Sonu SIMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sıma" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sıma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sıma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sıma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

BAYATSIMA, YABANSIMA

7 harfli kelimeler

YADSIMA, YANSIMA, MARSIMA, TANSIMA

6 harfli kelimeler

SASIMA, AKSIMA

5 harfli kelimeler

ASIMA

4 harfli kelimeler

SIMA

Bazı kelimelerin anlamları

SIMA

Sımak durumu veya biçimi.

AKSIMA

Sekir veren ekşi şerbet.

SASIMA

Sasımak işi, tefessüh.

BAYATSIMA

Bayatsıma durumu.

ASIMA

Günahtan, haramdan çekinen. Namuslu, iffetli.

YABANSIMA

Yabansımak işi.

TANSIMA

Benzetmeliğin (=müşebbehin) pek zarif gösterilmesi.

MARSIMA

Yerden 20 cm. yükselen, nane gibi kokan, ceviz yaprağından iri yapraklı bir ot.

YANSIMA

Yansımak işi. Işık dalgaları yansıtıcı bir yüzeye çarparak yön değiştirme, inikâs. Doğa seslerine benzer seslerle yapılmış olan kelime, taklidî kelime, onomatope: Gürültü, şırıltı, bıngıldak, güm güm, vızıldamak vb.

YADSIMA

Yadsımak işi, yokumsama, inkâr. Bir yargıdan onun karşıtı olan yargıya geçme, nefiy.

  -   -   -  

Anlamında SIMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SIMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FIKIRTI

Hafif kaynamayı anlatan yansıma sesinin adı. Cilveleşme.

FOTOSKOP

Merceklerin uyumundaki değişiklikleri, onların yüzeylerindeki yansımalarla gözlemeye yarayan alet.

GÖKKUŞAĞI

Düşmekte olan yağmur damlacıklarında güneş ışınlarının kırılıp yansımasıyla gökyüzünde oluşan yedi renkli, kemer biçimindeki görüntü, alkım, ebekuşağı, ebemkuşağı, eleğimsağma, hacılarkuşağı, meryemanakuşağı, alaimisema.

GÜMÜŞSERVİ

Ayın suya yansımasıyla oluşan parıltılı görünüm.

ONOMATOPEİK

Yansımalı.

YOKUMSAMAK

Yadsımak.

BASTIRIM

Ruh dünyasında oluşan tepkimelerin bilinç dışına yansıması.

VURMAK

Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Olumsuz yönde etkilemek. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Takmak, koymak, bağlamak. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. İçki içmek. Olduğundan başka biçimde görünmek. Kadeh tokuşturmak. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Silahla yaralamak, öldürmek. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Hızla çarpmak. Çıkmak. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Hızla değmek, çarpmak. Uygulamak, basmak, koymak. Manevi olarak yaralamak. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Desteklemek, dayamak. Dokunmak, hasta etmek. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Sürmek. Duyulmak, hissedilmek. Tavla oyununda pulu kırmak. Amaçladığı şeye rast getirmek. Çarpma işlemini yapmak. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Bağlama, ilişkilendirmek.

YADSINMAK

Yadsıma işi yapılmak.

NEFİY

Sürme, sürgüne gönderme. Olumsuz kılma. Olumsuzluk. Yadsıma.

RÖFLE

Saçı yer yer değişik tonlarda boyama işlemi. Saçın yansıması, gölge.

DÜŞÜNCE

Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. İlke, yönetici sav. Tasa, kaygı, sıkıntı. Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.

İZLENİMCİLİK

Doğayı, gerçekte olduğu gibi bütün ayrıntılarına bağlı kalarak değil, ondan edinilen izlenimin ölçüsüne göre anlatan, doğrudan doğruya gerçeği, nesneyi değil de onun sanatçıda uyandırdığı duyumları veren sanat akımı, empresyonizm. Sanat eserlerinin dış etkilerin içe yansıması, içte izler bırakması ve bu izlere dayanılarak yaratılması.

YANSIMASIZ

Yansıtmayan veya yansımayan.

YOKUMSAMA

Yadsıma.

ONOMATOPE

Yansıma.

AKİS

Işık veya ses dalgalarının yansıtıcı bir yüzeye çarparak geri dönmesi, yansıma, yankı. Bir cismin parlak bir yüzeyde görünmesi. Bir şeyin başka bir şey üzerinde yarattığı etki. ve kim. Evirtim. Evirme.

YANSITMAK

Işık, ses, görüntü vb.ni geri göndermek, yansımasını sağlamak, aksettirmek. İletmek, duyurmak, aktarmak. Aktarmak, göstermek, aksettirmek.

YANSITICI

Işık, ses, görüntü vb.ni geri göndermek, yansımasını sağlamak amacıyla kullanılan araç, yansıtaç, reflektör. Yansıtma işini yapan.

AKSETMEK

Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.