TAHIL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tahıl" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. tahıl ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tahıl ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tahıl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

TAHILALAN

8 harfli kelimeler

TAHILDAK, TAHILKÖY, TAHILMAH, TAHILOTI

5 harfli kelimeler

TAHIL

Bazı kelimelerin anlamları

TAHIL

Buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç vb. hasat edilen ürünler ile tohumlarının genel adı, hububat.

TAHILOTI

Eski türkçe takıl: Ekmeklik buğday öğütülürken katılan, hamura dayanıklılık veren orum tahılı. Kemah Tan K.

TAHILALAN

Şanlıurfa ilinde, Harran ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

TAHILMAH

Şakalaşmak, takılmak.

TAHILDAK

Büyümemiş incir meyvesi : Bu sene incirlerde tahıldak bile yok.

TAHILKÖY

Van kenti, Albayrak bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

  -   -   -  

Anlamında TAHIL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TAHIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GLÜTEN

Katı cisimlerin parçalarını birbirine yapıştıran bir tür madde. Tahıl unlarından nişasta çıkarıldıktan sonra geri kalan albüminli madde.

ÇORBA

Sebze, tahıl, et vb. ile hazırlanan sıcak, sulu içecek. İçinden çıkılmaz durum.

ÇALKAR

Tahıl tanesini yabancı nesnelerden seçmeye veya tohumlukta kullanılacak tahılı ayırmaya yarayan döner kalburlu araç, çalkağı, çalkak.

AMBAR

Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.

GERİ

Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı. "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz. Araba üzerine gerilerek kenarları arabanın korkuluğuna tutturulan ve içine saman veya tahıl doldurulan büyük kıl çuval. Aptal, anlayışsız. Eksik gösteren (saat). Hayvanda boşaltım organının dışı. Bir şeyin sona kalan bölümü. Son, sonuç. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş. Geriye doğru. Geçmiş, mazi.

EKİNCİ

Tahıl yetiştirip satan kimse.

EKMEK

Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.

FİRİK

Olgunlaşmak üzere olan tahıl. Çerez olarak yenen tahıl kavurgası.

EKİN

Tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya kadar aldığı durum. Kültür, hars.

ÇEÇ

Tahıl yığını. Tahıl elenen kalbur.

BADAS

Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak, çöp ve samanla karışık tahıl taneleri, harman döküntüsü.

GÜZLÜK

Güzün yapılan. Güzün ekilen tahıl.

ÇALKAMAK

Çalkalamak. Tahıl elemek.

ALAZA

Dökülen tohumlarla ertesi yıl kendiliğinden çıkan tahıl, soğan vb.

BOZA

Arpa, darı, mısır, buğday vb. tahılların hamurunun ekşitilmesiyle yapılmış olan koyuca, tatlı veya mayhoş içecek.

ÇALKALAMAK

Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.

BÖCELENMEK

Tahıl böceklenmek.

ÇEVRİNTİ

Bir şeyin kendi ekseni çevresinde sürekli dönmesi. Çeşitli tahıl karışığı.

FİREZ

Ekin. Biçilmiş tarlada kalan tahıl kökleri, anız.

DEĞİRMENLİK

Değirmende öğütülmek için ayrılmış (tahıl). Bir değirmen taşını işletecek güçte (akarsu).