Kelimeler arşivi içinde; başında "sura" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. sura ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sura ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sura olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SURATSIZLIK
SURATSIZ, SURATSUZ
SURACAN, SURALİS, SURATLI
SURAK, SURAT
SURA
SURA
Yumuşak ince bir tür ipekli kumaş. Bu kumaştan yapılan.
SURATSIZLIK
Somurtkan olma durumu.
SURAK
Su çevrisi, girdap.
SURAT
Yüz. Soğuk davranma. Somurtkanlık, asık yüzlülük.
SURATSUZ
Yüzü asık (Erzincan Merkez).
SURATLI
Yüzü ...-yı andıran.
SURALİS
Baldıra ait olan.
SURATSIZ
Somurtkan. Aksi, huysuz. Çirkin.
SURACAN
Suskun, sessiz kişi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SURA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KEKREMSİLİK
Kekremsi olma durumu. Asık suratlı olma, yüzü gülmeme.
KOCAKARILIK
Kocakarı olma durumu. Aksi, suratsız, geçimsiz, yaşlı bir kadın gibi olma.
FAÇA
İskambil destesinin en altındaki kâğıt. Giysi. Yüz, çehre, surat. Yüklü geminin bordasındaki su düzeyi ile boş geminin bordasındaki su düzeyi arasında kalan bölüm.
AZNAVUR
İri yarı, kırıcı, sinirli, asık suratlı, sert kimse.
FİRAVUN
Eski Mısır hükümdarlarına verilen unvan. Kibirli, suratsız ve kötü yürekli kimse. İskambil kâğıtlarıyla oynanan bir oyun türü.
CESURANE
Cesura yakışan. Cesurca.
MEKİK
El veya otomatik dokuma tezgâhlarında atkı veya argaç denilen ve enine olan iplikleri, uzunlamasına olan arışların arasından geçirmeye yarayan masuralı araç. Oya yapmakta kullanılan, kemik, ağaç veya plastikten, iki ucu sivri, arasından iplik geçecek bir yarığı bulunan küçük araç. Uzay gemisi. Genellikle karın kaslarının güçlendirilmesi için yapılmış olan beden hareketi.
ÇOPUR
Yüzü çiçek hastalığından kalma küçük yara izleri taşıyan, aşırı çiçek bozuğu olan (kimse), işkembe suratlı.
YÜZ
Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı. Nedeniyle, sebebiyle. Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılmış olan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz. Kesici araçlarda ağız. Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş. Bu sayıyı gösteren 100 ve C rakamlarının adı. Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret. Yorgana ve yastığa geçirilen kılıf. Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat. Yüzey. Utanma. Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü. On kere on, doksan dokuzdan bir artık. Yan, taraf. Bir yapının dışa bakan düşey yüzeylerinin her biri.
FİRAVUNLUK
Firavun olma durumu. Kibirli, suratsız ve kötü yürekli kimse olma durumu. Firavunun görevi.
SOMURTUK
Asık suratlı, yüzü gülmez, sıkıntılı, çekilmez.
KEKREMSİ
Tadı az kekre olan. Suratı asık, yüzü gülmeyen (kimse). Genzi yakan, buruk (koku).
SORUTMAK
Somurtmak, surat asmak. Ayakta durmak, dikilmek, beklemek.
CESURCA
Cesura yakışan. (cesu'rca) Cesura yakışan bir biçimde, cesur gibi, cesaretle, yiğitçe, cesurane.
ARUNDO
Masura kamışları.
ELEMGE
Çile durumundaki ipliği yumak yapmak veya masuraya sarmak için kullanılan ve bir eksen üzerinde dönen araç.
SOMURTMAK
Küskünlüğünü, bir şeye sıkıldığını, keyifsizliğini anlatacak biçimde yüzünü buruşturmak, surat asmak.
ŞİŞİNMEK
Surat asmak, dargın durmak. Başkalarına yüksekten bakar gibi bir tavır takınmak, böbürlendiğini davranışlarıyla belli etmek, kabarmak, gururlanmak. Bazı böcekler, saldırıya uğradıklarında bütün uzantı ve eklentilerini, düşmanını korkutup ürkütecek biçimde yayarak genişletmek.
ÇATINMAK
Kaşlarını çatıp surat asmak.
SOMURTKAN
Sürekli somurtan, asık suratlı, abus.