Kelimeler arşivi içinde; sonunda "solma" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu solma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında solma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde solma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SOLMA
Solmak işi. Isı, kızılötesi ışınlar ve kimyasal reaksiyonlar sonunda pigmentlerin renklerini yitirmesi.
HAPSOLMA
Hapsolmak durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde SOLMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HASLIK
Bir boyanın veya boyanmış kumaşın, hava ve ışık etkisiyle solmaya karşı direncini ifade eden terim.
BEZERMEK
Solmak, rengini atmak. Kirli çamaşır beyazlanmak. Yara iyileşmeye başlamak. Kızararak olgunlaşmak. Ekin olgunlaşmaya başlamak.
ÇIRÇAMAK
Meyve ve sebzeler, koparıldıktan birkaç gün sonra solmak, tazeliğini kaybetmek. Solmak, suyunu yitirmek.
SARARMAK
Sarı olmak, rengi sarıya dönmek. Korku, üzüntü, coşku vb. sebeplerle yüzün rengi solmak.
UÇMAK
Kuş, kanatlı böcek vb. hareketli kanatları yardımıyla havada düşmeden durmak, havada yol almak. Sıvı, gaz ya da buhar durumuna geçmek. Gerçek hayattan uzaklaşıp düşlere dalmak. Hava yolu ile gitmek. Patlayıcı madde ile parçalanmak. Çok sevinmek. Rüzgâr veya başka bir itici güçle yerinden ayrılıp uzağa gitmek. Çok hızlı gitmek. Cennet. Dinî inanışa göre ruh ölümden sonra göğe yükselmek. Aşırılmak. Uçar gibi dalgalanmak. Yok olmak, ortadan kaybolmak. Yüksek yerden düşmek veya yuvarlanmak. Keyif verici veya uyuşturucu madde aldıktan sonra kendinden geçmek. Rengi solmak. Uçak vb. araçlar özel mekanizma ile yerden yükselmek, havada yol almak. Belirmek.
ÖLMEK
Yaşamaz olmak, hayatı sona ermek, can vermek. Değerini, geçerliğini, gücünü yitirmek, kullanılmamak. Bitki, solmak. Bazı sebeplerle çok sıkıntı veya acı çekmek.
SOLUŞ
Solma işi.
AŞGAR
Kızıl yüzlü ve yarasa tüylü kişi. Kula donlu at. Çamaşırda çıkarılması güç leke. Hayvanların başındaki beyazlık. Yüz, çehre. Küllü su. Kök boya ile boyanmadan önce, ipliklerin çabuk solmaması için yapılan kimyasal işlem ve bu işlemde kullanılan sıvı. Renk, boya. Kurutulacak üzümlerin yıkandıkları ot suyu. (Alçılı Delice Ankara).
KIRZALAMAK
Ağacın yaprakları solmak, sararmak : Elma ağacı kırzalamış, su verelim.
KEŞERMEK
Renk açılmak, solmak. Ölmek. Renk salmak.
AĞARMAK
Beyazlaşmak. Rengi solmak. Aydınlanmak.
BEZİKMEK
Solmak, rengini atmak.
KELERMEK
Gururlanmak, kibirlenmek, kabadayılık yapmak. Solmak : Kelermiş kumaşlar iyi olmaz. Karşı gelmek.
ACIKLAMAK
Acıkmak (hayvanlar hakkında): Buzağı acıkladı. İplik ve bezi çeşitli renklere boyamadan önce, ceviz, nar kabuğu ve şap ile solmaz bir renge boyamak. Sırrını açıklamak.
SOLUKLAŞMAK
Gerçek rengini yitirmek, rengi solmak.
GEÇKİN
İhtiyarlamaya yüz tutmuş, yaşlanmış. Geçmiş. Gereğinden çok olgun veya solmaya başlamış (bitki).
HARLANMAK
Kavga kızışmak. Çiçek solmaya başlamak. Birdenbire alevlenmek, tutuşmak.
AŞKAR
Şekil, eşkal, nişan: Şu adamın aşkarına bak. Hayvanların başındaki beyazlık. Saçının ön kısmı dökülmüş kimse. Çil. Yüz, çehre. Sarı saçlı adam. Kiri çıkarılamıyan beyaz çamaşırların donuk rengi. Boyaların, çokça sarı boyanın açık rengine verilen ad. Renk. Ilık su. Küllü su. Kök boya ile boyanmadan önce, ipliklerin çabuk solmaması için yapılan kimyasal işlem ve bu işlemde kullanılan sıvı. Gübre ve kül gibi maddelerde bulunan tesir hassası: Islanmış gübrenin aşkarı fazla olur. Kir. Edepsiz kadın. İri taneli, sert kabuklu, çok tatlı bir çeşit üzüm. Renk, boya. Aklı karalı.
SOLDURMAK
Solmasına sebep olmak.
DİRİ
Yaşamakta olan, yaşayan, canlı, ölü karşıtı. Gereği kadar pişmemiş. Solmamış, pörsümemiş. Güçlü, zinde.