Kelimeler arşivi içinde; başında "siy" olan, toplam 143 adet kelime bulunmaktadır. siy ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu siy ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde siy olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SİYAHLAŞTIRMAK, SİYALOADENİTİS, SİYALODUKTİTİS, SİYALOLİTOTOMİ, SİYALOLİTYAZİS, SİYALOSTENOZİS
SİYAHLAŞTIRMA, SİYALADENİTİS, SİYALOANGİTİS, SİYANOAKRİLAT, SİYANOBAKTERİ, SİYANOGENETİK
SİYAHIMTIRAK, SİYANÜRLEMEK, SİYASETÇİLİK, SİYİLYAPRAĞI
SİYAHLANMAK, SİYAHLAŞMAK, SİYAHLATMAK, SİYAKUSİBAK, SİYANODERMA, SİYANOJENİK, SİYANÜRLEME, SİYASETNAME, SİYEKLENMEK, SİYERKEMİĞİ, SİYLİENTARİ
SİYAHLAMAK, SİYAHLANMA, SİYAHLAŞMA, SİYAHLATMA, SİYALİSMUS, SİYEKLEMEK, SİYENLEMEK, SİYRELTMEK
SİYAHIMSI, SİYALOGOG, SİYALOJEN, SİYALOLİT, SİYALOSEL, SİYALOTİK, SİYANOJEN, SİYANOTİK, SİYANOZİS, SİYANÜRİK, SİYASETÇİ, SİYASETEN, SİYASİYAT, SİYİLLİOT, SİYİRTMEK, SİYREŞMEK, SİYRETİYE, SİYTİKLİK
SİYAHLAR, SİYAHLIK, SİYALORE, SİYAMANG, SİYDÜMEK, SİYELMEK, SİYERMEK, SİYİDMEK, SİYİLCİK, SİYİLCÜK, SİYİLOTU, SİYİRCİK, SİYİRSEK, SİYİTMEK, SİYMELİK, SİYONİST, SİYONİZM, SİYÜRCÜK
SİYAKAT, SİYANİT, SİYANOZ, SİYANÖZ, SİYANÜR, SİYASAL, SİYASET, SİYATİK, SİYAVUŞ, SİYECEN, SİYEKLİ, SİYELEK, SİYEMEK, SİYENCE, SİYENİT, SİYERCİ, SİYESET, SİYİCİK, SİYİNTİ, SİYMEYH, SİYTMEK
SİYAHİ, SİYASA, SİYASİ, SİYDEM, SİYDİK, SİYDİM, SİYECE, SİYELE, SİYENÇ, SİYGİN, SİYLEK, SİYLİM, SİYMEĞ, SİYMEK, SİYMEN, SİYONA, SİYREK, SİYRIH, SİYRIK, SİYRİK, SİYTİK
SİYAH, SİYAK, SİYAM, SİYAN, SİYAT, SİYEC, SİYEÇ, SİYEK, SİYEL, SİYEM, SİYEN, SİYER, SİYES, SİYEŞ, SİYEZ, SİYGE, SİYİK, SİYİL, SİYİM, SİYİN, SİYİS, SİYİŞ, SİYLE, SİYLİ, SİYME
SİYA, SİYE, SİYİ, SİYÜ
SİY
SİY
Köşe, dirsek. 1.Üçeteğin etek uçları ya da arka parçası. 2.Etek. Toprak, tarla biçimi. Üçeteğin parçaları. (Beyköy Şarkikaraağaç Isparta).
SİYANOBAKTERİ
Maviyeşil algler olarak da adlandırılan oksijen üreten fotoototrof prokaryotlar.
SİYALODUKTİTİS
Stensen kanalı yangısı.
SİYALOLİTOTOMİ
Tükürük bezi veya kanalına kesit yapılarak tükürük taşının çıkarılması.
SİYAHIMTIRAK
Siyahımsı.
SİYAHLAŞTIRMAK
Siyahlaşma işini yaptırmak.
SİYAHLAŞTIRMA
Siyahlaştırmak işi.
SİYALOADENİTİS
Tükürük bezi yangısı.
SİYASETÇİLİK
Siyasetçinin işi.
SİYALADENİTİS
Tükürük bezi yangısı.
SİYANOAKRİLAT
Dokuları yapıştırmada kullanılan sentetik materyal.
SİYALOLİTYAZİS
Salya taşı oluşumu.
SİYANÜRLEMEK
Siyanürden geçirmek.
SİYALOANGİTİS
Salya kanalı yangısı.
SİYALOSTENOZİS
Salya kanalı stenozu.
SİYANOGENETİK
Siyanojenik.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALAŞIM
Bir metalin belli oranlarda bir veya birkaç metalle ergimesiyle oluşan yeni metal, halita.
AKITMA
Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
AĞLAMAK
Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.
AHBAP
Kendisiyle yakın ilişki kurulup sevilen, sayılan kimse. Samimiyet, içtenlik bildiren bir seslenme sözü.
ALIŞKANLIK
Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.
ALO
Telefon konuşmasına başlarken kullanılan bir seslenme sözü. (alooo) Kendisine bakmasını veya kendisiyle ilgilenmesini istediği kişiye karşı söylenen seslenme sözü.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
AK
Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı. Bu renkte olan. Sıkıntısız, rahat. Dürüst. Beyaz leke. Temiz.
ALA
Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
AHBAPLIK
Ahbap olma durumu, ünsiyet.
AĞITÇI
Ölüye ağıt söylemek için tutulan kimse, ağlayıcı, sagucu, mersiyehan.
AKSESUAR
Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.
AKBAŞ
Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı bir tür yabani kuş, deniz kazı (Bemicla).
AĞITÇILIK
Ağıtçının yaptığı iş, ağlayıcılık, saguculuk, mersiyehanlık.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
ALACALIK
Alaca olma durumu. Renkli ve renksiz kılların bütün vücutta düzenli bir biçimde dağılmayarak büyük ve küçük parçalar hâlinde birleşmesiyle meydana gelen bir at donu.
AKSÜLAMEL
Tepki, reaksiyon.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.