Kelimeler arşivinde; içinde "ski" olan, toplam 274 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ski bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ski ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ski olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GASTRODİSKİYOZİS
KESKİNLEŞTİRMEK, ESKİÇOKDEĞİRMEN, ESKİHÜSNÜMANSUR, ESKİKIZILCAKESE, HİPPOBOSKİDOZİS
ESKİBEYREHATUN, ESKİBOĞAZKESEN, ESKİKAPUMAHMUT, ESKİKARACAKAYA, ESKİMENGENCİKK, ESKİŞEHİRLİLİK, ESKİYASSIPINAR, KESKİNLEŞTİRME, LİPOFUSKİNOZİS
ESKİDANİŞMENT, ESKİDEMİRKAPI, ESKİFERHADİYE, ESKİKABASAKAL, ESKİKARAHİSAR, ESKİKIZILELMA, TAHTALIMİSKİN
KESKİNLEŞMEK, KESKİNLETMEK, MİSKİNLEŞMEK, ESKİALİBUDAK, ESKİALTINTAŞ, ESKİARMUTLUK, ESKİBEKTAŞLI, ESKİHAMİDİYE, ESKİKARAAĞAÇ, ESKİKARADONA, ESKİTEBİLMEK, ESKİYAYLACIK, ESKİYEBİLMEK, ESKİZİRAATLİ, MİSKİCEARMUT, MİSKİÇELMASI
KESKİNLEŞME, KESKİNLETME, MİSKİNLEŞME, SKİNKGİLLER, ESKİARAPKİR, ESKİBALIKLI, ESKİDERBENT, ESKİDOĞANLI, ESKİEMİRLER, ESKİKIZILCA, ESKİKONACIK, ESKİKÖSELER, ESKİÖMERLER, ESKİPOLATLI, ESKİSARIBEY, ESKİŞARKAYA, ESKİŞEHİRLİ, ESKİTEBİLME, ESKİYEBİLME, ESKİYÜREĞİL, KESKİNCİLİK, KESKİNKESER, KİSKİSLEMEK, MERKELDİSKİ
ESKİLEŞMEK, ESKİTİLMEK, MİSKİNHANE, ESKİAKÖREN, ESKİALİBEY, ESKİAPARDI, ESKİBAĞLAR, ESKİBALÇIK, ESKİÇELTEK, ESKİDAĞİÇİ, ESKİHARMAN, ESKİHARRAN, ESKİKARSAK, ESKİKEŞLİK, ESKİMAĞARA, ESKİMANTAŞ, ESKİSELLİK, ESKİTOPRAK, HİPOBOSKİT, İSKİTERGİÇ, KAFTAKÜSKİ, KİSKİLEMEK, KİSKİSNENE, LİPOFUSKİN, MENÜSKİTİS, MİSKİÜZÜMÜ, MUSKİDOZİS, OSKİSLEMEK, OSKİŞLEMEK, SKİFOMEDÜZ, Devamını Oku »»
ESKİCİLİK, ESKİLEŞME, ESKİPAZAR, ESKİŞEHİR, ESKİTİLME, KESKİNLİK, MİSKİNANE, MİSKİNLİK, BESKİTMEK, ÇİSKİNLİK, DİSKİNEZİ, DİSKİNMEK, ESKİBALTA, ESKİBEDİL, ESKİBEDİR, ESKİBERKİ, ESKİBEYLİ, ESKİBIÇKI, ESKİÇATAL, ESKİÇUBUK, ESKİDÜNYA, ESKİEYMİR, ESKİGEÇİT, ESKİGEDİK, ESKİGEDİZ, ESKİGÜNEY, ESKİHAMAL, ESKİHAMUR, ESKİHASIR, ESKİHİSAR, Devamını Oku »»
BABAESKİ, ESKİMOCA, ESKİTMEK, FİLİSKİN, İSKİTLER, MİSKİNCE, MÜSKİRAT, BİSKİVİT, ESKİAHIR, ESKİATÇA, ESKİBEKİ, ESKİBERK, ESKİÇAĞA, ESKİÇİNE, ESKİÇÖTE, ESKİDERE, ESKİEKİN, ESKİETEK, ESKİGAZİ, ESKİGÖMÜ, ESKİKADI, ESKİKALE, ESKİKENT, ESKİLMEK, ESKİMEŞE, ESKİNALP, ESKİOCAK, ESKİOĞLU, ESKİORDU, ESKİÖREN, Devamını Oku »»
BAŞESKİ, ESKİDEN, ESKİLİK, ESKİMEK, ESKİMSİ, ESKİTME, FISKİYE, İSKİLİP, İSKİTÇE, BESKİLİ, ESKİBAĞ, ESKİHAN, ESKİKÖY, ESKİOBA, ESKİSEL, ESKİŞAR, ESKİTAŞ, ESKİYOL, FİSKİYE, İRİSKİN, İSKİLEN, İSKİYET, KİSKİSİ, LASKİNE, OTLESKİ, ÖDLESKİ, ÖTLESKİ, PİSKİLİ, SENESKİ, SKİNNİS, Devamını Oku »»
BASKİL, ÇİSKİN, ESKİCE, ESKİCİ, ESKİME, ESKİMO, KESKİN, MİSKİN, TESKİN, AZISKİ, ELESKİ, ESKİÇİ, ESKİDE, ESKİSU, FİSKİL, FUSKİN, KESKİÇ, KİSKİÇ, KİSKİL, KİSKİP, KİSKİS, SKİRÖZ, TESKİR
ESKİL, ESKİZ, KESKİ, LASKİ, VİSKİ, ASKİL, BESKİ, ESKİN, İSKİF, İSKİT, İSKİV, KÜSKİ, MİSKİ, SESKİ, SKİNK, TİSKİ
ESKİ, SKİF, ASKİ, OSKİ
SKİ
SKİ
Kayak.
ESKİKAPUMAHMUT
Sivas şehrinde, İmranlı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ESKİKIZILCAKESE
Ordu şehri, Ünye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ESKİBOĞAZKESEN
Sivas kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
HİPPOBOSKİDOZİS
Hippoboskid sineklerin neden olduğu enfestasyon.
ESKİBEYREHATUN
Ardahan şehrinde, Çıldır ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ESKİKARACAKAYA
Bursa ili, Tahtaköprü nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ESKİÇOKDEĞİRMEN
Ordu şehrinde, Kumru ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KESKİNLEŞTİRMEK
Keskin duruma getirmek.
ESKİMENGENCİKK
Düzce kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ESKİŞEHİRLİLİK
Eskişehirli olma durumu.
ESKİHÜSNÜMANSUR
Adıyaman ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ESKİYASSIPINAR
Kayseri ilinde, Pınarbaşı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KESKİNLEŞTİRME
Keskinleştirmek işi.
GASTRODİSKİYOZİS
Gastrodiscoides hominis'in neden olduğu enfeksiyon.
LİPOFUSKİNOZİS
Yaşlı hayvanlarda, örneğin; E vitamini yönünden yetersiz ve doymamış yağ asitlerinden zengin gıdalarla beslenen köpeklerde, özellikle yüksek metabolizmaya sahip organların hücrelerinde yaşlanma pigmentinin birikimi. Kalp kası hücrelerinde çekirdeğin çevresinde, gangliyon ve karaciğer hücre sitoplazmaları içerisinde gelişigüzel yerleşir.
Bu bölümde tanımı içerisinde SKİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMAZON
Savaşa katılan kadınlara eski çağların Amazonlarına benzetilerek verilen san. Ata binen kadın.
ANAKRONİK
Çağı geçmiş, çağa uymaz, eskimiş. Tarihlendirmede yanılgı içinde bulunan.
ALAN
Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
ALPU
Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri.
AKSAK
Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.
ARKAİK
Güzel sanatlarda klasik çağ öncesinden kalan. Konuşulan ve yazılan dilde, kullanımdan düşmüş olan (eski söz veya deyim).
AHİLİK
Cömertlik. Kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AKROPOL
Eski Yunan şehirlerinde, en önemli yapıların ve tapınakların bulunduğu iç kale.
AKBABA
Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ANTİKA
Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.
ANLAMAK
Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.
ANTİK
İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika.
AMONYAK
Azot ve hidrojen birleşimi olan, keskin kokulu bir gaz (NH3). İçinde bu gazın eritilmiş bulunduğu su, nişadır ruhu.
ALATURKA
Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).
ARIZA
Aksama, aksaklık, bozulma. Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı. Engebe.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
ANTİKİTE
Eskilik. İlk Çağ.