Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sira" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sira ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sira olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sira olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SİRA
Karayemiş ağacının fırında kurutulmuş meyvesi. Sıra. Vaktin belli bir münasebet anı, an.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİRA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GEÇMEK
Bir yerden başka bir yere gitmek. Tükenmek, bitmek, sona ermek. Kullanımda olmak, tedavülde olmak. Yazılmak, girmek. Zamanı aşmak, geride bırakmak. Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek. Etki yapmak, işlemek. Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak ya da söylemek. Bir duruma uğramak, konu olmak. Geride bırakmak, aşmak. Sönmek. Harcamak. Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak. Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak. Bırakmak, vazgeçmek. Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek. Sürümü olmak, satılmak. Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak. Bir yere gidip oturmak. Üstünlük sağlamak. Görev almak. Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak. Çekiştirmek, yermek. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Okulda, sınavda başarı göstermek. Hastalık bulaşmak, sirayet etmek. Yaşamak. Kalmak, devrolmak. Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak. Söylemeden veya bitirmeden atlamak. Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek. Kabul edilemez olmak. Yerini bırakıp başka yer almak. Birinden meşk etmek. Herhangi bir durum, soya çekim yoluyla birinde görünmek. Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak. Bir yandan girip diğer yandan çıkmak. Yol, araç veya akarsu bir yerin yakınından veya içinden gitmek.
BULAŞMAK
Bir nesne, üzerine sürülen bir şey yüzünden kirlenmek. Hastalık geçmek, sirayet etmek. İstemeden veya rastlantı sonucu bir işe karışmak. İstenilmeyen bir madde bir şeye sürülmek. Çatmak, sataşmak, tedirgin etmek.
SEPİŞMEK
Serpişmek, dağılmak. Serpilmek. Yayılmak, dağılmak, bulaşmak, sirayet etmek.
ISIRAN
Teknelerdeki hamuru kazımaya yarayan araç. Fırında ekmek, börek, çörek çevirmeye yarayan bir çeşit kürek. Ateş küreği. Hamur kesmeye yarayan demir araç. Tekne kazımak ve hamur kesmek için kullanılan demir araç. Diğer kullanımları: eğesiran, eğsiran, eğsiranı, eksiran, elsıran, elsilen, esiran, esiren, esireni, eysitan, ısırgan, ıskaran, ıskıran, iysiran, teysıran.
BÜKÜN
Dil bilgisi görevleri ve yapı bakımından, kelime köklerinin başında, içinde veya sonunda türlü değişikliklerin olması, insiraf.
ARINTI
Temizlenmiş bir şeyin işe yaramıyan parçası. Tabakların, koyun ve kuzu derilerinden ikinci kez kazıyarak çıkardıkları yün, kıl artıkları. Yakacak ve kabtan başka, yemek pişirmek için gerekli bütün şeyler: Arıntı olduktan sonra yemek yapmakta bir şey mi?. Yıkanan, temizlenen çamaşır: Kızım, güneş varken şu arıntıları ser de kurusun. Deriden çıkan kıllar. (Yalvaç Isparta). Keçe yapmakta kullanılan kıl. (Bor Niğde). Yıkama sirasmda ayrılan pis yün ya da kıl parçaları. (İnhisar Söğüt Bilecik; Bor Niğde).
TEHZİRAT
Arapça kökenli taksirât: taksirat; görecekler; ameller.
BÜKÜNLÜ
Türetmede ve çekimde kelime kökleri değişikliğe uğrayan, bükülgen, insirafi.