SOLUK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "soluk" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. soluk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu soluk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde soluk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

SOLUKBURGUMSULAR

14 harfli kelimeler

SOLUKLANDIRMAK

13 harfli kelimeler

SOLUKSUZLAŞMA, SOLUKLANDIRMA

12 harfli kelimeler

SOLUKBURGUCA

11 harfli kelimeler

SOLUKSUZLUK, SOLUKLAŞMAK, SOLUKLANMAK

10 harfli kelimeler

SOLUKLANMA, SOLUKLAMAK, SOLUKLAŞMA, SOLUKSUZAT

9 harfli kelimeler

SOLUKLAMA

8 harfli kelimeler

SOLUKLUK, SOLUKSUZ, SOLUKGAN

7 harfli kelimeler

SOLUKLU

5 harfli kelimeler

SOLUK

Bazı kelimelerin anlamları

SOLUK

Akciğerlere çekilen, akciğerlerden atılan hava, nefes. Parlaklığını, gücünü yitirmiş (ışık). Rengi kaybolmuş, matlaşmış (nesne). Rengi atmış olan, solmuş, uçuk. Tarz. Ciğerlere hava alıp verme.

SOLUKLANMAK

Rahat bir biçimde soluk almak. Dinlenmek.

SOLUKLANDIRMAK

Soluklanma işini yaptırmak.

SOLUKLAMA

Soluklamak durumu.

SOLUKSUZAT

Bisiklet.

SOLUKLANMA

Soluklanmak işi.

SOLUKBURGUCA

Solukburgumsulardan ileri gelen hastalıkların genel adı.

SOLUKLAŞMAK

Gerçek rengini yitirmek, rengi solmak.

SOLUKLAMAK

Soluk duruma gelmek.

SOLUKSUZ

Soluk alamayacak bir biçimde. Ara vermeden.

SOLUKBURGUMSULAR

İnce, büklümleri sık ve iki ucu sivri kıvrımkılsılar soyu.

SOLUKLANDIRMA

Soluklandırmak işi.

SOLUKLUK

Soluk olma durumu. Başı su altında tutarak yüzmeyi sağlayan soluk alma borusu, şnorkel.

SOLUKSUZLUK

Soluksuz olma durumu. Herhangi bir konuda sürekli verimli olamama.

SOLUKSUZLAŞMA

Soluklu bir abanığın soluksuz olması (SOLUKSUZLAŞMIŞ, Désaspiré).

SOLUKLAŞMA

Soluklaşmak durumu.

  -   -   -  

Anlamında SOLUK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SOLUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FIRT

Bir solukta veya bir yudumda içilebilecek miktar.

DEM

Hazırlanan çayın renk ve koku bakımından istenilen durumu. Kan. Koku. Zaman, çağ. İçki. Pişirilen yemeklerin yenecek kıvamda olması. Soluk, nefes.

BUNALMAK

Soluk alması güçleşmek. Çok sıkılmak, çok tedirgin olmak.

DİNLENMEK

Güç kazanmak için çalışmaya ara vermek, yorgunluğunu gidermek, soluklanmak, istirahat etmek. Dinleme işine konu olmak. Bazı yiyecek ve içecekleri, tadını arttırma, kolay pişmesini sağlama vb. sebeplerle bir süre bekletmek. Önemsenmek, öğüdü yerine getirilmek.

BRONŞ

Soluk borusunun akciğerlere giden iki kolundan her biri ve bunların dalları.

BOĞMAK

Boğum yeri. Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak. Tamamıyla kaplamak, sarmak. Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak. Silik bir duruma getirmek, bastırmak. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek. Gelişmesine engel olmak. Bunaltmak. Renkler uygun düşmemek. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak. Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek.

DİKMEK

Bir cismi dik olarak durdurmak. Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak. Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek. Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek. Top, taş vb.ni dikine havaya atmak. Yapı kurmak, inşa etmek. Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek. Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak.

AKSIRMAK

Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.

FONDİP

Sonuna kadar, bir solukta, bir dikişte.

AYVADANA

Yüksekliği 15-70 santimetre, sık tüylü, soluk sarı çiçekli, çok yıllık ve otsu bir bitki (Achillea nobilis).

BOĞUNTU

Zor soluk alma. Sıkıntı. Bir şeyi değerinden çok yükseğe satma işi, vurgunculuk, ihtikâr.

BİBERİYE

Ballıbabagillerden, Akdeniz çevresinde çok yetişen, güzel kokulu yapraklarını dökmeyen, çiçekleri soluk mavi renkli, çok yıllık bir bitki (Rosmarinus officinalis).

AKCİĞERLİLER

Karından bacaklı yumuşakçaların tek ciğerle soluk alan bir takımı.

AKSIRIK

Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.

ÇALAKAŞIK

Soluk almadan yiyerek.

ÇABUCAK

Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

EMMEK

Dudak, dil ve soluk yardımıyla bir şeyi içine çekmek, somurmak. Tükürük yardımıyla eriterek içine çekmek. Uzun süre yararlanmak. Soğurmak.

ESNEMEK

Uykulu, sıkıntılı veya yorgunluk duyulan bir anda ağzı genişçe açarak soluk alıp vermek. Bir cisim bir etki ile biçim değiştirmek. Bollaşıp genişlemek.

BÖĞ

Eklem bacaklılardan, soluk sarı renkli, zehirli bir tür örümcek.