Kelimeler arşivinde; içinde "sını" olan, toplam 73 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sını bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sını ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sını olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SINIFLAYABİLMEK
SINIRLANDIRMAK, SINIFLAYABİLME, SINIFLANDIRMAK
SINIRLANDIRMA, SINIFLANDIRMA, SINIKLULANMAK
NİPATIRSINIZ
SINIFLAŞMAK, SINIRDAŞLIK, SINIRLANMAK, SINIRSIZLIK, SINIRLAYICI, ISINIVERMEK, SINIFLANMAK, SINIKDIRMAK
ISINIVERME, SINIRLANIŞ, SINIRLAYIŞ, SINIKLAMAK, SINIRLANMA, SINIHLAMAK, SINIHCILIH, GÜNEYSINIR, SINIRGÖREN, SINIKÇILIK, SINIFLAMAK, SINIFLANIŞ, SINIFLANMA, SINIFLAŞMA, SINIRLILIK, SINIRLAMAK, SINIRSAMAK
INIRSINIZ, SINIRTEPE, SINIFLAMA, KIRKSINIR, SINIRTEKE, ANASINIFI, SINIRAŞAN, SINIRLAMA
SINIKLIK, SINIKMAK, SINIRKÖY, SINIKMAN, SINIHMAH, SINILMAK, SINIRCIK, SINIHMAĞ, SINIŞMAK, SINIFSAL, SINIFSIZ, SAYASINI, SINIRDAŞ, KAÇASINI, AYNISINI, SINIRSIZ
SINIHÇİ, SINIFLI, SINIKÇI, SINIRLI, SINIKSA, AHASINI, SINIKLI, OLASINI, SINIHCI, SINIHÇI
ISINIŞ
SINIR, SINIK, SINIH, SINIF
SINI
SINI
Ağaçtan yapılmış yayık. "Tuluhdan, sınısıdan yayduh.". Sini, yemek sofrası.
SINIRLANDIRMA
Sınırlandırmak işi.
SINIFLANMAK
Bölümlenmek.
SINIRLAYICI
tahdidi (bk. tüketici).
SINIKLULANMAK
Kırılıp bükülmek.
ISINIVERMEK
Çabucak ısınmak.
SINIFLAYABİLMEK
Sınıflama imkânı veya olasılığı bulunmak.
SINIRLANMAK
Sınır çekilmek. Belli bir sınır içinde bırakılmak, belirlenmek.
SINIFLANDIRMAK
Bölümlendirmek. Karşılaştırma esasına bağlı olarak tasnif yapmak.
SINIFLANDIRMA
Sınıflandırmak işi.
SINIFLAYABİLME
Sınıflayabilmek işi.
SINIRSIZLIK
Sınırsız olma durumu, hudutsuzluk.
SINIRDAŞLIK
Sınırdaş olma durumu.
SINIRLANDIRMAK
Sınırlamak, hudutlandırmak.
NİPATIRSINIZ
Nasılsınız, ne durumdasınız.
SINIFLAŞMAK
Toplumda sınıf farkları oluşmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde SINI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
ACIMAK
Tadı acı duruma gelmek, acılaşmak. Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek. Merhamet etmek. Acılı, ağrılı olmak.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
AÇIKLATMAK
Açıklamasını sağlamak.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
AKLAN
Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, maile. Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri.
AKİK
Kalseduan kuvarsının bir türü olan, yüzük taşı, mühür vb. yapmakta kullanılan, türlü renklerde, yarı saydam, parlak ve değerli bir taş.
AKILLANDIRMAK
Aklını kullanmasını sağlamak, aklını başına getirmek.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
AFFETTİRMEK
Bağışlanmasını sağlamak.
AKLAŞTIRMAK
Aklaşmasını sağlamak, beyazlaştırmak.
ABANDIRMAK
Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
AKSESUARCI
Aksesuar satan kimse. Aksesuar kullanmasını seven kimse. Aksesuarı hazırlayan kimse.
AKITMAK
Akmasını sağlamak, akmasına yol açmak, dökmek.
ACINMAK
Acıma işine konu olmak. Başkasının hesabına üzülmek, yazıklanmak, yerinmek.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.