Sonu SULAN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sulan" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sulan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sulan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sulan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SULAN

Bataklık, sazlık, sulu yer : Deredeki sulanda çok sivrisinek vardır.

  -   -   -  

Anlamında SULAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SULAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYRAN

Süt veya yoğurt yayıkta çalkalanarak yağı alındıktan sonra kalan sulu bölüm. Yoğurdun sulandırılıp çalkalanmasıyla yapılmış olan içecek.

SULANDIRICI

Sulandırmayı sağlayan madde.

SULU

Suyu olan, içinde su bulunan, koyu karşıtı. İçine su katılmış, sulandırılmış olan. Suyu çok olan. Yersiz şakalar yapan, söz ve davranışları ile çevresini tedirgin eden veya gereksiz iltifatlarda bulunan (kimse).

CIVIK

Fazla suyla karıştığı için biçimini koruyamayacak kadar sulanmış, cılk. Soğuk ve can sıkıcı şakalar yapan (kimse).

SULANDIRMA

Sulandırmak işi.

SULANMA

Sulanmak işi. Bazı nesnelerin, havanın nemini soğurarak çözünme özelliği.

AKBIN

Salma su ile sulanan tarla.

TİFO

Kirli sularda, bu sularla sulanmış sebzelerde bulunan, mikroplarla oluşan, ortalama üç hafta süren, ateşli ve tehlikeli bir bağırsak hastalığı, karahumma.

KUSMUK

Kusulan şey, kusuntu.

ÖZEMEK

Yoğurt, pekmez vb. koyu şeyleri suyla inceltmek, sulandırmak.

BADANA

Duvarları boyamak için kullanılan sulandırılmış kireç veya boya.

ISLAK

Suya batırılmış, üzerine su dökülmüş veya yağmurdan ıslanmış olan. Herhangi bir nedenle yaşarmış, sulanmış.

MAYASIL

Tende kızartı, kaşınma, sulanma, kabuk bağlama vb. doku bozukluklarıyla kendini gösteren ve bulaşıcı olmayan bir deri hastalığı, egzama. Basur.

OKSİJENLEMEK

Bir maddenin birleşimine oksijen katmak. Saçların rengini sulandırılmış oksijenli su ile sarartmak.

SODA

Sindirimi kolaylaştırmak, susuzluğu gidermek, içkileri sulandırmak için kullanılan, içinde sodyum karbonat bulunan, köpüren su. Temizlik işlerinde kullanılan bir çeşit tuz.

BADANALAMAK

Duvarları boyamak için sulandırılmış kireç veya plastik boya sürmek.

VICIK

Sulanarak kıvamı gevşemiş, yumuşamış.

ASPİRİN

Ağrı kesici, ateş düşürücü ve kanı sulandırıcı olarak kullanılan beyaz renkli hap.

GÖNEN

Ekilecek toprağın sulandırılması. Nem, rutubet. Isparta iline bağlı ilçelerden biri. Nemli (toprak). Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri.

EBRU

Kâğıt süslemeciliğinde kitre, kola vb. yapıştırıcılarla yoğunlaştırılmış su üzerine, neft yağı ile sulandırılmış yağlı boya damlatılarak yapılmış olan ve kâğıda geçirilen süs.