Kelimeler arşivinde; içinde "sıçrama" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sıçrama bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sıçrama ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sıçrama olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SIÇRAMA
Sıçramak işi. Ayaklarla, birdenbire yeri teperek kısa süre havaya yükselme.
SIÇRAMACI
Tehlikeli olabilecek sıçramalar ve atlamalar yapabilen kişi.
SIÇRAMAK
Ayaklarla, birdenbire ve kuvvetle yeri teperek hızla yukarıya veya ileriye atılmak. Yerinden koparak hızla, parçalar durumunda savrulmak. Bir uyarı veya heyecan sebebiyle ürkerek birdenbire olduğu yerde doğrulur gibi sarsılmak. Yayılmak, bir yerden başka bir yere geçmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde SIÇRAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KANSER
Bir organ veya dokudaki hücrelerin kontrolsüz olarak bölünüp çoğalmasına bağlı olarak yakın dokulara yayılmasıyla veya uzak dokulara sıçramasıyla beliren hastalık, amansız hastalık, incitmebeni, dokunmabana.
SIÇRATMAK
Sıçrama işini yaptırmak.
VAMPİR
İnsanların kanını emdiğine inanılan yaratık. Yarasalardan, Yeni Dünya'nın tropik bölgelerinde yaşayan, kuyruksuz, kahverengi tüylü, arka bacakları yürümeye ve sıçramaya çok uygun, kan emici bir tür memeli (Vampyrus spectrum).
YALAK
Hayvanların su içtikleri taş veya ağaçtan oyma kap. Akan suyun çevreye sıçramasını veya akıp gitmesini önlemek için çeşme, musluk vb.nin altına konulan delikli taş tekne. Buz yalağı. Boşboğaz, söz taşıyan.
SIÇRAYIŞ
Sıçrama işi.
SİLKİ
Uykuda sıçrama.
SALTO
Rakibin bedenini kollarıyla birlikte kavrayarak yana veya arkaya savurma, devirerek bastırma biçiminde uygulanan bir güreş oyunu. Havada takla. Vücudun, ayakta duruştan yerinde ya da koşarak hız alıp sıçramasıyla, ellere dayanmadan havada enine ya da derinliğine ekseninde öne - arkaya - yana bir takla atarak ayaküstü gelmesi. Yerde, yüksek bir araçtan aşağı ya da bir araçtan bu yolla aşma biçiminde uygulanan türleri vardır.
BINKILDAMAK
Et titremek, oynamak, su sıçramak, kımıldamak.
ATLANMAĞ
Atlamak, sıçramak.
YAYILMA
Yayılmak işi, intişar. Dağınık savaş düzeni. Organizmanın herhangi bir noktasında bulunan bir hastalığın veya kötü huylu urun organizmanın başka bir yerine sıçraması, metastaz. Işığın, bir kaynaktan çıkarak doğru çizgiler durumunda türlü yönlere dağılması.
ÜRKMEK
Bir şeyden korkup sıçramak, tevahhuş etmek. Ağaç meyve vermemek. Çekinmek. Şaşkınlık ve korku duymak.
KALGIMAK
Sıçramak, fırlamak, şaha kalkmak. Öfkeyle kalkmak. Çapkınlık, serserilik yapmak.
BÖKELEMEK
Birdenbire koşmak, saldırmak. Su sıçramak.
SEKMEK
Tek veya iki ayak üzerinde sıçramak. Atılan bir nesne bir yere dokunduktan sonra sıçrayarak gitmek. Aralık vermek. Bir yere, bir cisme çarparak yön değiştirmek. Tek veya iki ayak üzerinde sıçrayarak ilerlemek.
DALIŞ
Dalma işi. Topu yakalamak amacıyla savunmadaki bir oyuncunun yatay olarak sıçraması, plonjon.
ÇAMURLANMAK
Üzerine çamur sıçramak, bulaşmak. Kötülenmek, sataşılmak.
ATLAMA
Atlamak işi. Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılmış olan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma veya belli bir yükseklikten aşırma. Bu biçimde en uzağa atlamak veya en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı.
TRAMPLEN
Yüzme sporunda, suya yüksekten atlamada kullanılan bir ucu sabit, öteki ucu esneyen sıçrama tahtası. Kayakta, atlamayı yapan sporcuya gerekli hızı sağlayan, özel olarak düzenlenmiş eğik alan.
SIÇRAYICI
Sıçrama özelliği olan.
SİLKİNTİ
Ürkerek sıçramak. Bitkilerde çiçek düşürme durumu.