Kelimeler arşivi içinde; başında "sit" olan, toplam 91 adet kelime bulunmaktadır. sit ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sit ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sit olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SİTAYUKSZOONOZİS
SİTOPLAZMOLİZİS, SİTOMEGALOVİRÜS
SİTOTROFOBLAST
SİTOFOTOMETRİ, SİTOTAKSONOMİ
SİTOKİNİNLER, SİTİLBESTROL, SİTOSEGREZOM
SİTOKALAZİN, SİTOKROMLAR, SİTOLİZOZOM, SİTRULİNEMİ, SİTOGENETİK, SİTOFARENKS, SİTTEİSEVİR, SİTOKİNEZİN, SİTOPLAZMON, SİTOTROPİZM, SİTİLLENMEK
SİTOKLAZİS, SİTOMEGALİ, SİTOKİNLER, SİTOPEMPİS, SİTİLLEMEK, SİTTİNSENE, SİTAJERLIG, SİTOTOKSİN, SİTOTOKSİK, SİTAYİŞKAR, SİTOTERAPİ, SİTOTAKSİS, SİTOSTEROL, SİTOSTAZİS, SİTOPLAZMA
SİTOLOJİK, SİTOTAKSİ, SİTOLİZİN, SİTOLİPİN, SİTOSİDAL, SİTOPATİK, SİTOKİNEZ, SİTARABİN, SİTRİKNİN, SİTİDİLAT, SİTOFANER, SİTOFİLİK, SİTOGENEZ, SİTOHEMİN, SİTOKİMYA, SİTOJENİK
SİTOLOJİ, SİTRÜLİN, SİTOKROM, SİTOZOİK, SİTOPENİ, SİTEMKAR, SİTİLLUK, SİTOKİST, SİTRİNİN, SİTRULİN
SİTOZİN, SİTOTİP, SİTAYİŞ, SİTİLİK, SİTAHAN, SİTEMLİ, SİTİDİN, SİTOZOM, SİTOZİT, SİTOZOL, SİTOPİK, SİTMEYH, SİTOLİZ, SİTOKİN
SİTÜRİ, SİTMEK, SİTARE
SİTOS, SİTİL, SİTİK, SİTRE, SİTER, SİTEM, SİTAR, SİTAM, SİTTİ, SİTAC, SİTUS
SİTE
SİT
SİT
Tarih öncesinden günümüze kadar değişik çağların ve uygarlıkların kültür değerlerini temsil eden eser veya kalıntı.
SİTOKİNİNLER
Adenin türevleri olan, zeatin, kinetin, fitokinin, kinin, oksin gibi bitki büyüme hormonları. Zeatin doğada bulunur, kinetin ise doğada görülmez, oksinle beraber hücre bölünmesini hızlandırırlar.
SİTOLİZOZOM
Hücrenin hayatı sırasında, artık kullanılmayan bazı hücre organellerinin parçalanmak üzere lizozomlarla yaptığı birleşme ile teşekkül eden yapı; kimyasal bir madde veya soğuk etkisiyle bazı hücrelerin sitoplâzmasında ortaya çıkan, merkezinde yoğun bir yapı bulunan, asit fosfataz aktivitesi gösteren, bazen otofajik vakuol veya sekonder lizozom olarak da adlandırılan, normal lizozomlardan daha büyük yapı. Sitolizom.
SİTOTROFOBLAST
Yavru zarlarından dölüte en yakın tabakayı oluşturan, villusların iç kısmında yer alan, hücre sınırları çok belirginlik gösteren, trofoblastların oluşturduğu koryon kesesinin esas hücreleri.
SİTOPLAZMOLİZİS
Sitoplazma erimesi.
SİTİLBESTROL
Dietilstilbestrol.
SİTRULİNEMİ
Yeni doğan Holstein-Friesian buzağılarının arginosuksinat sentetaz enziminin yetersizliği sonucu üre metabolizması döngüsünün engellenmesiyle oluşan, ölümcül, nörolojik bir hastalığı. Enzim yetersizliği hiperamonemi ve sitrulinemiye neden olur.
SİTOGENETİK
Canlının yapı taşı olan hücrenin çekirdeğindeki genetik materyalin taşıyıcısı olan kromozomları inceleyen, sitoloji ve genetiğin metot ve bulgularını bir araya getiren bilim dalı.
SİTOSEGREZOM
Özellikle hücre içi sindirimi sırasında meydana gelen zarlı vaküol tipi kesecik.
SİTOFOTOMETRİ
Hücre elemanlarının spesifik boyalarla boyanması ya da boyanmaması durumunda ışığı absorbe etmesi esasına dayanan, mikroskop ve spektroskop aracılığıyla hücredeki maddelerin nicel (kantitatif) olarak tayini.
SİTOKROMLAR
Solunum, fotosentez ve diğer oksidasyon-redüksiyon reaksiyonlarında elektron taşıyıcısı olarak görev yapan enzimatik yapıda maddeler.
SİTOTAKSONOMİ
Kromozom sayısı ve yapısına göre yapılan sınıflandırma.
SİTOKALAZİN
Aktinin mikroflâmentler şeklinde polimerizasyonunu engelleyen ve çeşitli cıvık mantarlar tarafından meydana getirilen bir grup bileşikten herhangi biri.
SİTAYUKSZOONOZİS
Cytauxzoon cinsi protozoonların neden olduğu Afrika tırnaklıları ve evcil kedilerde oluşturduğu ateş, anemi ve sarılıkla belirgin kenelerle taşınan ölümcül enfeksiyon.
SİTOMEGALOVİRÜS
Tükrük bezlerinde ve yeni doğanlarda merkezi sinir sisteminin harabiyetine neden olan bir herpes virüsü. Herpesviridae ailesinin Betaherpesvirinae alt ailesinde bulunan bir virüs.
SİTOFARENKS
Hücre yutağı.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ATARİ
Bilgisayarlarda basit programlarla düzenlenmiş bir oyun türü.
ALÜMİN
Suda çözünmeyen, 2050 °C'de eriyen, beyaz bir toz olan alüminyum oksit (Al2O3).
BAKALORYA
Üniversitelere girebilmek için lise öğreniminden sonra verilen olgunluk sınavı.
ALKALİK
İçinde alkali bulunan, kalevi, antiasit.
ALKALİ
Alkali metallerin hidroksitleriyle amonyum hidroksitin genel adı.
AKYUVAR
Kan, lenf vb. vücut sıvılarında bulunan çekirdekli, yuvarlak hücre, lökosit.
AZİT
Azothidrik asit HN3 teki hidrojenin yerine bir kökün geçmesi ile türeyen birleşikler.
AMİT
Amonyağın hidrojeni yerine bir asit kökünün geçmesiyle oluşan birleşiklerin sınıf adı.
AYRIT
İki düzlemin ara kesiti.
ARABOZAN
İki kişinin arasındaki dostluğu veya geçimi bozan (kimse), ara bozucu, ordubozan, fesatçı, fitçi, nifakçı, münafık, müfsit, müzevir.
AGORA
Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.
ALDEHİT
Alkolleri oksitlendirme veya asitleri indirgeme yolu ile elde edilen uçucu bir sıvı.
ASİDİMETRE
Asitölçer.
ARSENİK
Atom numarası 33, atom ağırlığı 74,91, yoğunluğu 5,7 olan, atmosfer basıncı altında 450 °C'de süblimleşen, maden filizlerinde çok yaygın bulunan, metal görünümünde basit element, sıçanotu, zırnık (simgesi As).
ALYAN
Cıvataları çıkarıp takmaya yarayan, altıgen kesitli, L biçiminde alet.
BANT
Yapılış özelliğine göre sarma, yapıştırma vb. işlerde kullanılan düz, ensiz, yassı bağ, şerit, izole bant. Ses alma aygıtlarında seslerin kaydı için kullanılan manyetik oksitli plastik veya selüloz şerit. Yara üzerine yapıştırılan özel olarak hazırlanmış ilaçlı küçük şerit.
ALYUVAR
Kana al rengini veren, çekirdeksiz, yuvarlak, küçük hücre, eritrosit.
ARABOZANLIK
Arabozanın işi, ara bozuculuk, ordubozanlık, fesatlık, fesatçılık, fitçilik, nifakçılık, münafıklık, müzevirlik, müfsitlik.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
ALVEOL
Torba biçiminde küçük boşluk veya genişlemiş kısım. Akciğerde bronşçukların bittiği bölümde oksijen karbondioksit taşınmasını sağlayan minik kese biçimindeki boşlukların son ucu.