SURA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sura" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. sura ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sura ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sura olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

SURATSIZLIK

8 harfli kelimeler

SURATSIZ, SURATSUZ

7 harfli kelimeler

SURACAN, SURALİS, SURATLI

5 harfli kelimeler

SURAK, SURAT

4 harfli kelimeler

SURA

Bazı kelimelerin anlamları

SURA

Yumuşak ince bir tür ipekli kumaş. Bu kumaştan yapılan.

SURATSIZLIK

Somurtkan olma durumu.

SURAK

Su çevrisi, girdap.

SURAT

Yüz. Soğuk davranma. Somurtkanlık, asık yüzlülük.

SURATSUZ

Yüzü asık (Erzincan Merkez).

SURATLI

Yüzü ...-yı andıran.

SURALİS

Baldıra ait olan.

SURATSIZ

Somurtkan. Aksi, huysuz. Çirkin.

SURACAN

Suskun, sessiz kişi.

  -   -   -  

Anlamında SURA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SURA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KEKREMSİLİK

Kekremsi olma durumu. Asık suratlı olma, yüzü gülmeme.

KOCAKARILIK

Kocakarı olma durumu. Aksi, suratsız, geçimsiz, yaşlı bir kadın gibi olma.

FAÇA

İskambil destesinin en altındaki kâğıt. Giysi. Yüz, çehre, surat. Yüklü geminin bordasındaki su düzeyi ile boş geminin bordasındaki su düzeyi arasında kalan bölüm.

AZNAVUR

İri yarı, kırıcı, sinirli, asık suratlı, sert kimse.

FİRAVUN

Eski Mısır hükümdarlarına verilen unvan. Kibirli, suratsız ve kötü yürekli kimse. İskambil kâğıtlarıyla oynanan bir oyun türü.

CESURANE

Cesura yakışan. Cesurca.

MEKİK

El veya otomatik dokuma tezgâhlarında atkı veya argaç denilen ve enine olan iplikleri, uzunlamasına olan arışların arasından geçirmeye yarayan masuralı araç. Oya yapmakta kullanılan, kemik, ağaç veya plastikten, iki ucu sivri, arasından iplik geçecek bir yarığı bulunan küçük araç. Uzay gemisi. Genellikle karın kaslarının güçlendirilmesi için yapılmış olan beden hareketi.

ÇOPUR

Yüzü çiçek hastalığından kalma küçük yara izleri taşıyan, aşırı çiçek bozuğu olan (kimse), işkembe suratlı.

YÜZ

Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı. Nedeniyle, sebebiyle. Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılmış olan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz. Kesici araçlarda ağız. Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş. Bu sayıyı gösteren 100 ve C rakamlarının adı. Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret. Yorgana ve yastığa geçirilen kılıf. Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat. Yüzey. Utanma. Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü. On kere on, doksan dokuzdan bir artık. Yan, taraf. Bir yapının dışa bakan düşey yüzeylerinin her biri.

FİRAVUNLUK

Firavun olma durumu. Kibirli, suratsız ve kötü yürekli kimse olma durumu. Firavunun görevi.

SOMURTUK

Asık suratlı, yüzü gülmez, sıkıntılı, çekilmez.

KEKREMSİ

Tadı az kekre olan. Suratı asık, yüzü gülmeyen (kimse). Genzi yakan, buruk (koku).

SORUTMAK

Somurtmak, surat asmak. Ayakta durmak, dikilmek, beklemek.

CESURCA

Cesura yakışan. (cesu'rca) Cesura yakışan bir biçimde, cesur gibi, cesaretle, yiğitçe, cesurane.

ARUNDO

Masura kamışları.

ELEMGE

Çile durumundaki ipliği yumak yapmak veya masuraya sarmak için kullanılan ve bir eksen üzerinde dönen araç.

SOMURTMAK

Küskünlüğünü, bir şeye sıkıldığını, keyifsizliğini anlatacak biçimde yüzünü buruşturmak, surat asmak.

ŞİŞİNMEK

Surat asmak, dargın durmak. Başkalarına yüksekten bakar gibi bir tavır takınmak, böbürlendiğini davranışlarıyla belli etmek, kabarmak, gururlanmak. Bazı böcekler, saldırıya uğradıklarında bütün uzantı ve eklentilerini, düşmanını korkutup ürkütecek biçimde yayarak genişletmek.

ÇATINMAK

Kaşlarını çatıp surat asmak.

SOMURTKAN

Sürekli somurtan, asık suratlı, abus.