Kelimeler arşivi içinde; başında "tahı" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. tahı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tahı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tahı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TAHILALAN
TAHILDAK, TAHILKÖY, TAHILMAH, TAHILOTI, TAHIŞLUH
TAHIL, TAHIM
TAHI
TAHI
Kez. Takı, düğün ve nişan hediyesi.
TAHIM
Tarla, bahçe ya da bağ sınırı. Takım. Kadınların takındıkları değerli süs eşyası, mücevher. Saban ve benzerleri çift sürmeye yarayan aygıtın tümü. Takım (nesneler için).
TAHIL
Buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç vb. hasat edilen ürünler ile tohumlarının genel adı, hububat.
TAHILKÖY
Van kenti, Albayrak bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
TAHIŞLUH
Karşılıklı alışveriş, değiş tokuş.
TAHILALAN
Şanlıurfa ilinde, Harran ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
TAHILOTI
Eski türkçe takıl: Ekmeklik buğday öğütülürken katılan, hamura dayanıklılık veren orum tahılı. Kemah Tan K.
TAHILMAH
Şakalaşmak, takılmak.
TAHILDAK
Büyümemiş incir meyvesi : Bu sene incirlerde tahıldak bile yok.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAHI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.
GÜZLÜK
Güzün yapılan. Güzün ekilen tahıl.
GLÜTEN
Katı cisimlerin parçalarını birbirine yapıştıran bir tür madde. Tahıl unlarından nişasta çıkarıldıktan sonra geri kalan albüminli madde.
ÇALKAR
Tahıl tanesini yabancı nesnelerden seçmeye veya tohumlukta kullanılacak tahılı ayırmaya yarayan döner kalburlu araç, çalkağı, çalkak.
EKİN
Tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya kadar aldığı durum. Kültür, hars.
ÇALKAMAK
Çalkalamak. Tahıl elemek.
BÖCELENMEK
Tahıl böceklenmek.
GERİ
Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı. "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz. Araba üzerine gerilerek kenarları arabanın korkuluğuna tutturulan ve içine saman veya tahıl doldurulan büyük kıl çuval. Aptal, anlayışsız. Eksik gösteren (saat). Hayvanda boşaltım organının dışı. Bir şeyin sona kalan bölümü. Son, sonuç. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş. Geriye doğru. Geçmiş, mazi.
BADAS
Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak, çöp ve samanla karışık tahıl taneleri, harman döküntüsü.
ÇEÇ
Tahıl yığını. Tahıl elenen kalbur.
ÇORBA
Sebze, tahıl, et vb. ile hazırlanan sıcak, sulu içecek. İçinden çıkılmaz durum.
ÇALKALAMAK
Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.
BOZA
Arpa, darı, mısır, buğday vb. tahılların hamurunun ekşitilmesiyle yapılmış olan koyuca, tatlı veya mayhoş içecek.
EKİNCİ
Tahıl yetiştirip satan kimse.
ÇEVRİNTİ
Bir şeyin kendi ekseni çevresinde sürekli dönmesi. Çeşitli tahıl karışığı.
EKMEK
Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.
DEĞİRMENLİK
Değirmende öğütülmek için ayrılmış (tahıl). Bir değirmen taşını işletecek güçte (akarsu).
FİREZ
Ekin. Biçilmiş tarlada kalan tahıl kökleri, anız.
ALAZA
Dökülen tohumlarla ertesi yıl kendiliğinden çıkan tahıl, soğan vb.
FİRİK
Olgunlaşmak üzere olan tahıl. Çerez olarak yenen tahıl kavurgası.