Sonu SOBA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "soba" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu soba ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında soba olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde soba olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SOBA

İçinde kömür, odun veya gaz yakılan, elektrikle de çalıştırılabilen ısınma aracı.

HASOBA

Çanakkale ili, Biga ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında SOBA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SOBA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SOBACI

Soba yapan, satan, onaran veya kuran kimse.

SOBACILIK

Sobacının işi veya mesleği.

SALAMANDRA

Semender. Odalar arasında gezdirilebilen bir tür kömür sobası.

SOBALIK

Sobaya girebilecek büyüklükte olan. Soba yapmaya elverişli olan. Sobanın alabileceği miktarda olan.

DEDANTÖR

Ocak, fırın, soba vb. araçlarda kullanılan likit gazın akışını düzenleyen aygıt.

BUHARİ

Baca. Ocak başı. Arapça kökenli buhâri: tandır, ocak, soba ve benzerleri için baca. Ordu şehrinde, Bolaman nahiyesine bağlı bir bölge.

KATALİTİK

Katalizle ilgili, kataliz niteliğinde olan. Katalitik soba.

TABLA

Satıcı vb.nin kullandığı tahtadan tepsi. Ağaçtan veya ağaç ürünlerinden hazırlanmış, büyük yüzeyli düzgün parça. Genellikle Hindistan, Pakistan'da kullanılan, darbukaya benzer bir çalgı türü. Bir şeyin düz ve geniş bölümü. Makaraların yüzlerini oluşturan dış bölümleri. Soba, mangal vb. şeylerin altına konulan metalden veya tahtadan yapılmış olan tepsiye benzer altlık. Küllük.

BEŞKO

Soba.

ALARKA

Odanın sobaya veya ocağa uzak olan yeri: Alarkada oturma beri gel.

BUHAREK

Arapça kökenli buhari: Ocak veya soba bacası (Erzincan Merkez).

FIRILDAK

Rüzgârla dönen, çember biçiminde çocuk oyuncağı. Havalandırmak amacıyla oda veya mutfak pencerelerine takılan kanatlı araç. Ocak veya soba borusunun iyi çekmesini sağlamak için tepesine takılan ve rüzgârın gittiği yöne dönebilecek biçimde yapılmış olan şapka. Düşüncesini sürekli değiştiren, sözünden dönen (kimse). Dolap, düzen, hile.

SAĞIRLAŞMAK

İşitemez duruma gelmek, sağır olmak. Soba geç ısıtmak. Boğuklaşmak, donuklaşmak. Tencere güç ısınarak geç pişirmek.

BALAFUR

Geçici alev, saman alevi: Şu fındık, ceviz kabuklarını sobaya koy da bi balafur yap.

BUBUL

Alevli, harlı ateş: Soba bubul yanıyor.

ADDEĞİŞİ

(Söz sanatı terimi) Aralarında, sebeple sonuç, yapanla yapılan, kaplıyanla kaplanan, iye ile iyeli gibi karşılıklı her hangi bir ilgi bulunan şeylerden birini ötekinin adiyle anlatma. O, kalemiyle geçiniyor. Bugün sobaları yaktık, Aksaray yangınında biz de yandıktı. Onda kafa yok. Bir martin, iki mavzer. Panamasını başına geçirdi. Bunu iki altına aldım gibi.

KUZİNE

Hem ısıtmaya hem de üzerinde veya içinde yemek pişirmeye yarayan büyük mutfak sobası. Gemilerde yemek pişirilen yer.

ÇAKARMAK

Odunu ocağa veya sobaya yanacak şekilde yerleştirmek. Sönmekte olan ateşi yeniden yakmak. Saplanmak, batmak.

ÇILDIRDAMAK

Hafif rüzgâr esmesiyle ağaçlar ve çalılar hışırdamak, ses çıkarmak. Kapalı bir yerdeki küçük şeyler birbirine çarpıp ses çıkarmak. Soba, ateş yanmağa başlamak.

UYANDIRMAK

Uyanmasına yol açmak. Aklını başına toplamasını sağlamak, gözünü açmak. Herhangi bir sebeple dernekteki üyeliğin dondurulmasından vazgeçerek çalışmalara katılmasına izin vermek. Çıra, lamba, soba vb. ışık veren şeyleri yakmak, tutuşturmak. Üstü küllenmiş ateşi yeniden canlandırmak.