Sonu SOYMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "soyma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu soyma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında soyma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde soyma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SOYMA

Soymak işi.

  -   -   -  

Anlamında SOYMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SOYMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CIVLAMAK

Kavlamak, tüyünü dökmek, çıplak kalmak. Yontmak, parçalamak. Kabuğunu soymak. Hava içinden hızla geçen cisim ses çıkarmak. Fırlayıp çıkmak. Piç, sürgün vermek. Düğün sahibi parasını sonuna kadar harcamak. Uzamak. Kaynamak.

SOYULMAK

Soyma işine konu olmak.

ÇIKARMAK

Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Sunmak. Göstermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Gidermek. Fotoğraf çektirmek. Resim yapmak. Söylemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sağlamak, elde etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Yollamak, göndermek.

ÇAPULLAMAK

Bir yeri soymak, yağmalamak.

CIBARTMAK

Soymak, yüzmek. Çıplak vücuda değnek vurarak şişirmek.

CIVLATMAK

Soymak, yüzmek. Acı acı bağırtmak. Fırlatmak. Bir şeyi havada sallayarak ses çıkartmak.

ÇİHARMAK

Çıkarmak. İlan etmek, haber salmak. İçerden dışarı almak. 3 .Ortaya koymak. Tebliğ etmek. Soymak, yüzmek. Açmak, örtüyü kaldırmak. Oymak, içini boşaltmak.

ÇILBAMAK

Bir insanı soymak.

GİZGİÇ

Ağaç kabuğu soymaya yarayan yassı ağaç parçası. Çamların özünde çıkan kuru budak.

SOYUŞ

Soyma işi.

CONKABIRLAMAK

Cevizlerin kabuğunu soymak.

SOYDURMAK

Soyma işini yaptırmak.

VURMAK

Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Olumsuz yönde etkilemek. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Takmak, koymak, bağlamak. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. İçki içmek. Olduğundan başka biçimde görünmek. Kadeh tokuşturmak. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Silahla yaralamak, öldürmek. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Hızla çarpmak. Çıkmak. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Hızla değmek, çarpmak. Uygulamak, basmak, koymak. Manevi olarak yaralamak. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Desteklemek, dayamak. Dokunmak, hasta etmek. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Sürmek. Duyulmak, hissedilmek. Tavla oyununda pulu kırmak. Amaçladığı şeye rast getirmek. Çarpma işlemini yapmak. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Bağlama, ilişkilendirmek.

GARKLAMAK

Ceviz ya da odunların kabuğunu soymak.

DIZLAMAK

Dolandırmak, çarpmak, soymak.

GOGOFLAMAK

Cevizin dıştaki yeşil kabuğunu soymak.

SIYIRMAK

Hızla sürtünerek bir şeyin yüzünden bir parça soymak, koparmak veya üzerini hafifçe yırtmak. Çekip kurtarmak. Çekerek çıkarmak. Hafifçe dokunarak geçmek. Akıl sağlığını kaybetmiş olmak. Sürtünerek veya çekerek bir şeyi yerinden almak, kaldırmak. Bir şeyin üstündeki örtüyü çekerek almak veya açmak. Kazıyarak, silerek üzerinde veya içinde hiçbir şey bırakmamak.

FOLAKLAMAK

Yeşil kabuğu soymak (fındık, ceviz için). Yumurta haşlamak.

BÜRMEK

Hayvan bağırmak, melemek, acı acı ses çıkarmak. Ağacın kuruması için köküne yakın bir yerinden kabuğunu soymak. Katlamak, devşirmek. Kederli bir insan seslice ağlamak.

YÜZMEK

Kol, bacak, yüzgeç vb. organların özel hareketleriyle su yüzeyinde veya su içinde ilerlemek, durmak. Herhangi bir durumun en aşırı derecesinde olmak. Derisini çıkarmak, derisini soymak. Bir sıvının yüzeyinde batmadan durmak. Çok para istemek. Yüzme sporu yapmak. Herhangi bir şeyle üzeri kaplanmak, bir şeye bulanmak. Dalgalanmak.