İçinde SIRIP geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "sırıp" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sırıp bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu sırıp ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sırıp olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SIRIP

İnce çubuk.

  -   -   -  

Anlamında SIRIP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SIRIP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

OTOMOTİLASYON

Çok şiddetli kaşıntılarda görülen, hasta hayvanın kaşınan kısımlarını ısırıp koparması.

AFKIRMAK

Köpek havlamak, ürümek. İnek, öküz, at gibi hayvanlar aksırıp tıksırmak. Birinin yüzüne karşı, edepsizce bağırmak, haykırmak. Okuyup üflemek, üfürmek.

ÖĞMEK

Kılmak (namaz): Bacı kuşluk namazını öğer. Birisini izlemek, gözlemek. Karıştırmak. Emmek (toprağın su emmesi için). Yağ ve benzerleri şeyler döküldüğü yer ya da kumaşın içine geçmek, yayılmak. Yağ, boya ve benzerleri şeyler bulaşmak. Kömür yavaş yavaş yanarak kor durumuna gelmek. Meşe kümesi. Aksırıp tıksırmak. Kusmak. Etkilemek, duygulandırmak : Güzel ses adamın içini öğer. Yağlı nesneler döküldüğü yere yayılmak, geçmek. Gelini uğurlama töreni yapmak (genellikle gece): Gelini öğdük. Kusar gibi ses çıkarmak. Yayıktan biriken yağları çıkarmak.

DİŞ

Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri. Çark, testere, tarak ve benzerleri çentikli şeylerdeki çıkıntıların her biri. Sarımsak dilimi, karanfil vb.nde dişe benzetilen tane. Bazı dantel ve işlemelerin kenarlarındaki yuvarlak sivri bölüm. Omurgalı hayvanların çenelerinde veya ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağızlarında bulunan kemiksi sert parçalar. Rüya, düş. Tahıl yıkanırken su üstünde kalan içi boş taneler. Dantel, yün işi örmeye yarayan şiş. Dağlardaki girintili çıkıntılı, sivri yerler. Kaya, kayalık. Duvardaki sivri ve çıkıntılı yer. Kağnının okuna takılan ve mazının dönmesini sağlayan kazıklardan herbiri. Eski türkçe taş: dış. Dış, hariç. Testerelerde kesmeyi sağlayan çıkıntı. Dişli birleştirmelerin temel elemanı. Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar. Kar aşındırması altındaki genç dağlarda, yandan bakıldığında testere dişi gibi görünen tepe uçlarından her biri. Dişli makaralardaki çıkıntılardan her biri. Çene kemiklerinde yerleşmiş, alınan gıdaların parçalanmasını ve öğütülmesini sağlayan sert yapılar, dens. Düven'in altındaki taş çıkıntılar. (Yurtbeyi Çankaya Ankara). Kağnılarda, mazının yastıktan çıkmamasını sağlayan ağaç parçası. (Amasya; İspir Erzurum.). Tırmıkta kuru otları toplayan bölüm. (Dardere, Kandilli Bozüyük Bilecik). Vida ve somunların üzerindeki set. (Senirkent Isparta). Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağız duvarlarında taşıdıkları kemiksi sert parçalar.

KITLAMAK

Isırmak. İncitmek. Isırmak, diş ile ısırıp kırmak. Isırmak; ısırıp koparmak; acı konuşmak.

KAPMAK

Birdenbire yakalayarak, çekerek almak. Isırıp parçalamak. İşitir işitmez veya görür görmez bellemek ve öğrenmek. Bulaşmış olmak, geçmek. Koparmak, kıstırmak. Yer ayırmak, yer tutmak.

KARTADAK

Kuvvetle kırmak, ısırıp koparmak, eşyayı yerine koymak (için): Elinde oynarken kartadak kırdı.