Kelimeler arşivi içinde; başında "sırım" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. sırım ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sırım ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sırım olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SIRIMKALBUR, SIRIMSIKLAM
SIRIMKESEN, SIRIMSAMAK, SIRIMSIMAK
SIRIMSAK, SIRIMSIZ
SIRIMAK, SIRIMLI
SIRIMA
SIRIM
SIRIM
Bazı işlerde sicim yerine kullanılan, ince ve uzun, esnek deri parçası.
SIRIMKALBUR
Eleme kısmı sırımdan yapılmış buğday ya da arpa çalkalamak için kullanılan kalbur. (Akçaşar Yalvaç Isparta).
SIRIMSIZ
Ayşekadın fasulyesi.
SIRIMLI
İzmir ilinde, Kiraz ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Van şehrinde, Saray ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
SIRIMAK
Yorgan, şilte vb.ni iri ve aralıklı dikmek. Sağlam ve sıkıca dikmek.
SIRIMSAK
Kara kuru, sağlam yapılı (kimse için). 1.Dayanıklı, sağlam (ağaç ve benzerleri için). Dayanıklı ağaç ve benzerleri için. Bozulmaya başlamış, bayatlamış.
SIRIMSIKLAM
Çok ıslak, su gibi.
SIRIMA
Sırımak işi.
SIRIMSAMAK
Zayıflıktan buruşmak. Pişen meyve ve sebze bayatlamak, buruşmak, tadı bozulmak.
SIRIMSIMAK
Bozulmak, suyu çekilmek (yiyecek maddeleri). Et ve benzerleri bayatlamak, sertleşmek.
SIRIMKESEN
Diyarbakır şehrinde, Ovabağ bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SIRIM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KALKAP
Kurbanın başına sarılan ip ya da sırım. (Yavuz Şavşat Artvin).
KIRBAÇ
Tek parça deri veya uzun esnek bir değneğin ucuna sırım bağlanarak yapılmış vurma aracı.
GÖBÜMEK
Yorgan ve şilte gibi şeyleri seyrek ve büyükçe dikmek, sırımak.
BADLAMAK
Hayvanların girmemesi için bağ, bostan ve tarla kenarlarını çitle çevirmek. Eski çarığın altını sırımla örmek. Değirmen dönerken etrafa un saçmak.
DİTERME
Çarık sırımı.
KOPÜMEK
Yorgan, şilte, yatak gibi şeyleri sırımak, kalın ve aralıklı dikmek.
KÖŞE
Birbirini kesen iki çizginin, iki düzlemin oluşturduğu açı, zaviye. İki duvarın birleştiği girintili veya çıkıntılı yer. İki sokağın veya caddenin kesiştiği yer, büküç. Bölüm, yer veya yan. Kuytu, tenha veya ücra yer. Kimsenin kolay kolay uğramadığı yer. Kesici araçları bilemeye yarayan bir çeşit taş, bileği taşı. Kadınların başlarına takarak yüzlerine ya da şakaklarına sarkıttıkları gümüş ya da altın süs eşyası. Dört yönden her biri. Yapıda köşelere konulan büyük ve düzgün taş. Deriden kesilmiş, çarık dikmekte kullanılan sırım. Kanepe yastığı. Gelin ya da sünnet çocuğu için hazırlanan yer. Ocağın bir kenarı. Ocak başı. Ayrılık, anlaşmazlık, aykırılık : Ahmet gene köşe çıkardı. Halının bir köşesine yapılan bir çeşit süs, köşe motifi. Ayaktopu alanını oluşturan yan ve kale çizgilerinin kesişme noktalarından her biri. Bir açıyı belirleyen iki yarıdoğrunun kesiştiği nokta. Çokgen tanımında sözü geçen noktalarından biri Verilen bir çok yüzlünün yüzlerini oluşturan çokgenlerin köşelerinden biri. 4- Yalınca tanımında sözü geçen noktalarından biri. İki ya da daha çok sayıdaki metal parçanın birbirlerine bağlandığı yer.
TİRŞELEMEK
Çarık kıyılarına sırım geçirmek için delik açmak.
SIRINMAK
Dayanmak, katlanmak. Sırımla dikilmek, sağlamca dikilmek.
DEDEGÜLÜÇİVİSİ
Boyunduruktan gelen bir sırım yardımıyla sabanın toprağa az ya da çok girmesini sağlayan ok üzerindeki bir kaç çivi. (Yenikent Aksaray Niğde).