Sonu SIÇRAMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sıçrama" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sıçrama ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sıçrama olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sıçrama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SIÇRAMA

Sıçramak işi. Ayaklarla, birdenbire yeri teperek kısa süre havaya yükselme.

  -   -   -  

Anlamında SIÇRAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SIÇRAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KANSER

Bir organ veya dokudaki hücrelerin kontrolsüz olarak bölünüp çoğalmasına bağlı olarak yakın dokulara yayılmasıyla veya uzak dokulara sıçramasıyla beliren hastalık, amansız hastalık, incitmebeni, dokunmabana.

SIÇRATMAK

Sıçrama işini yaptırmak.

SİLKİ

Uykuda sıçrama.

YALAK

Hayvanların su içtikleri taş veya ağaçtan oyma kap. Akan suyun çevreye sıçramasını veya akıp gitmesini önlemek için çeşme, musluk vb.nin altına konulan delikli taş tekne. Buz yalağı. Boşboğaz, söz taşıyan.

BINKILDAMAK

Et titremek, oynamak, su sıçramak, kımıldamak.

ÇAMURLANMAK

Üzerine çamur sıçramak, bulaşmak. Kötülenmek, sataşılmak.

SIÇRAYICI

Sıçrama özelliği olan.

ATLAMA

Atlamak işi. Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılmış olan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma veya belli bir yükseklikten aşırma. Bu biçimde en uzağa atlamak veya en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı.

ÜRKMEK

Bir şeyden korkup sıçramak, tevahhuş etmek. Ağaç meyve vermemek. Çekinmek. Şaşkınlık ve korku duymak.

TRAMPLEN

Yüzme sporunda, suya yüksekten atlamada kullanılan bir ucu sabit, öteki ucu esneyen sıçrama tahtası. Kayakta, atlamayı yapan sporcuya gerekli hızı sağlayan, özel olarak düzenlenmiş eğik alan.

KALGIMAK

Sıçramak, fırlamak, şaha kalkmak. Öfkeyle kalkmak. Çapkınlık, serserilik yapmak.

SALTO

Rakibin bedenini kollarıyla birlikte kavrayarak yana veya arkaya savurma, devirerek bastırma biçiminde uygulanan bir güreş oyunu. Havada takla. Vücudun, ayakta duruştan yerinde ya da koşarak hız alıp sıçramasıyla, ellere dayanmadan havada enine ya da derinliğine ekseninde öne - arkaya - yana bir takla atarak ayaküstü gelmesi. Yerde, yüksek bir araçtan aşağı ya da bir araçtan bu yolla aşma biçiminde uygulanan türleri vardır.

SEKMEK

Tek veya iki ayak üzerinde sıçramak. Atılan bir nesne bir yere dokunduktan sonra sıçrayarak gitmek. Aralık vermek. Bir yere, bir cisme çarparak yön değiştirmek. Tek veya iki ayak üzerinde sıçrayarak ilerlemek.

SİLKİNTİ

Ürkerek sıçramak. Bitkilerde çiçek düşürme durumu.

VAMPİR

İnsanların kanını emdiğine inanılan yaratık. Yarasalardan, Yeni Dünya'nın tropik bölgelerinde yaşayan, kuyruksuz, kahverengi tüylü, arka bacakları yürümeye ve sıçramaya çok uygun, kan emici bir tür memeli (Vampyrus spectrum).

BÖKELEMEK

Birdenbire koşmak, saldırmak. Su sıçramak.

SIÇRAYIŞ

Sıçrama işi.

ATLANMAĞ

Atlamak, sıçramak.

DALIŞ

Dalma işi. Topu yakalamak amacıyla savunmadaki bir oyuncunun yatay olarak sıçraması, plonjon.

YAYILMA

Yayılmak işi, intişar. Dağınık savaş düzeni. Organizmanın herhangi bir noktasında bulunan bir hastalığın veya kötü huylu urun organizmanın başka bir yerine sıçraması, metastaz. Işığın, bir kaynaktan çıkarak doğru çizgiler durumunda türlü yönlere dağılması.