İçinde SOBA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "soba" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde soba bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu soba ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında soba olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

FUSOBACTERİUM

12 harfli kelimeler

SOBACISAVASI

10 harfli kelimeler

SOBAMAKASI

9 harfli kelimeler

SOBACILIK

7 harfli kelimeler

SOBALIK, SOBALAH, SOBASIZ

6 harfli kelimeler

SOBACI, HASOBA, SOBALI

4 harfli kelimeler

SOBA

Bazı kelimelerin anlamları

SOBA

İçinde kömür, odun veya gaz yakılan, elektrikle de çalıştırılabilen ısınma aracı.

SOBALI

Sobası olan. Soba ile ısınan.

SOBAMAKASI

Sobacıların saç kesmek için kullandıkları makas. (Güdül Ankara).

SOBALAH

Bir çeşit başlık.

SOBASIZ

Sobası olmayan.

SOBALIK

Sobaya girebilecek büyüklükte olan. Soba yapmaya elverişli olan. Sobanın alabileceği miktarda olan.

SOBACILIK

Sobacının işi veya mesleği.

HASOBA

Çanakkale ili, Biga ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

SOBACI

Soba yapan, satan, onaran veya kuran kimse.

FUSOBACTERİUM

İrinli veya kangrenöz enfeksiyonlara neden olan, kimi türleri insan ve hayvanlar için patojen nitelik gösteren, spor oluşturmayan, ağız ve kalın bağırsağın normal florasında bulunan, anaerob, pleomorfik, gram-negatif bir cinsi bakteri.

SOBACISAVASI

Soba borusu yaparken kullanılan örs. (Gölbaşı Çankaya Ankara).

  -   -   -  

Anlamında SOBA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SOBA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KATALİTİK

Katalizle ilgili, kataliz niteliğinde olan. Katalitik soba.

BEŞKO

Soba.

ÇOĞARTMAK

Odunu ocak veya sobaya çaprazlama koymak, çatmak.

FIRILDAK

Rüzgârla dönen, çember biçiminde çocuk oyuncağı. Havalandırmak amacıyla oda veya mutfak pencerelerine takılan kanatlı araç. Ocak veya soba borusunun iyi çekmesini sağlamak için tepesine takılan ve rüzgârın gittiği yöne dönebilecek biçimde yapılmış olan şapka. Düşüncesini sürekli değiştiren, sözünden dönen (kimse). Dolap, düzen, hile.

ÇONGALAK

Sobaya girebilecek boyda meşe kütüğü.

BUHAREK

Arapça kökenli buhari: Ocak veya soba bacası (Erzincan Merkez).

SAĞIRLAŞMAK

İşitemez duruma gelmek, sağır olmak. Soba geç ısıtmak. Boğuklaşmak, donuklaşmak. Tencere güç ısınarak geç pişirmek.

BUBUL

Alevli, harlı ateş: Soba bubul yanıyor.

SALAMANDRA

Semender. Odalar arasında gezdirilebilen bir tür kömür sobası.

ALARKA

Odanın sobaya veya ocağa uzak olan yeri: Alarkada oturma beri gel.

ÇAKARMAK

Odunu ocağa veya sobaya yanacak şekilde yerleştirmek. Sönmekte olan ateşi yeniden yakmak. Saplanmak, batmak.

BUHARİ

Baca. Ocak başı. Arapça kökenli buhâri: tandır, ocak, soba ve benzerleri için baca. Ordu şehrinde, Bolaman nahiyesine bağlı bir bölge.

DEDANTÖR

Ocak, fırın, soba vb. araçlarda kullanılan likit gazın akışını düzenleyen aygıt.

UYANDIRMAK

Uyanmasına yol açmak. Aklını başına toplamasını sağlamak, gözünü açmak. Herhangi bir sebeple dernekteki üyeliğin dondurulmasından vazgeçerek çalışmalara katılmasına izin vermek. Çıra, lamba, soba vb. ışık veren şeyleri yakmak, tutuşturmak. Üstü küllenmiş ateşi yeniden canlandırmak.

ÇILDIRDAMAK

Hafif rüzgâr esmesiyle ağaçlar ve çalılar hışırdamak, ses çıkarmak. Kapalı bir yerdeki küçük şeyler birbirine çarpıp ses çıkarmak. Soba, ateş yanmağa başlamak.

DURBA

Soba borusu. (Küllük Iğdır Kars).

TABLA

Satıcı vb.nin kullandığı tahtadan tepsi. Ağaçtan veya ağaç ürünlerinden hazırlanmış, büyük yüzeyli düzgün parça. Genellikle Hindistan, Pakistan'da kullanılan, darbukaya benzer bir çalgı türü. Bir şeyin düz ve geniş bölümü. Makaraların yüzlerini oluşturan dış bölümleri. Soba, mangal vb. şeylerin altına konulan metalden veya tahtadan yapılmış olan tepsiye benzer altlık. Küllük.

KUZİNE

Hem ısıtmaya hem de üzerinde veya içinde yemek pişirmeye yarayan büyük mutfak sobası. Gemilerde yemek pişirilen yer.

ADDEĞİŞİ

(Söz sanatı terimi) Aralarında, sebeple sonuç, yapanla yapılan, kaplıyanla kaplanan, iye ile iyeli gibi karşılıklı her hangi bir ilgi bulunan şeylerden birini ötekinin adiyle anlatma. O, kalemiyle geçiniyor. Bugün sobaları yaktık, Aksaray yangınında biz de yandıktı. Onda kafa yok. Bir martin, iki mavzer. Panamasını başına geçirdi. Bunu iki altına aldım gibi.

BALAFUR

Geçici alev, saman alevi: Şu fındık, ceviz kabuklarını sobaya koy da bi balafur yap.