Sonu SOMUN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "somun" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu somun ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında somun olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde somun olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SOMUN

Yuvarlak ve şişkin ekmek. Cıvatanın ucuna geçirilen, içi yivli demir başlık.

KONTRASOMUN

Kapı tokmağını ters döndüren somun.

KAPSOMUN

Kefal balığına benzeyen, uzunca burnu olan bir cins yağsız balık.

  -   -   -  

Anlamında SOMUN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SOMUN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

RONDELA

Sıkıştırılacak parça ile somun arasına konan ve bu somunun parça üzerine uyguladığı kuvveti iletmeye ve dağıtmaya yarayan küçük delikli pul.

FOLLATMAH

Yerinden oynatmak, kaldırmak: Somunların üst gabuklarını hep follatmışın.

CÖDE

Küçük somun.

GÖMBE

Mayalı ya da mayasız, yağlı ya da yağsız olarak yapılan bir çeşit kül pidesi, ekmeği. Haşhaş tanesi karıştırılarak yapılan kalınca ekmek. Saçta pişirilen ekmek. Bayramlarda yapılan içi tahinli, dışı yağlı, mayalı ekmek. Somuna benzer, tandırda pişirilen ekmek. Mısır ya da buğday unundan yapılmış bir çeşit katmer. Kazdan çukura sopa ile top atılarak oynanan bir çeşit çocuk oyunu. Bir çeşit ırmak. Toprak altına gömülerek saklanmış para ya da değerli şeyler, define. Mayalı ekmek. (Gençali Senirkent, Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Mayasız hamurdan kül içinde pişirilen ekmek. (Hamidiye Bolvadin Afyonkarahisar). Antalya ilinde, Kaş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

USKURU

Cıvata ve somunlardaki yiv.

KURBAĞACIK

Kurbağa yavrusu, küçük kurbağa. Ayarlanabilir somun anahtarı. Küçük İngiliz anahtarı. Pencere çerçevesi gibi yukarıya sürülen şeylerin alt kenarlarına yerleştirilen tutacak. Ağız tabanında çıkan sıvı içeren bir tür küçük kist.

KODALAK

Kaba, görgüsüz, beğenilmeyen kişi. Elle itilerek ya da çekilerek kullanılan ve ev gereçlerini taşımaya yarayan araba. İki yumruk büyüklüğünde somun. Kısa boylu, tıkız kişi. Kısa boylu, sarışın kişi. Erkek hindi. Boğazda olan şişkinlik, ur. Karpuz, nar gibi yuvarlak meyvaların büyümeyeni, ufak kalanı. Çam kozalağı.

KILAVUZ

Yol gösteren, tarihî ve turistik yerleri gezerken bilgi aktaran kimse, rehber. Dar ve uzun bir yerden tel, kablo gibi bükülebilen bir şey geçirilirken bunların ucuna bağlandığı sert nesne. Herhangi bir alanda ve konuda bilgi veren, yol yöntem gösteren kitap vb. Somun veya boru içine yiv açmakta kullanılan araç. Ruhsal ve zihinsel bakımdan yol gösteren, ışık tutan kimse. Kılavuz kaptan. Makaradaki filmlerin başında ve sonunda yer alan, filmin alıcı, yıkama aracı, basım aracı, gösterici vb. araçlara takılıp çıkarılmasında kolaylık sağlayan, asıl film için pay bırakan çeşitli renklerde film parçası. Kılavuz gemisi. Evlenecek olan erkek veya kadına eş bulan kimse.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

KOCAGÖRMEZ

Evde yapılan küçük somun.

CIRCIR

Pamuk kozalarının pamuğunu ve çekirdeğini birbirinden ayıran çıkrık. Ağustos böceği. Fermuar. Döven. Geveze. Suyu az akan çeşme. İshal, sürgün. Kapı gıcırtısı. Kolun bir doğrultudaki hareketinde cırıltılı bir ses çıkararak boşa gitmesini, öteki doğrultudaki hareketinde, gövdenin dönmesini sağlayan düzen. Demircilikte somun açmak için kullanılan araç. (Aksaray Niğde). Ekini saman durumuna getiren araç. (Yenikent Aksaray Niğde).

AVŞAK

Ardıç çalısı gibi bir dağ çalısı. İlkbaharda çiğdemle birlikte açan, kokusuz, menekşeye benzer bir çiçek. Somun, civata, çivi gibi şeyleri sıkıştıran, gevşeten, düzelten bir çeşit anahtar. Ağırşak. Ahşap.

ÖYLÜK

Somun, pide ve benzerleri ekmek çıkarmadan az önce fırına atılan odun.

FİNTİ

Vidanın girdiği Kalka, cıvata somunu.

KELEBEK

Pul kanatlılardan, vücudu, kanatları ince pullarla ve türlü renklerle örtülü, dört kanatlı, çok sayıda türleri olan böceklere verilen genel ad. Biçim olarak bu böceklere benzeyen. Vida, somun vb. nesnelerde kolayca çevrilmeye yarayan bölüm. Geviş getiren hayvanların karaciğerlerinde yerleşip en çok öd yollarını tıkayan bir cins asalak hayvan. Bu hayvanın neden olduğu hastalık.

DİŞ

Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri. Çark, testere, tarak ve benzerleri çentikli şeylerdeki çıkıntıların her biri. Sarımsak dilimi, karanfil vb.nde dişe benzetilen tane. Bazı dantel ve işlemelerin kenarlarındaki yuvarlak sivri bölüm. Omurgalı hayvanların çenelerinde veya ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağızlarında bulunan kemiksi sert parçalar. Rüya, düş. Tahıl yıkanırken su üstünde kalan içi boş taneler. Dantel, yün işi örmeye yarayan şiş. Dağlardaki girintili çıkıntılı, sivri yerler. Kaya, kayalık. Duvardaki sivri ve çıkıntılı yer. Kağnının okuna takılan ve mazının dönmesini sağlayan kazıklardan herbiri. Eski türkçe taş: dış. Dış, hariç. Testerelerde kesmeyi sağlayan çıkıntı. Dişli birleştirmelerin temel elemanı. Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar. Kar aşındırması altındaki genç dağlarda, yandan bakıldığında testere dişi gibi görünen tepe uçlarından her biri. Dişli makaralardaki çıkıntılardan her biri. Çene kemiklerinde yerleşmiş, alınan gıdaların parçalanmasını ve öğütülmesini sağlayan sert yapılar, dens. Düven'in altındaki taş çıkıntılar. (Yurtbeyi Çankaya Ankara). Kağnılarda, mazının yastıktan çıkmamasını sağlayan ağaç parçası. (Amasya; İspir Erzurum.). Tırmıkta kuru otları toplayan bölüm. (Dardere, Kandilli Bozüyük Bilecik). Vida ve somunların üzerindeki set. (Senirkent Isparta). Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağız duvarlarında taşıdıkları kemiksi sert parçalar.

ERKEKKILAVUZ

Somunlara diş açmakta kullanılan pürtüklü çelik araç. (Aksaray Niğde).

HAYKA

Tekerleğin düşmemesi için dingilin başına geçirilen somun. Sürek avı.

CIVATA

Birbirine bağlanmak istenen ağaç veya demir parçalarının üzerinde hazırlanmış olan deliklerden geçirilerek ucuna somun takılıp sıkıştırılan iri başlı vida.

PENEVİT

Somun biçimi verilmiş hamur bezelerini fırına atmakta kullanılan tahta araç.