Sonu SÖZLÜ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sözlü" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sözlü ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sözlü olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sözlü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

DAMSÖZLÜ, SAĞSÖZLÜ

7 harfli kelimeler

ÖZSÖZLÜ, UZSÖZLÜ

5 harfli kelimeler

SÖZLÜ

Bazı kelimelerin anlamları

SÖZLÜ

Sözle, konuşma biçiminde yapılan, şifahi, yazılı karşıtı. Evlenmek için birbirine söz vermiş olan kimse, yavuklu.

UZSÖZLÜ

Anlatımı, yapıtları derin, güzel ve etkili olan (yapıt, sanatçı), bk. uzsöz / Her beliğ fasih olur; lakin her fasih beliğ olamaz. (Sait Paşa, Mizan-ül-edeb).

DAMSÖZLÜ

Patavatsız, kırıcı şekilde konuşan kişi.

ÖZSÖZLÜ

Sözünden dönmeyen, sözünü tutan kimse.

SAĞSÖZLÜ

Bilgece, bk. sağsöz.

  -   -   -  

Anlamında SÖZLÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SÖZLÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İÇERİK

Bir şeyin içinde bulunanların bütünü, muhteva, mazruf. Herhangi bir ruhsal süreç ya da düşünsel işlevi oluşturan ögelerin bütünü. Bir kelimenin veya kavramın anlamı. Sözlü veya yazılı anlatımda verilmek istenen öz, düşünce, duygu ve imgelerin bütünü. Bir cümle veya yargıda açıkça söylenmemekle birlikte var olduğu anlaşılabilen, zımni.

KOMPOZİSYON

Ayrı ayrı parçaları bir araya getirerek bir bütün oluşturma biçimi ve işi. Öğrencilere duygu ve düşüncelerini etkili ve düzgün bir biçimde anlatmaları için yaptırılan yazılı veya sözlü çalışma, tahrir, kitabet.

HARBİ

Ateşli silahların içini temizlemekte kullanılan çubuk, harbe. Doğru sözlü, mert. Temiz, hilesiz.

GÖNDERME

Göndermek işi, irsal. Sözlükçülükte bir madde başını işlerken, ilgisi dolayısıyla başka bir madde başına yollama.

EDEBİYAT

Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı, yazın, gökçe yazın. Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve eserlerin hepsi, literatür. İçten olmayan, gereksiz, yapmacık, boş sözler.

İNANMAK

Bir şeyi doğru olarak benimsemek. Sevecek, güvenecek ve bağlanacak en yüksek varlık olarak bilmek, iman etmek. Birini doğru sözlü olarak bilmek, güvenmek. Kanarak aldanmak. İman etmek. Bir şeyin varlığını, doğruluğunu kabul etmek.

KOLOKYUM

Konuşu. Doçentlik sözlü sınavı.

DÜELLO

İki kişi arasında, tanıklar önünde yapılmış olan silahlı vuruşma. İki siyasi, ekonomik güç arasındaki çatışma. İki kişi arasında tanıklar önünde yapılmış olan sözlü atışma.

AĞIZDAN

Sözlü olarak. Ağız yoluyla.

KONUŞMAK

Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak. Flört etmek. Becermek, uzman gibi yapabilmek. Şık ve zarif görünmek. Belli bir konudan söz etmek. Dargın bulunmamak. Söylev vermek, konuşma yapmak. Konuşma dili olarak kullanmak. Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek. Geçerli olmak, etkin olmak. Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak. Oyuncak, hayvan vb. konuşmaya benzeyen birtakım sesler çıkarmak. İlişki kurmak ya da ilişkiyi sürdürmek. Gizli bir şeyi açığa vurmak, ele vermek.

LEKSİKOGRAFİ

Sözlükçülük.

LÜGAT

Kelime, söz, sözcük. Sözlük.

DOBRA

İyi, güzel. Anlaşılır. Açık sözlü.

BAĞLANTI

İki veya daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması, ilişki, irtibat, bağlanak. İki şey arasında ilişki sağlayan bağ. Yapılacak işle ilgili sözlü veya yazılı anlaşma, angajman.

BAHİS

Üzerinde konuşulan şey, konu. Bir kitabın bölümlerinden her biri. Görüşünde veya iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü anlaşma.

KAMUS

Sözlük. Büyük sözlük.

DUYURU

Herhangi bir olguyu, bir işi, bir durumu duyurmak için yayımlanan yazılı veya sözlü haber, ilan.

İFADE

Anlatım. Dışa vurum. Tanık ve sanıkların olay hakkında yargı organlarına yaptıkları sözlü açıklama. Bir duyguyu yüz aracılığıyla anlatan belirtilerin, mimiklerin bütünü. Deyiş, söyleyiş.

LEKSİKOGRAF

Sözlükçü.

LÜGATÇE

Küçük sözlük. Herhangi bir eserin sonunda yer alan ek sözlük.