Sonu TAHIL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tahıl" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tahıl ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında tahıl olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tahıl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TAHIL

Buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç vb. hasat edilen ürünler ile tohumlarının genel adı, hububat.

  -   -   -  

Anlamında TAHIL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TAHIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BADAS

Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak, çöp ve samanla karışık tahıl taneleri, harman döküntüsü.

BOZA

Arpa, darı, mısır, buğday vb. tahılların hamurunun ekşitilmesiyle yapılmış olan koyuca, tatlı veya mayhoş içecek.

EKİN

Tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya kadar aldığı durum. Kültür, hars.

GÜZLÜK

Güzün yapılan. Güzün ekilen tahıl.

EKMEK

Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.

DEĞİRMENLİK

Değirmende öğütülmek için ayrılmış (tahıl). Bir değirmen taşını işletecek güçte (akarsu).

BÖCELENMEK

Tahıl böceklenmek.

ÇORBA

Sebze, tahıl, et vb. ile hazırlanan sıcak, sulu içecek. İçinden çıkılmaz durum.

ÇALKAMAK

Çalkalamak. Tahıl elemek.

ALAZA

Dökülen tohumlarla ertesi yıl kendiliğinden çıkan tahıl, soğan vb.

ÇALKALAMAK

Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.

FİREZ

Ekin. Biçilmiş tarlada kalan tahıl kökleri, anız.

GLÜTEN

Katı cisimlerin parçalarını birbirine yapıştıran bir tür madde. Tahıl unlarından nişasta çıkarıldıktan sonra geri kalan albüminli madde.

ÇEÇ

Tahıl yığını. Tahıl elenen kalbur.

ÇEVRİNTİ

Bir şeyin kendi ekseni çevresinde sürekli dönmesi. Çeşitli tahıl karışığı.

AMBAR

Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.

ÇALKAR

Tahıl tanesini yabancı nesnelerden seçmeye veya tohumlukta kullanılacak tahılı ayırmaya yarayan döner kalburlu araç, çalkağı, çalkak.

GERİ

Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı. "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz. Araba üzerine gerilerek kenarları arabanın korkuluğuna tutturulan ve içine saman veya tahıl doldurulan büyük kıl çuval. Aptal, anlayışsız. Eksik gösteren (saat). Hayvanda boşaltım organının dışı. Bir şeyin sona kalan bölümü. Son, sonuç. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş. Geriye doğru. Geçmiş, mazi.

FİRİK

Olgunlaşmak üzere olan tahıl. Çerez olarak yenen tahıl kavurgası.

EKİNCİ

Tahıl yetiştirip satan kimse.