Sonu TAA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "taa" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu taa ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında taa olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde taa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TAA

Küçük pencere ya da tavan penceresi. İşte.

MUKATAA

Kesim.

ESTAA

Şaşma ünlemi.

  -   -   -  

Anlamında TAA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TAA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İTAATSİZLİK

İtaatsiz olma durumu. İtaatsizce davranış.

GENELLEŞMEK

Genel duruma gelmek, genel bir durum almak, taammüm etmek.

MUTİ

Yumuşak başlı, itaat eden.

İLGİ

İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk, aidiyet. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik. Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.

BAĞNAZLIK

Bir kimseye veya bir şeye aşırı düşkünlük ve tutkuyla bağlılık, bağnazca davranış, taassup, mutaassıplık, fanatiklik, fanatizm.

BAŞKALDIRI

Herhangi bir amaçla kurulu düzene veya devlet güçlerine karşı gelme, başkaldırma, ayaklanma, isyan. Bir düzene veya emre boyun eğmeme, uymama, itaat etmeme.

DİRENMEK

Herhangi bir düşüncede, bir istekte veya bir durumda ayak diremek, inat etmek, ısrar etmek, taannüt etmek.

KESİM

Kesme işi. Pazarlık, anlaşma. Boy bos, endam. Bölüm, parça, kısım, sektör. Hazineye ait herhangi bir gelirin belli bir bedel karşılığı keseneğe verilmesi, mukataa. Kesme zamanı. İşaretlenmiş belli yer. Bölge. Terzinin belli bir ölçü ve örneğe göre kumaşa biçim verme işi, fason.

BAĞNAZ

Bir düşünceye, bir inanışa aşırı ölçüde bağlanıp ondan başka bir düşünce ve inanışı kabul etmeyen, mutaassıp, fanatik.

DOKUNULMAZ

İlişilmez, el sürülmez, taarruzdan korunmuş. Hiçbir biçimde eleştirilemez.

İADELİ

İadeli taahhütlü. Divan edebiyatında her beytin son sözünü sonraki beytin ilk sözü yapma biçiminde ortaya çıkan söz sanatı, iade.

KOKUŞMAK

Çürüyüp bozularak kötü bir koku çıkarmak, kokmak, taaffün etmek. Koklaşmak. Kişi, toplum vb. bozularak özelliğini yitirmek, tefessüh etmek.

MUTAVAAT

Boyun eğme, uyma, itaat etme. Dönüşlü.

DİNLEMEK

İşitmek için kulak vermek. Uymak, baş eğmek, itaat etmek. Birinin sözünü, öğüdünü kabul edip gereğince davranmak. Kulakla veya dinleme aletiyle hastayı muayene etmek.

BAĞLAMAK

Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.

ALINDILI

Postaya ek ücret ödenerek alındı karşılığında verilen ve alıcısına ulaştırılması üstlenilmiş olan (mektup, paket vb.), taahhütlü.

ESLEK

Başkasının buyruk ve dileklerini yerine getiren, söz tutan, yumuşak başlı, itaatli, muti.

İTAATLİ

Söz dinleyen, buyruğa uyan, itaatkâr.

KASTEN

Kasıtla, bile bile, isteyerek, zihinde tasarlayarak, taammüden.

DİRENİM

Direnme işi, inat, taannüt. Temerrüt.