklı, kirli : Püsürük kadın geliyor. Geriye artan, takanak : Hesabında püsürük bırakma. Toprak damlı evlerde dama döşenen cıvık çamur. Cimri. Pis, özensiz giyinen.
DAHANAH
Kadınların ziynet eşyası (altın). Veresiye verilen maldan kalan alacak, takanak.
MUSKA
İçinde dinsel veya büyüleyici bir gücün saklı olduğu sanılan, taşıyanı, takanı veya sahip olanı zararlı etkilerden koruyup iyilik getirdiğine inanılan bir nesne, yazılı kâğıt vb., hamaylı. Üçgen biçiminde katlanmış olan şey.
DAKINTI
Veresiye verilen maldan kalan alacak, takanak. İlgi, ilişki. Ek, ilâve.
DAKANAK
Veresiye verilen maldan kalan alacak, takanak. İlgi, ilişki: Bozan'da artık dakanağım kalmadı.
DAKINAK
Veresiye verilen maldan kalan alacak, takanak. İlgi, ilişki.
ALEMCİ
Camilerin kubbelerine, minarelerine alem yapan veya takan kimse.
PAZUBENTLİ
Pazubendi olan veya pazubent takan.
KANCACI
Metal zincir imalatında palet zincirlerinin ucundaki baklalarına özel kanca takan kimse.
DAKNAŞIK
Veresiye verilen maldan kalan alacak, takanak. İlgi, ilişki.